<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756</id><updated>2012-02-16T20:34:34.432-08:00</updated><title type='text'>TÜRKİYE'NİN MACERALARI</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>74</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-1761729411495170869</id><published>2012-01-22T04:19:00.000-08:00</published><updated>2012-01-22T05:21:10.148-08:00</updated><title type='text'>Memura Ve Emekliye İlk Kez Şubat'ta Yapılan Zam</title><content type='html'>Toplu Sözleşme Yasası Meclis'e geldi. Memur ve emeklileri için Şubat'ta zam umudu doğdu.&lt;br /&gt; Memurlar için en az 2 bin, emekliler için ise 1.500 TL maaş formülü konuşuluyor Yaklaşık 2.5 milyon memur ile 2 milyon memur emeklisi Toplu Sözleşme Yasası'nın çıkmasını, 2 milyon işçi emeklisi ise intibak yasasının çıkmasını bekliyor. Her iki yasanın da Meclis'te olması umutları artırırken, ilk zamlı maaşı memurlar ve memur emeklileri alacak.&lt;br /&gt; Habere göre Toplu sözleşme Yasası'nın çıkmasından sonra görüşmelerin hemen başlaması planlanıyor. Görüşmelerin normal seyrinde gitmesi durumunda memurlar ve memur emeklileri enflasyon farklarının dışında toplu sözleşmeden doğan zam farklarını da Şubat ayında alabilecekler. Son yapılan yüzde 2.68'lik enflasyon zammından sonra en düşük memur maaşı yaklaşık 1.700 lira civarında olmuştu. Sendikaların toplu sözleşme masasında en az memur maaşının 2 bin lira olması için çabalayacağı bu formül üzerinde çalıştıkları belirtiliyor. Yine yaklaşık bin lira civarında olan en düşük emekli memur maaşınında bin 500 lira olması için çaba harcanacağı konuşuluyor.&lt;br /&gt;İNTİBAK OCAK'TA&lt;br /&gt;İşçi emeklilerinin merakla bekledikleri intibak yasası da son aşamaya geldi. İntibak yasasının Meclis'ten geçmesinin ardından 2000 yılında önce emekli olmuş yaklaşık 2 milyon kişiye 322 lirayı bulan intibak farkları tek seferde ve Ocak 2013 tarihinde yatırılacak. Bu rakam işçi emeklisinin prim gün sayısına göre değişecek. Fazla pirim yatıran emekli daha yüksek fark almış olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-1761729411495170869?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/1761729411495170869/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/memura-ve-emekliye-ilk-kez-subatta.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1761729411495170869'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1761729411495170869'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/memura-ve-emekliye-ilk-kez-subatta.html' title='Memura Ve Emekliye İlk Kez Şubat&apos;ta Yapılan Zam'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-8394963962229754593</id><published>2012-01-22T04:12:00.000-08:00</published><updated>2012-01-22T04:18:50.104-08:00</updated><title type='text'>SABAH Ve Atv Yine Satılıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/--ab1SGyEV_M/Txv-FhY62KI/AAAAAAAAAMY/oBDdarvdxig/s1600/images.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 246px; height: 205px;" src="http://2.bp.blogspot.com/--ab1SGyEV_M/Txv-FhY62KI/AAAAAAAAAMY/oBDdarvdxig/s320/images.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700429124183185570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Sabah ve ATV'ye 1 milyar dolar&lt;br /&gt;Medya devi Rupert Murdoch’ın sahibi olduğu News Corp. satışa çıkarılan Sabah Gazetesi ve ATV televizyonu için 1 milyar doları gözden çıkardı.&lt;br /&gt;Güncelleme:22 Ocak 2012 11:45&lt;br /&gt;Murdoch'un Sabah ve ATV'ye talip olduğunu grubun kendi gazetesi Wall Street Journal (WSJ) yazdı.&lt;br /&gt;ABD’li medya devinin Çalık Holding bünyesindeki ATV televizyonu ve Sabah Gazetesi’ni almak için harekete geçtiği, şirketin geçen hafta satış için yetkilendirilen Goldman Sachs’tan ön teklif süresini uzatmasını istediği belirtildi.&lt;br /&gt;SÜRE UZATILDI&lt;br /&gt;Hürriyet gazetesinin haberine göre, Goldman Sachs’ın bu istek üzerine geçen hafta çarşamba günü dolması gereken ön teklif süresini önümüzdeki haftaya kadar uzattığı iddia edildi. WSJ’nin News Corp.’a yakın kaynaklara dayandırarak yayınladığı haberde, Türkiye’nin en hızlı büyüyen ekonomilerden biri olduğu belirtilerek, Sabah-ATV’nin satışıyla News Corp.’un yanı sıra ABD’li medya devi Time Warner ve özel yatırım şirketi TPG Capital’in de yakından ilgilendiği kaydedildi.&lt;br /&gt;ÇALIK TMSF'DEN SATIN ALDI&lt;br /&gt;ATV ve Sabah’ın 700 milyon ile 1 milyar dolar arasında bir piyasa değerine sahip olduğu belirtilen haberde, News Corp’un iki kuruluşu da almak için 1 milyar doların üzerinde bir teklifi gözden çıkarabileceği kaydedildi. Çalık Grubu’nun enerji sektöründeki faaliyetleri hatırlatılarak, grubun Sabah ve ATV’yi 2008 yılında 1.25 milyar dolara Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’ndan (TMSF) satın aldığı vurgulandı.&lt;br /&gt;Haberde ayrıca Çalık Holding’in CEO’su Berat Albayrak’ın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın damadı olduğu belirtilirken, haberin yayınlandığı Wall Street Journal gazetesinin de News Corp’un bir parçası olduğu kaydedildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-8394963962229754593?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/8394963962229754593/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/sabah-ve-atv-yine-satlyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/8394963962229754593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/8394963962229754593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/sabah-ve-atv-yine-satlyor.html' title='SABAH Ve Atv Yine Satılıyor'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/--ab1SGyEV_M/Txv-FhY62KI/AAAAAAAAAMY/oBDdarvdxig/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-5709848088386472716</id><published>2012-01-22T03:57:00.000-08:00</published><updated>2012-01-22T04:45:08.747-08:00</updated><title type='text'>Dünyada Bir İlk</title><content type='html'>Akdeniz Üniversitesi, tıp tarihinde yeni bir sayfa açtı. Ekip, dün 9 saatlik bir ameliyatla Türkiye’deki ilk yüz naklini gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;Antalya Uşak arasında dün çok heyecanlı bir koşuşturma yaşandı. O koşuşturmanın sonunda da Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde birçok ilke imza atıldı.&lt;br /&gt;Uşak’ta 13 gün önce trenin altına atlayarak intihar girişiminde bulunup ağır yaralanan tekstil işçisi, 6 çocuk babası Ahmet Kaya’nın (39) beyin ölümü gerçekleşti. Doktorlarıyla görüşen ailesi, Kaya’nın tüm organlarını bağışlama kararı verdi. Bunun üzerine Antalya’dan yola çıkan Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan başkanlığındaki özel ekip, Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen uçakla Uşak’a ulaştı.&lt;br /&gt;Uşak Devlet Hastanesi’nde 6 saat süren operasyonla vericiden alınan iki kol, sağ bacak ve yüz, kısa sürede havalanına getirildi. Kaya’nın operasyon sırasında kalbinin durması üzerine iç organları işlevini yitirdi, kadavradan alınan göz korneaları ise, özel ambulans ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne gönderildi.Uşak’taki havaalanında da ekibi başka bir macera bekliyordu. Sağlık Bakanlığı’na ait hava ambulans uçağının kanatlarında, aşırı soğuk nedeniyle buzlanma meydana geldi. Bunun üzerine teknik personel uçağın kanatlarını alkolle yıkayarak uçuşa hazır hale getirdi. Ardından zamana karşı yarış yeniden başladı.&lt;br /&gt;Ambulans uçak saat 02.00’de Uşak’tan Antalya’ya havalandı. 45 dakika sonra Antalya Havalimanı’na inen uçaktaki uzman ekip, kendilerini bekleyen minibüslerle Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne geçti.&lt;br /&gt;Hastanede ise ayrı bir koşuşturma vardı. Bebekken çıkan bir yangında yüzünden yaralanan 19 yaşındaki Uğur Acar ve 23 yıl önce elektrik çarpması sonucu iki kolu ve sağ bacağını kaybeden Atilla Kavdır (34) ameliyata hazırlandı.Antalya’nın Manavgat ilçesine bağlı Gebece Köyü’nde oturan Uğur Acar’ın 40 günlükken beşiğinde uyuduğu sırada evlerinde çıkan yangında alev alan battaniyenin üzerine düşmesi sonucu yüzünün yüzde 90’ı yandı. Bir mermer atölyesinde çalışan Acar, uzun süredir yüz nakli ameliyatı için bekliyordu.&lt;br /&gt;Bugüne kadar Şişli Etfal Hastanesi ile Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde çeşitli ameliyatlar geçiren Uğur Acar, önceki gün öğle saatlerinde rutin kontrol için Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne gelerek Prof. Ömer Özkan tarafından muayene edildi, kontrolün ardından otobüs ile Manavgat’a döndü. Acar otobüsten indiği sırada telefonla arandı, müjdeli haberi aldı.  Türkiye’de ilk defa gerçekleştirilecek ameliyata Prof. Özkan’ın başkanlık edeceği açıklandı. Saat 03.30 sıralarında başlanan iki ameliyatı da AÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan’ın başkanlığındaki ekip gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda görevli Prof. Dr. Serdar Tüzüner, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı’nda görevli Prof. Dr. Necmiye Hadimoğlu ile Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Özlenen Özkan’ın katıldığı operasyonda plastik cerrah asistanları Dr. Harun Şimşek, Dr. Kerim Ünal, Dr. Mehmet Can Obur ve Dr. Polat Biçici ile anestezi asistanları Dr. Emel Gündüz, Dr. Filiz Bilgiç, Dr. Cahide Kozan ve Dr. Özgen Özmete görev yaptı. Ameliyatta hemşireler Derya Sülge ve Ayşe Kavak yer aldı.&lt;br /&gt;Ahmet Kaya’dan alınan iki kol ve sağ bacağın nakledildiği, Kepez ilçesinde oturan Atilla Kavdır 11 yaşındayken evlerinin önündeki elektrik tellerine konan güvercinleri uçurtmak için demir sopa ile tellere vurduğunda elektrik akımına kapılmış. Kavdır’ın iki kolu, dirseğin 7 santimetre altından, sağ bacağı diz üstünden kesilmiş.&lt;br /&gt;9 SAAT SÜRDÜ&lt;br /&gt;Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü’nde, Ahmet Kaya’nın yüzünün Uğur Acar’a nakledilmesi ameliyatı tam 9 saat sonra, saat 12.30’da tamamlandı. Kaya’nın kolları ile sağ bacağının da Atilla Kavdır’a nakledilmesi ameliyatı 11 saat sürerek, saat 14.30’da tamamlandı.  &lt;br /&gt;Ameliyatların ardından Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe ve  Prof. Özkan basın toplantısı düzenledi.&lt;br /&gt;Akdeniz Üniversitesi’nin organ nakli alanında bugün gerçekleştirdiği operasyonlarla bugün dünyada kimsenin yapmadığı ilklere imza attığını kaydeden Prof. Kurtcephe, şöyle konuştu: “Türkiye’nin ilk yüz nakli gerçekleşmiş oldu. Yine donör olarak bir Türk insanı, Allah rahmet eylesin, tüm uzuvlarını bağışlamak suretiyle tıp tarihine ismini altın harflerle yazdırmış oldu. Akdeniz Üniversitesi, yüz nakli ve aynı anda aynı hastaya çift kol ve bacak nakliyle dünyada büyük başarıya imza attı. Türk milletinin huzurunda ameliyatı gerçekleştiren ekibe teşekkür ediyorum. Kritik 10-15 günümüz var. Bu süreyi de atlatırsak adımızı tarihe altın harflerle yazdırmış olacağız” diyen Özkan şöyle devam etti:?“Bu kritik eşiğin ardından 3- 6 ay ve bir yıl gibi dönemler var. Biz onlar için hazırlıklarımızı yaptık. İlk 10 günü atlatmak önemli. Arkadaşlarımıza söylüyorduk, ‘1 ay içinde yapacağız’ diyorduk. 20’nci günde yaptık. Dünyada ilk defa bir aile hem yüzü hem de uzuvları bağışlıyor. Bu bizim başarımız kadar onların da erdemi” dedi.&lt;br /&gt;REDDETME İHTİMALİ VAR&lt;br /&gt;Yüzün dokuyu kabul etmeme ihtimali olduğunu  ve en çok korktukları şeyin de bu olduğunu ifade eden Prof. Özkan; “Doku uyuşmazlığı olursa kötü şeyler oluyor, yüzü almak zorundasınız. Yüzün yerini almayacak vücudun başka yerlerinden doku almak zorunda kalırsınız. Ancak 1 yılı atlattıktan sonra böyle bir şeyi pek fazla beklemiyoruz” diye konuştu.&lt;br /&gt; Yüz nakli olan Uğur Acar’ın ameliyattan sonra da psikiyatri takibinde olacağını da dile getiren Prof. Dr. Özkan, “Ameliyat sonrası beklenmeyen gelişmeler tabii ki olabilir. Onun için hazırlıklarımız var. Nasıl bir müdahalede bulunacağımızı hazırlamış durumdayız. Bir sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum” diye konuştu.&lt;br /&gt;DÜNYADA DA BİR İLK&lt;br /&gt;Türkiye’nin ilk yüz nakli ameliyatının yanı sıra daha önce kol ve bacak nakli operasyonlarının ayrı yapıldığı ancak, aynı hastaya iki kol ve bir bacak naklinin de dünyada bir ilk olduğu belirtildi. Yandaki fotoğrafta Uğur Acar, yüz nakli sonrası görülüyor.&lt;br /&gt; 3 ADAY ARASINDAN SEÇİLDİ&lt;br /&gt;Yüz nakli için Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde; 19 yaşındaki Uğur Acar’ın yanı sıra tandıra düşme nedeniyle yüzü tamamen yanan, saçı ve göz kapakları olmayan, bu nedenle de okula gidemeyen 15 yaşındaki Leyla Demirci ile eşinden gördüğü şiddet nedeniyle girdiği bunalım sonucu 18 yıl önce kendisini boğazından av tüfeğiyle vurarak intihar girişiminde bulunan ve yüzünde tahribat oluşan Zonguldaklı 49 yaşındaki Sezgin Ergen aday olarak hazırlanmıştı.&lt;br /&gt;Çocuklarımın ellerini tutacağım&lt;br /&gt;Ameliyat öncesi biraz stresli ve heyecanlı olduğunu anlatan Kavdır, “Çocuklarım bu şekilde alıştığından dolayı, sürpriz bir şekilde karşılarına çıkmak istiyorum. Çocuklarımın ellerini tutup gezeceğim” dedi. Kavdır’ın bir hayali de çocuklarıyla, kendi kullandığı otomobille gezmek.&lt;br /&gt;KARDEŞLERİ KAN BULUNAMADIĞI İÇİN ÖLMÜŞ...&lt;br /&gt;Ahmet Kaya’nın ailesi, aynı anda yüz, kol ve bacak bağışıyla Türkiye’de bir ilke imza attı. Ahmet Kaya’nın ablası 52 yaşındaki Fadime Çil de kendi organlarını 5 yıl önce bağışlamış... “Yüz nakli olan bana ‘ablam’ desin yeterli” diyen Fadime Çil, şunları anlattı: “2006 yılında trafik kazası sonucu kız kardeşimi kaybettim. Ağır yaralanan kız kardeşime gerekli kanı bulamamıştık. Kan bulamayıp kardeşimi kaybedince 5 yıl önce organ bağışında bulundum. Kardeşim de  benim arkamdan organlarını bağışladı. ’Fişini çektirsem günaha girer miyim’ diye içime şüphe düşünce müftülüğe sordum. ’Caiz’ denince organlarını bağışladım.”  &lt;br /&gt; GÖZYAŞLARI İÇİNDE TOPRAĞA VERİLDİ&lt;br /&gt;Uşak’ta, hayatına son vermek için kendini yük treninin altına atan, ağır yaralı olarak kaldırıldığı Uşak Devlet Hastanesi’nde beyin ölümü gerçekleşen ve organları bağışlanan 39 yaşındaki Ahmet Kaya’nın cenazesi gözyaşları içinde Uşak Belediyesi Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Aileye başsağlığı dileyen Vali Özdemir Çakacak, “Şu anda Ahmet Kaya’dan alınan organlar Antalya’da iki gence hayat veriyor. Allah rahmet eylesin ben aileye başsağlığı diliyorum. Ailenin durumu da kolay değil canlarını kaybettiler ama verdikleri kararla da iki insana can verdiler” dedi.&lt;br /&gt; Sağlık Bakanlığı: Fonksiyonellik izlenecek&lt;br /&gt;Türkiye’deki ilk yüz nakli Sağlık Bakanlığı’nda da heyecanla karşılanırken, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Şencan, “Tabii burada önemli olan fonksiyonel başarının yüksek olması. Mimikler güzel çıkacak mı, yemek yerken, gülerken, ağlarken fonsiyonlar ne kadar başarılı olacak bunlar önemli” dedi. Şencan, fonksiyonel başarı kadar hastanın psikolojisinin nasıl olacağı konusunda da gerekli hazırlıkların yapıldığını belirtti. Şencan, vakada başarılı olunması halinde, Avrupalı doktorları “Nasıl yaptınız?” diye sormak için Türk doktorların kapısında görebileceklerini belirtti. Yüz naklini kapsayan mevzuatın iki hafta önce çıkarılarak resmileştirildiğine dikkati çeken Şencan, “Daha önce ‘Organ vericisi bulunursa özel izinle nakilleri yaptırabiliriz’ demiştik. Şimdi mevzuat haline geldi” dedi.  &lt;br /&gt;Bugüne dek 4 kez yapıldı&lt;br /&gt;Dünyanın ilk yüz nakli İspanya’da yapıldı. 20 mart 2010’da gerçekleştirilen operasyonda silahla vurulan bir Oscar adlı bir erkek hastaya 30 kişilik ekip tarafından yüz nakli gerçekleştirildi. İkinci nakil ise Fransa’da yapıldı. 8 Temmuz 2010’da Creteil Henri-Mondor adlı hastanede yüz nakli operasyonu başarıyla gerçekleştirildi. Üçüncü tam yüz nakli ise 2011 yılının Mart ayında ABD’de yapıldı. Bir kilisenin duvarını boyarken elektrik kablosunun yüzüne değmesi sonucunda hasar gören Dallas Wiens adlı adamın operasyonu da başarıya ulaştı. En sonuncusu ise yine ABD’de Charla Nash adlı kadın için gerçekleştirildi. 2011’in Mayıs ayındaki ameliyat Nash’in şempanze saldırısı sonucunda zarar gören yüzüne uygulandı.&lt;br /&gt; Alınan organların yerine protez takıldı&lt;br /&gt;Uşak İli Organ Bağışı Koordinatörü Dr. Zafer Aydın, Ahmet Kaya’nın yüzünün yerine silikon ve özel maddeden aslıyla bire bir örtüşen maske yapıldığını, alınan organlarının yerine protez takıldığını belirterek, Ahmet Kaya’nın yakınları büyük bir fedakarlıkla organlarını bağışladığını anlatırken, “Defin işlemlerini tamamladık. Cenazeyi defnedeceğiz. Sonuna kadar da ailenin yanında olacağız. Ailemizin yaptığı büyük fedakarlığı takdir etmek görevimiz. Ahmet Kaya’dan alınan yüzün yerine kompozit bir dokudan oluşan maske takıldı. Yüz şeklinde herhangi bir değişiklik olmadı. Alınan iki kol ve sağ bacağının yerine ise protez takıldı. Ailenin talebi ve prosedür olarak böyle gerekiyordu” dedi.&lt;br /&gt; DÜNYANIN TANIDIĞI EKİP&lt;br /&gt;Prof. Dr. Ömer Özkan ve ekibi, Türkiye’nin ilk çift kol naklini ve dünyada kadavradan ilk rahim naklini de gerçekleştirdi. Muğla Milas’ta trafik kazasında hayatını kaybeden Fatih Demirel’in (23) iki kolu, 25 Eylül 2010’da, aynı ekip tarafından, Aydın’da 2008 yılında iki kolunu dirsek altından mısır silaj makinesine kaptıran Cihan Topal’a (29) nakledildi. Özkan başkanlığındaki ekip, 9 Ağustos 2011’de Derya Sert’e (21) 7 saat süren operasyon sonunda dünyanın ilk kadavradan rahim naklini yaptı. Daha önce birçok ülke doktorlarının canlı vericiden denediği, fakat başarılı olamadığı rahim naklini bu kez kadavradan alarak yapan ekip tıp literatürüne geçti. Derya Sert’e, nakilden önce uygulanan tüp bebek işlemiyle hazır bekletilen dondurulmuş embriyo bu yıl Ağustos ayında nakledilecek.&lt;br /&gt; EN BÜYÜK YARDIMCISI EŞİ&lt;br /&gt;Nakillerin mimarı olarak gösterilen Hacettepe Üniversitesi mezunu Prof. Dr. Ömer Özkan’ın en büyük yardımcısı aynı hastanede görev yapan AÜ Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi ve Estetik Anabilim Dalı Başkanı olan eşi Yrd. Doç. Özlenen Özkan... Ömer Özkan, geçen 27 Aralık’ta düzenlenen törenle ’Prof. Dr.’ unvanını alarak ’biniş’ giydi. Anabilim Dalı Başkanı olan Ömer Özkan, yeni unvanıyla ’Öğretim Üyesi’ olurken, ana bilim dalı başkanlığı görevini de o tarihten itibaren eşi Özlenen Özkan üstlendi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-5709848088386472716?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/5709848088386472716/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/dunyada-bir-ilk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5709848088386472716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5709848088386472716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/dunyada-bir-ilk.html' title='Dünyada Bir İlk'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-2158145079982856317</id><published>2012-01-22T03:39:00.000-08:00</published><updated>2012-01-22T03:44:01.877-08:00</updated><title type='text'>Rekor Düşmanı GALATASARAY</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-YRYCTEdA7eI/Txv2eKlkM-I/AAAAAAAAAMM/l2-ypbPfND0/s1600/Galatasaray-4.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://2.bp.blogspot.com/-YRYCTEdA7eI/Txv2eKlkM-I/AAAAAAAAAMM/l2-ypbPfND0/s320/Galatasaray-4.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700420751465919458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Cimbom, 1987-88'de Derwall'le elde ettiği 9 karşılaşmalık zafer serisini ise egale etti... Aslan, Es-Es'i de devirirse 10'da 10'la tarih yazacak&lt;br /&gt;Cimbom, dün gece soluksuz izlenen bir 90 dakika daha ortaya koydu. Beceri, gol, şov, heyecan... Yine her şey vardı! Arena'sında Karabükspor'u 5 golle deviren Terim'in Aslanları, kazanma serisini 9 maça çıkarıp rekorunu egale etti. &lt;br /&gt;Galatasaray, Oscar'lık film gibi yine kusursuzdu. Futbol resitali sunan Cimbom; Baros, Elmander (2), Melo ve Engin'in golleriyle farka gidip taraftarını mest etti. Bu sonuçla ligdeki kazanma serisini 9 maça çıkaran Aslanlar, Terim'le daha önce yakaladığı 9 maçlık rekorunu egale etti. Karabük'ün tek golü Mustafa Sarp'tan geldi. Mabiala'nın 45+2'de kırmızı kartla oyundan atıldığı maçta, Baros'un 84'te bir topu da direkte patladı. Lider, maç fazlasıyla en yakın rakibi Fenerbahçe'ye 7 puan fark attı.&lt;br /&gt;Süper Lig'de son 8 maçını kazanan Galatasaray, Kardemir Karabükspor'u da devirerek lig tarihindeki üst üste kazanma rekoru olan 9 maçlık galibiyet serisini egale etti. Sarı-kırmızılılar, 1987-88 sezonunda Jupp Derwall döneminde de üst üste 9 maçtan zaferle ayrılmıştı. Üçüncü kez G.Saray'ın başına geçen Fatih Terim ise galibiyet rekorunu yeniledi.&lt;br /&gt;AVRUPA'DA 4'NCÜ&lt;br /&gt;1996-97 ve 1999-2000'de iki kez üst üste 8 galibiyet sevinci yaşayan İmparator, Galatasararay kariyerinde ilk kez ligde 9 maçlık galibiyet serisi tutturdu. Öte yandan Galatasaray dünkü galibiyetle 9 maçla Avrupa'da en uzun galibiyet serisine sahip 4. takım olma unvanını da sürdürdü. Sırbistan lideri Partizan 13 maçla ilk sırada yer alırken, Celtic ve Zwolle 10'ar galibiyetle 2. ve 3. sıraları paylaşıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-2158145079982856317?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/2158145079982856317/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/rekor-dusman-galatasaray.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2158145079982856317'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2158145079982856317'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/rekor-dusman-galatasaray.html' title='Rekor Düşmanı GALATASARAY'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-YRYCTEdA7eI/Txv2eKlkM-I/AAAAAAAAAMM/l2-ypbPfND0/s72-c/Galatasaray-4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6984828449091302021</id><published>2012-01-22T03:34:00.000-08:00</published><updated>2012-01-22T03:36:14.952-08:00</updated><title type='text'>Fransa Ve ABD;Suriye'ye Koridor Açacak</title><content type='html'>Fransa ve ABD, Suriye'de insani koridorlar kurulması için birlikte çalışma konusunda anlaştı.&lt;br /&gt;Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bernard Valero, yaptığı açıklamada, Fransa ve ABD dışişleri bakanları Alain Juppe ile Hillary Clinton'ın, telefon görüşmesinde, insani koridorlar kurulması olasılığı konusunda birlikte ve partnerleriyle çalışmak için görüş birliğine vardıklarını belirtti.&lt;br /&gt;Valero, iki bakanın Suriye'de, bilhassa rejim güçlerinin kuşatması altındaki Humus kentinde insani durumun giderek bozulmasından endişe duyduklarını kaydetti.&lt;br /&gt;Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe, dün muhalif Suriye Ulusal Konseyi (SUK) Başkanı Burhan Galyun ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, “İnsani koridorlar inceleme yaptığımız bir nokta ve gelecek AB Bakanlar Konseyinde bu konunun gündeme getirilmesini isteyeceğim” demişti.&lt;br /&gt;Suriye Ulusal Konseyi'nin de “meşru muhatapları” olduğunu belirten Juppe, “askeri seçeneği” bir kez daha reddetmişti.&lt;br /&gt;Juppe, “Askeri seçenek gündemde yok” derken, bu sözlerinin, Suriye'deki sivil halkı korumak için Türk medyasında dile getirilen Türkiye sınırında, Suriye'nin içinde bir tampon bölge oluşturulması olasılığına da yanıt niteliği taşıdığını söylemişti. &lt;br /&gt;''REJİMLE ANLAŞILMALI''&lt;br /&gt;Fransa Dışişleri Bakanı Juppe, Galyun ile yaptığı görüşmenin ardından bugün France Inter radyosuna yaptığı açıklamada, insani yardım koridoru kurulması için Esad rejimiyle anlaşmanın ve uluslararası görevlendirme gibi bazı koşulları yerine getirmenin gerekli olduğunu ifade etti.&lt;br /&gt;Juppe, Suriye Ulusal Konseyi'nin kendisinden, birinci derecede elzem ürünlerin eksikliğinin bir insani sorun yaratmasından ötürü yardım koridoru önerisi yapmasını istediğini belirterek, ''yardım koridorlarının nasıl hayata geçirilebileceğini görmek için'' bu konunun BM, AB ve Arap Birliği ile ele alınacağını söyledi.&lt;br /&gt;Libya'da Kızılhaç'ın tıbbi malzeme ulaştırmak için yaptığı gibi bir koridorun Suriye'de de uygulanabileceğini ifade eden Juppe, ''Bunun için iki muhtemel koşul değerlendirilebilir, birincisi uluslararası camia, BM, Arap Birliği rejimden insani yardım koridorları için onay alabilir ve bu daha önce yapıldı. Eğer bu olmazsa başka çözümler bulunabilir. İnsani yardım konvoylarının askeri olarak korunması mümkün, ama şimdilik bu durumda değiliz. Bu koruma daha önce Libya'da uluslararası gözlemcilerle yapıldı'' diye konuştu.&lt;br /&gt;Alain Juppe, kendileri için doğal olarak uluslararası görevlendirme olmadan insani amaçlı olsun hiçbir müdahalenin mümkün olmadığını belirterek, Suriye'ye uluslararası bir askeri müdahalenin de gündemde olmadığını yineledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6984828449091302021?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6984828449091302021/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/fransa-ve-abdsuriyeye-koridor-acacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6984828449091302021'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6984828449091302021'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/fransa-ve-abdsuriyeye-koridor-acacak.html' title='Fransa Ve ABD;Suriye&apos;ye Koridor Açacak'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-1881000613078528095</id><published>2012-01-22T03:19:00.000-08:00</published><updated>2012-01-22T03:25:50.443-08:00</updated><title type='text'>Lefter Küçükandonyadis'de Vefat Etti</title><content type='html'>LEFTER KİMDİR&lt;br /&gt;Lefter Küçükandonyadis (d. 22 Aralık 1925 Ordinaryüs lakaplı Türk eski futbolcu ve teknik direktör. Türk futbolunun gelmiş geçmiş en iyi futbolcularından biri olarak gösterilir.&lt;br /&gt;Türk futbolunun en popüler futbolcusu olarak yıllarca alkışlanan Lefter, Fenerbahçe marşında da adı geçen sembol oyunculardandır. Fenerbahçe ile İstanbul Profesyonel Ligi'nde 2, Türkiye Şampiyonası'nda 3 kere şampiyonluk yaşadı. &lt;br /&gt;Lefter'in Kariyeri&lt;br /&gt;1925'te, Rum bir balıkçıyla Türk bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Futbola Büyükada'da başladı. Taksim Spor Kulübü'nde yetişti. Taksim Kulübü yöneticileri kendisine lisans çıkartabilmek için 1941'de mahkeme kararıyla yaşını büyüttüler. Ancak bu sayede takımda oynayabildi. 2 yıl Taksim takımında yer aldı. 1943'te askere gitti, 4 yıl süren askerlikten sonra 1947'de İstanbul'a döndü, Fenerbahçe kulübüne girdi. 1964'e kadar Fenerbahçe forması altında top koşturdu. İstanbul Ligi 1953-54 sezonunda gol kralı oldu. Bu süre içinde 1 yıl İtalya'nın ACF Fiorentina ve 1 yıl da Fransa'nın OGC Nice takımında oynadı. Yurtdışında da başarılı futboluyla ün yaptı. Türk futbolunun efsaneleşen isimlerinden biri olarak tanındı. Golcülüğünden ötürü Ver Lefter'e, yaz deftere! sloganı onun için çıktı. Futboldaki ustalığından ötürü Ordinaryüs sıfatıyla anıldı. Örnek bir profesyonel olan Lefter, golleri ve gole çevirdiği penaltı atışları ile de Fenerbahçeli taraftarların gözbebeği olduğunu ispatladı.&lt;br /&gt;Futbol yaşamında toplam 50 kez milli formayı giydi (46 kez A, 1 kez B, 3 kez 21 yaş altı). 1954 FIFA Dünya Kupası'nda forma giyen Lefter turnuvada 2 de gol attı. Türk futbolunda 50. Milli Maç altın madalyasını alan ilk futbolcu oldu. Milli takım formasıyla attığı 21 golle en çok gol atan milli oyuncu unvanını uzun yıllar elinde tuttu, 9 kez de milli takım kaptanlığını yaptı. Fenerbahçe forması altında 615 maç oynadı, 423 gol attı.&lt;br /&gt;Teknik direktörlük kariyeri&lt;br /&gt;1964'te futbolu bıraktıktan sonra Yunanistan'ın Egaleo, Güney Afrika'nın Johannesburg takımlarında futbolcu ve antrenör olarak yer aldı. Daha sonra Samsunspor, Orduspor, Mersin İdman Yurdu ve Boluspor'da teknik direktörlük yaptı. Antrenörlük kariyerinden sonra da bir süre spor yazarlığı yaptı. Şu anda Büyükada'da yaşamaktadır, 3 çocuğu vardır. 3 Mayıs 2009'da Kadıköy'de Kuşdili Parkı'na heykeli dikilmiştir.&lt;br /&gt;Mersin İdman Yurdu&lt;br /&gt;1966-1967 sezonunda 2. Lig'de mücadele eden Mersin İdman Yurdu takımının başındaydı. Mersin İdman Yurdu o sezon Osman Arpacıoğlu'nun attığı 23 golle şampiyon olarak ilk kez 1. Lig'e yükselmiştir. O sezon 17 takımlı ligde oynadığı 32 maçta 63 gol atan kırmızı lacivertliler rekor puanla 1. Lig'e ilk kez merhaba dediler.&lt;br /&gt;Lefter'in Başarıları&lt;br /&gt;Futbolcu olarak;&lt;br /&gt;Millî takım&lt;br /&gt;Türkiye Akdeniz Kupası:&lt;br /&gt;İkincilik (1): 1949 (Türkiye A Millî Takımı ile.)&lt;br /&gt;Rekorlar&lt;br /&gt;Türkiye Futbol Federasyonu'nun '50. Maç Altın Şeref Madalyası'nı alan ilk futbolcu oldu.&lt;br /&gt;Süper Lig'de penaltı atan ilk futbolcu oldu.&lt;br /&gt;Lefter, kulübü tarafından bonservis ücreti alınmak suretiyle yurtdışına transferi yapılan ilk Türk futbolcusudur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-1881000613078528095?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/1881000613078528095/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/lefter-kucukandonyadisde-vefat-etti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1881000613078528095'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1881000613078528095'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/lefter-kucukandonyadisde-vefat-etti.html' title='Lefter Küçükandonyadis&apos;de Vefat Etti'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6023673524137653200</id><published>2012-01-22T03:11:00.000-08:00</published><updated>2012-01-22T03:17:47.215-08:00</updated><title type='text'>KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Vefat Etti</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/-a3-yDop0ku4/TxvwVZDJ9UI/AAAAAAAAAMA/IiL6S50kC8E/s1600/denktasoldu-93730.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 220px;" src="http://4.bp.blogspot.com/-a3-yDop0ku4/TxvwVZDJ9UI/AAAAAAAAAMA/IiL6S50kC8E/s320/denktasoldu-93730.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700414003659535682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;27 Ocak 1924'de Baf'da dünyaya gelen Rauf Denktaş'ın ömrü, egemenlik ve varoluş mücadelesiyle geçti. Kıbrıs tarihine damgasını vuran Denktaş, Türk dünyasının önemli liderleri arasında yerini aldı.&lt;br /&gt;Ömrünün son dakikalarına kadar devletin varlığını vurgulayan ve Kıbrıs Türklerine sürekli, "Devlete ve bağımsızlığa sahip çıkın, anavatan Türkiye'ye güvenin" çağrısı yapan Denktaş, Kıbrıs Türklerinin eşit egemen hakkından, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinden ve Türk askerinin adadaki varlığından taviz vermedi. KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı Denktaş, hasta yatağında dahi devleti düşündü.&lt;br /&gt;Son anlarında bile Kıbrıs Rum tarafına "Burası bağımsız bir cumhuriyettir" diye seslenen Denktaş, 23 Aralık 2011'de, hayatının ele alındığı bir etkinliğe gönderdiği mesajda, "Mücadelenin yeni nesle anlatılması herkesin vatan borcu" demişti.&lt;br /&gt;Rauf Denktaş, hayatının anlatıldığı belgesel sonrasında, ekrandan yaptığı konuşmada, 197 günlük hastalık sürecinde kendisini arayıp destek olan, kendisi için dua eden herkese teşekkür ederek, Kıbrıs Türk halkının sevgisinden moral bulduğunu, motivasyonunun arttığını söylemişti.&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk halkına, devletine sahip çıkması için çağrıda bulunan Rauf Denktaş, "Devletsiz kalmak her şeyiyle aciz kalmak demek, başkasına muhtaç olmak demektir. Devletsiz yaşayan insanlar olabilir ama devletsiz yaşayan millet yoktur. Kıbrıs Türk halkı, Türk milletinin ayrılmaz, kopmaz bir parçasıdır" demişti.&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk halkını kurtarmak için verilen mücadelenin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Denktaş, bu mücadelenin yeni nesillere anlatılmasının herkesin vatan borcu olduğunu ifade etmişti.&lt;br /&gt;"BAĞIMSIZLIKTAN VAZGEÇMEYİN"&lt;br /&gt;Kıbrıs Türk halkının, geleceğe bakarak, geçmişte yaşananların bir daha olmaması için dik durması, Türklüğüyle gurur duyarak, Atatürk ilkelerinden taviz vermemesi gerektiğini vurgulayan Denktaş, "Devlet demek Hürriyet demektir, dimdik ayakta durup, kimsenin boyunduruğu altına girmemek demektir. Bağımsızlığınızdan asla vazgeçmeyin" demişti.&lt;br /&gt;Müzakere masasında bunların bilinciyle oturulması gerektiğini, Maraş, Güzelyurt ve Karpaz yarımadası konusunda asla taviz verilmemesi gerektiğini dile getiren Denktaş, "Karpaz stratejik bakımdan çok önemli bir bölge. Asla taviz verilmeyeceğini herkesin bilmesi gerek" ifadesini kullanmıştı.&lt;br /&gt;"Kimse bizi bu yurttan, vatandan mahrum edemez" diyen Denktaş, Kıbrıs Türk halkının Anavatan Türkiye'ye güvenmesini istemişti.&lt;br /&gt;"Anavatana gelecek her zarar, bize de zarar verecektir" ifadesini kullanan Denktaş, Kıbrıs Türk halkının kimseye muhtaç olmadan yaşama, her zorluğun üzerinden gelecek gücü olduğunu kaydetmişti.&lt;br /&gt;Denktaş, KKTC Devleti'nin bir evlat gibi olduğunu, bu evladı yaşatmak gerektiğini, ona zarar vermeye çalışan herkese "dur" demenin tüm Kıbrıslı Türklerin görevi olduğunu vurgulamıştı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6023673524137653200?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6023673524137653200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/kktc-kurucu-cumhurbaskan-rauf-denktas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6023673524137653200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6023673524137653200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/kktc-kurucu-cumhurbaskan-rauf-denktas.html' title='KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş Vefat Etti'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/-a3-yDop0ku4/TxvwVZDJ9UI/AAAAAAAAAMA/IiL6S50kC8E/s72-c/denktasoldu-93730.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-1997262259756965053</id><published>2012-01-22T03:02:00.000-08:00</published><updated>2012-01-22T03:10:23.528-08:00</updated><title type='text'>THY Çek Havayolları İle İlgileniyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-Ct10KQd3Kao/TxvtVYr-4pI/AAAAAAAAAL0/XzIGUbqTIFU/s1600/120121-thy.hlarge.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 145px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-Ct10KQd3Kao/TxvtVYr-4pI/AAAAAAAAAL0/XzIGUbqTIFU/s320/120121-thy.hlarge.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5700410705027457682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2008 yılından bu yana birçok havayolu şirketle ismi anılan Türk Hava Yolları'nın kendine ortak arayan Czech Airlines (Çek Havayolları) ile ilgilendiği öne sürüldü.&lt;br /&gt;İSTANBUL - Çek basınında çıkan haberde THY'nin Prag Havalimanı'nı Avrupa'da bir merkez yapabilmek için destek olacak bir yatırımcı arayan Czech Arlines ile ilgilendiği yazıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EMİRATES DE TALİPLER ARASINDA &lt;br /&gt;Habertürk'ün haberinde; THY dışında Etihad, Qatar Airways ve Emirates'in de şirketle ilgilendiği belirtilirken, anlaşmanın yılın ikinci yarısında yapılabileceği kaydedildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haber üzerine dün Kamu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bir açıklama yapan, THY, "Çek Havayolları ile ortaklık yönünde şu anda alınmış bir yönetim kurulu kararımız olmamakla birlikte, daha önce de açıklandığı gibi ortaklığımızın büyüme stratejisi çerçevesinde, oluşabilecek fırsatları değerlendirmeye açık olduğunu kamuoyuna duyuyuruz" diyerek kapının tamanen kapalı olmadığını da göstermiş oldu. 31 uçak filosu ile hizmet veren 1923 yılında kurulan Avrupa'nın en eski havayolu şirketlerinden biri olan Czech Airlines, 48 ülkede, 135 noktaya sefer düzenliyor. Prag merkezli Çek milli havayolu şirketi karşılıklı İstanbul- Prag uçuşlarını yapıyor.&lt;br /&gt;YABANCILARIN HAYALİNİ SÜSLÜYOR &lt;br /&gt;Tek yabancı şirket satın alımını 2008 yılının sonunda Bosna Hersek Havayolları'nın yüzde 49 hissesini alarak yapan THY'nin şimdiye kadar birçok havayolu şirketiyle adı birlikte anıldı. 2008 yılında Avusturyalı Havayolu şirketi Austrian Airlines'ın denetleme kurulunun aralarında THY'nin de bulunduğu dört olası alıcıdan oluşan listeyi değerlendirmeye alan THY'nin Polonya'nın 1929 yılında kurulan öncü havayolu şirketlerinden LOT Polish Airlines'ı satın almak istediği de öne sürülmüştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 yılında aynı zamanda şirketin İspanya merkezli Spanair ile de en fazla yüzde 49 olmak üzere satın alma görüşmelerinde bulunduğu yazıldı. Geçen yıl da THY'nin Sırbistan'ın milli havayolu şirketi Sırbistan Havayolları'nı satın almak için görüşmelere hazırlandığı belirtildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. HAVALİMANI 100 MİLYON YOLCUYU AĞIRLAYACAK &lt;br /&gt;Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürü Orhan Birdal, Türkiye genelinde yolcu sayısının 2011 yılında bir önceki yıla göre yüzde 14,4 artışla 118 milyon 425 bine yükseldiğini belirterek, ''Toplam inen kalkan yolcu trafiğinde Atatürk Havalimanı birinci, Antalya Havalimanı ikinci, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı üçüncü oldu'' dedi Birdal, DHMİ Sosyal Tesislerinde düzenlenen basın sohbet toplantısında, 2011 yılını değerlendirerek 2012 yılı yatırım planları hakkında bilgi verdi. Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Orhan Birdal, İstanbul'a 3. havalimanının Türkiye'nin gündeminde bir konu olduğunu ve bununla ilgili doğrudan bir görevlendirme yapılmamasına karşın çeşitli kuruluşlar tarafından ön hazırlıkların yapıldığını bildirdi. Birdal, "İstanbul'a 3. havalimanı başlangıçta 100 milyon kapasiteli bir havalimanı olacak. Büyüklük olarak planlamamız, 100 milyonla başlayıp daha yukarıya çıkacak şekilde büyümeye imkan sağlayacak bir yapı içine oturtmak. Bununla ilgili çalışmalar yapılıyor" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASKERİ ALANA APROL YAPILACAK &lt;br /&gt;Birdal, Atatürk Havalimanı'nın şehrin ortasında kalması nedeniyle istedikleri ölçüde ve boyutlarda gelen talepleri karşılayacak bir fiziki büyümeye imkan vermediğini kaydetti. Askeri alanın alınması ve burada sivil tesislerin yapılmasıyla ilgili uzunca süredir görüşmelerin yapıldığına işaret eden Birdal, ''Artık burada sona doğru gelindi. Alınacak askeri kısma apron yapılacak. Apron kapasitesinde bir rahatlama olmasını amaçlıyoruz'' dedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-1997262259756965053?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/1997262259756965053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/thy-cek-havayollarnn-pesinde-2008.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1997262259756965053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1997262259756965053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/thy-cek-havayollarnn-pesinde-2008.html' title='THY Çek Havayolları İle İlgileniyor'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-Ct10KQd3Kao/TxvtVYr-4pI/AAAAAAAAAL0/XzIGUbqTIFU/s72-c/120121-thy.hlarge.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-3978102972271167095</id><published>2012-01-22T02:52:00.000-08:00</published><updated>2012-01-22T02:59:17.542-08:00</updated><title type='text'>Bu Yıl da Eurovision a Can BONOMO Gidiyor...</title><content type='html'>Müziğe 8 yaşındayken gitar çalarak başlayan 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo, 17 yaşındayken İstanbul’a geldikten sonra müzik dünyasına ses prodüksiyonculuğu yaparak atıldı. 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo, Bilgi Üniversitesi’nde Sinema-Televizyon Bölümü’nde okudu. 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo Üniversite yıllarında Radyo Klas, Number One FM ve Radio N101’de radyoculuk yaptı. 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo Daha sonra, televizyona geçerek Number One TV ve MTV’de televizyon programları hazırladı. 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo Çeşitli reklamlarda müzisyenlik kariyeri ise Irwin Welsh’in Porno adlı kitabının ilk yaprağına sardığı demosunu Can Saban’a göndermesiyle yeni bir boyut kazandı. 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo Ocak 2011’de Can Saban’ın yapımcılığı ile ilk albümü “Meczup”u yayınladıktan sonra, 8. Radyo Boğaziçi Müzik Ödülleri’nde 2011 ‘En İyi Çıkış Yapan Sanatçı’, 38. Altın Kelebek Televizyon Ödülleri 2011 ‘En İyi Çıkış Yapan Solist’ ödülünü aldı.  &lt;br /&gt;Yine erkek aday&lt;br /&gt;2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo 2009 yılında Erovision’a katılan Hadise ile, kıyafet, klip gibi birçok konuda problem yaşayan TRT yönetiminin bir daha kadın finalist göndermeme tercihinde olduğu konuşuluyordu. 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo Son seçimleri Can Bonomo da bu dedikoduları doğrular nitelikte oldu. 2009’da Hadise’den sonra 2010 yılında Manga, 2011’de de Yüksek Sadakat yarışmaya katılmıştı. 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo&lt;br /&gt;Eleştirmenler sıcak bakıyor&lt;br /&gt;İlk defa duydum çok beğendim!&lt;br /&gt;2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo Ali Rıza Binboğa: İnanın ilk defa duyuyorum. Soyismi de enteresan. TRT nasıl olsa Bonomo demezler, Bono derler, biz de Bono’yu Eurovisiona çıkaralım düşüncesinde olabilir mi? Demek ki çocukta bir öz buldular. Siz söyledikten sonra dinledim ve TRT’yi tebrik ediyorum. 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo Çok yetenekli, çok iyi bir yorum gücü var. Türkiye böyle bir yeteneği de keşfedecek. Fakat fötr şapkalar, feslerle başka bir kişiliğe bürünüyor, kendi saf hali daha samimi. 2012 Eurovision temsilcimiz Can Bonomo&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-3978102972271167095?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/3978102972271167095/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/bu-yl-da-eurovision-can-bonomo-gidiyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/3978102972271167095'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/3978102972271167095'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2012/01/bu-yl-da-eurovision-can-bonomo-gidiyor.html' title='Bu Yıl da Eurovision a Can BONOMO Gidiyor...'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-5108702931960257795</id><published>2011-06-20T06:33:00.000-07:00</published><updated>2011-06-20T07:04:12.237-07:00</updated><title type='text'>2011 Genel Seçimleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-e026IbNXDWg/Tf9TPU6WTSI/AAAAAAAAALs/ikvV93etjuA/s1600/yeni_secim_sandigi_se%2525C3%2525A7im.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 210px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-e026IbNXDWg/Tf9TPU6WTSI/AAAAAAAAALs/ikvV93etjuA/s320/yeni_secim_sandigi_se%2525C3%2525A7im.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5620302382758251810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl ki seçimleri de ak parti açık ara önde bitirdi.Ancak milletvekili sayısında 341 den 326 a düşüş göstererek oy oranı %49.91 e yükselmiş olmasına rağmen milletvekili sayısını biraz alta çekimş oldular.Seçimin kazananı CHP %25.91 ve 135 milletvekili  bağımsızlar %6.66 ile 36 milletvekili çıkararak başarılı olurken barajın altına düşmesi bile gündemde olan MHP %12.99 oy oranı ve 53 milletvekili ile yine meclise girmeyi başardı.&lt;br /&gt;Seçim sonuçlarının hepimize hayırlı olması dileğiyle...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-5108702931960257795?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/5108702931960257795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/06/2011-genel-secimleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5108702931960257795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5108702931960257795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/06/2011-genel-secimleri.html' title='2011 Genel Seçimleri'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-e026IbNXDWg/Tf9TPU6WTSI/AAAAAAAAALs/ikvV93etjuA/s72-c/yeni_secim_sandigi_se%2525C3%2525A7im.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-7196651372976795296</id><published>2011-06-14T22:59:00.000-07:00</published><updated>2011-06-14T23:00:21.290-07:00</updated><title type='text'>Merhaba Millet</title><content type='html'>Uzun bir aranın ardından yine sizlerleyim.Herkese Mutlu Bir Hayat Diliyorum...:):)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-7196651372976795296?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/7196651372976795296/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/06/merhaba-millet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7196651372976795296'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7196651372976795296'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/06/merhaba-millet.html' title='Merhaba Millet'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-8920282861912964086</id><published>2011-01-22T06:48:00.001-08:00</published><updated>2011-01-22T07:08:52.773-08:00</updated><title type='text'>Neden Türkiye Dünya Otomobil Pazarı'nda Yok?</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTryY8PW6lI/AAAAAAAAALc/nhyp_Zx389M/s1600/user50602_pic290_1219582902.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 290px; height: 160px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTryY8PW6lI/AAAAAAAAALc/nhyp_Zx389M/s320/user50602_pic290_1219582902.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565026799870995026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türkiye daha önce Devrim ve Anadol marka otomobilleri yaparak denemelerde bulundu.Ama her ikiside Türkiye'yi bu pazara dahil etmedi.Şu anda ülkemizde birçok markanın parçaları üretiliyor,montajı yapılıyor,birçok otomobil üreticisi Türkiye'de üretime geçmek için gerekli çalışmaları yapıyorlar.Peki neden bizim ülkemiz bizim mühendislerimiz bunu başarmasın.Tamamen yerli bir Türk otomobili yaparak dünya pazarına sunup ihracata başlamasın.Bu yazının nedeni yıllar sonra bu düşüncenin tekrar gündeme gelmesi ve belkide bu sefer gerçekleşebilecek olması. Devrim yapıldı ama araca benzin koyulmaması seri üretimden vazgeçilmesine neden oldu.Bu durumu en iyi "Batı kafasıyla arabayı yaptık ama doğu kafasıyla benzin koymayı unuttuk." sözüyle anlatılabilir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTryTzzaMLI/AAAAAAAAALU/Ajt_BsHF0DE/s1600/anadol7tmja5.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 202px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTryTzzaMLI/AAAAAAAAALU/Ajt_BsHF0DE/s320/anadol7tmja5.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5565026711706939570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnşallah bu kez gerekli çalışmalar tam ve eksiksiz yapılır.Bu sayede bizlerde dünya pazarından payımıza düşeni almaya başlarız.Ekonomi olarak bizden sonra büyüyen devletlerin bile bu sektörde isimleri varken Türkiye'nin bu kadar geç kalması da ayrıca çok düşündürücü bir durum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-8920282861912964086?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/8920282861912964086/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/neden-turkiye-dunya-otomobil-pazarnda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/8920282861912964086'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/8920282861912964086'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/neden-turkiye-dunya-otomobil-pazarnda.html' title='Neden Türkiye Dünya Otomobil Pazarı&apos;nda Yok?'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTryY8PW6lI/AAAAAAAAALc/nhyp_Zx389M/s72-c/user50602_pic290_1219582902.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-7622312396571244129</id><published>2011-01-18T07:43:00.001-08:00</published><updated>2011-01-22T06:46:56.651-08:00</updated><title type='text'>2010'un En İyileri</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW2isSEzmI/AAAAAAAAALM/MStBagOMSr4/s1600/en%2Biyi.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW2isSEzmI/AAAAAAAAALM/MStBagOMSr4/s320/en%2Biyi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563553621804895842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;MINI COOPER:Mini 2010'da çizgisinden birşey kaybetmedi ve en iyiler arasında yer aldı.Mini;cooper,one ve cooper S modelleriyle bir hayli ilgi çekici... &lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW2QFsjSmI/AAAAAAAAAK8/wml9SPP56_w/s1600/audir82_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW2QFsjSmI/AAAAAAAAAK8/wml9SPP56_w/s320/audir82_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563553302209317474" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;AUDI:Audi A3 veR8 modelleriyle sayfamızda yer aldı.A3 keskin ve çarpıcı çizgileriyle kendisine listede yer bulan araçlardan sadece bir tanesi.Ve bu çizgisini hiç kaybetmeyecek gibi görünüyor.R8 modeli Audi'yi bir üst seviyeye taşıyan ve diğer otomobil ve firmaların ciddi bir rakibi olduğunu hatırlatır türde bir araç.Yine Audi Q7,R8 Spider ve Polo modelleri de en iyiler arasında bulunuyor.Ve Audi'ye güç katıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW2FGuTEzI/AAAAAAAAAK0/GNQx-PS-lEU/s1600/f430spider_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW2FGuTEzI/AAAAAAAAAK0/GNQx-PS-lEU/s320/f430spider_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563553113506517810" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;FERRARI:Ferrari F430, Italia ve California modelleriyle iyiler arasına giren İtalyanların en prestijli araç üreticilerinden biri.Bu modeller Ferrari'nin özellikle lükse düşkün olanlara albenisini arttırıyor.Ferrari her yeni çıkardığı araçta aynı satış potansiyeline ulaşabiliyor ve bunu hiç zorlanmadan yapıyor.Tabiki bu durumda işçisinden lansmanına kadar her düzeyde çalışan insanların emeği çok büyük işte bu durum Ferrari markasını ayrıcalıklı kılıyor.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW1WTkwyaI/AAAAAAAAAJ0/S_BIl0e-P7c/s1600/rangeroversport_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW1WTkwyaI/AAAAAAAAAJ0/S_BIl0e-P7c/s320/rangeroversport_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563552309502331298" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;LAND ROVER:Range Rover;Land Rover markasının en güzide araçlarından yalnızca bir tanesi olmakla birlikte 2010'a damga vuran araçlardan da birisi olmuştur.Sport modeli bunun en büyük göstergesidir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW11D2HGwI/AAAAAAAAAKc/TNGlD00BwEE/s1600/lamborghini_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW11D2HGwI/AAAAAAAAAKc/TNGlD00BwEE/s320/lamborghini_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563552837856074498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;LAMBORGHINI: Lamborghini Gallardo modeliyle adeta sınıf atlamıştır.Ve dünya pazarındaki yerini genişleterk daha çok müşteri potansiyeline ulaşma hedefini gerçekleştirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW1wuk21OI/AAAAAAAAAKU/N1FOaW1Wqu4/s1600/mercedess_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW1wuk21OI/AAAAAAAAAKU/N1FOaW1Wqu4/s320/mercedess_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563552763427083490" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;MERCEDES: Mercedes S320 modeli Mercedes'i Mercedes yapan modellerin başında gelir.Çünkü lüks,konfor,rahatlık,güvenlik ve daha birçok şeyi bu araçta bulabilirsiniz.Anlatmaya blog yetmez kullanmak gerek desek heralde yeterli olur...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW1oOUx-LI/AAAAAAAAAKM/OwEWjPfrKz8/s1600/peugeotrcz__d.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW1oOUx-LI/AAAAAAAAAKM/OwEWjPfrKz8/s320/peugeotrcz__d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563552617330768050" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;PEUGEOT: Peugeot son çıkardığı bu modelle yılın gözdelerindendi.Ve kendini sport sınıfında tamamen kanıtlamış oldu.Sayıyla isimlendirdikleri modeller yerine bu kez RCZ ismini kullanmaları da ayrı bir detay...&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW1N_a2wlI/AAAAAAAAAJs/gpqU3Z0vKJQ/s1600/porschepanamera_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW1N_a2wlI/AAAAAAAAAJs/gpqU3Z0vKJQ/s320/porschepanamera_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563552166653117010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;PORSCHE:Porsche; Spider,Cayenne,Cayman,Cayman S, vb. modellerle her yıl kalitesini konuşturan ve pazarın çok satılan arabaları arasında kendisine sürekli üstlerde yer bulan bir marka bu durum aracı sürekli kendini yenilemeye itiyor ve buna en çok Porsche kullanıcıları seviniyor diyebiliriz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-7622312396571244129?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/7622312396571244129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/2010un-en-iyileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7622312396571244129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7622312396571244129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/2010un-en-iyileri.html' title='2010&apos;un En İyileri'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW2isSEzmI/AAAAAAAAALM/MStBagOMSr4/s72-c/en%2Biyi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-2582185072404079036</id><published>2011-01-18T07:15:00.000-08:00</published><updated>2011-01-18T07:42:46.001-08:00</updated><title type='text'>Detroit Otomobil Fuarı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW0NYpABSI/AAAAAAAAAJk/u1Ztp_c1UMw/s1600/dsc_8149_7751_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW0NYpABSI/AAAAAAAAAJk/u1Ztp_c1UMw/s320/dsc_8149_7751_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563551056731833634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Fuar kapılarını 10 Ocak'ta basına, 12 Ocakta ise ziyaretçilere açtı ve 23 Ocak tarihinde sona erecek. Bu yıl 104'üncüsü düzenlenen, uluslararası statüde ise 23'üncü kez kapılarını açan Detroit Fuarı, ilk olarak dünyanın 50 farklı ülkesinden gazeteciler için dün ve bugün kapılarını açtı.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW0HF3SH-I/AAAAAAAAAJc/LK3mk1LeSgY/s1600/dsc_8210_7812_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW0HF3SH-I/AAAAAAAAAJc/LK3mk1LeSgY/s320/dsc_8210_7812_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563550948612251618" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;br /&gt;Otomotivin anavatanı olarak bilinen Detroit'te gerçekleştirilmesi nedeniyle 12-13 Ocak'ta ise endüstride faaliyet gösterenleri ağırlayacak fuarı otomobilseverler ise 15-23 Ocak'ta ziyaret edebilecek.&lt;br /&gt; &lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW0AdmtvLI/AAAAAAAAAJU/luNU9OnnJNo/s1600/dsc_8114_7716_d.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW0AdmtvLI/AAAAAAAAAJU/luNU9OnnJNo/s320/dsc_8114_7716_d.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563550834726124722" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Detroit'e bu yıl da Nissan, Infiniti, Mitsubishi, Rolls-Royce, Fisker ve Suzuki katılmıyor ama fuarın düzenlendiği Coba Center'ın 750 bin metrekarelik alanı tamamen dolmuş durumda. Tek Çinli olarak BYD'nin de katılacağı fuarda bu yıl General Motors, Toyota ve Ford sergi alanlarını büyüterek gövde gösterisi yapmaya hazırlanıyor. Otomotiv dünyasında değişen dengelerin ardından, Chrysler'in yönetimini ele geçiren İtalyan Fiat grubu da Fiat ve Lancia modellerini fuarda tanıtacak.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTWzGUeYNaI/AAAAAAAAAJM/rt89Zw9N5hc/s1600/2011-Li-Ion-Inizio-Front-Picture-500x391.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 250px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTWzGUeYNaI/AAAAAAAAAJM/rt89Zw9N5hc/s320/2011-Li-Ion-Inizio-Front-Picture-500x391.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5563549835842827682" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;''Dünyanın en hızlı elektrikli otomobili'' &lt;br /&gt; Dünyanın en hızlı elektrikli otomobili Inizio;Fuarda büyük arabaların yanında bir başka dikkat çeken model ise hem hızlı hem de çok şık görünen çevreci elektrikli otomobiller. Mercedes-Benz 2014 yılında piyasaya çıkaracağı E-Cell modelini tanıtırken, küçük bir firma olan Li-Ion Motors ise Inizio modeli için önümüzdeki günlerde sipariş alamaya başlayacak. Firmanın basın sözcüsü Steve Goldberg modeli şöyle tanıtıyor:''Bu model şu an ki hali ile saate 210 kilometre hızla gidebilecek tamamen eksiksiz donatılmış, müthiş bir sportif araba. Saate 270 kilometre hız yapan bir başka modelimiz daha var ve o da dünyanın en  hızlı elektrikli otomobili.''&lt;br /&gt;8 saatte şarj olan Inizio modeli ile 320 kilometre yolculuk yapılabiliyor. Merkezi Kuzey Karolina’da olan genç firmanın yerli bir başka modeli de Wawe 2. Fütürist bir görünümü olan araç saate 144 kilometre hıza çıkabiliyor ve menzili de 240 kilometre. 220 Volt’luk prizde 6 saatte şarj oluyor. Goldberg modelin kullanım amacını şöyle açıklıyor:''Wawe 2 daha çok günlük kullanım için düşünülmüş bir araç. Sadece bir golf çantasının sığabileceği bir bagajı var. Haftalık alışverişleri veya küçük bir bavulu yerleştirebilirsiniz. Yani bu model, herkes için tasarlanmış denilebilir.''&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-2582185072404079036?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/2582185072404079036/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/detroit-otomobil-fuar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2582185072404079036'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2582185072404079036'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/detroit-otomobil-fuar.html' title='Detroit Otomobil Fuarı'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTW0NYpABSI/AAAAAAAAAJk/u1Ztp_c1UMw/s72-c/dsc_8149_7751_d.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-5080112401517418493</id><published>2011-01-16T15:52:00.000-08:00</published><updated>2011-01-18T07:15:08.897-08:00</updated><title type='text'>2010 Yılında En Çok Satılan Araçlar</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTOHfeMSbzI/AAAAAAAAAI0/wE7Bt05067w/s1600/89296.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTOHfeMSbzI/AAAAAAAAAI0/wE7Bt05067w/s320/89296.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562938939482992434" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2010'da rekor kırıldı 793 bin araç satıldı&lt;br /&gt;Otomotivde 2010 karnesi belli oldu. Buna göre üretim şampiyonluğunu Tofaş, satışlar şampiyonluğunu Ford Otosan ve ihracat şampiyonluğunu da Oyak Renault kazandı.Satışların artışı vergileri de hareketlendirdi ve vergiler 8 kat arttı.&lt;br /&gt;14 milyar dolarlık İhracat;Toyota Türkiye, ihracata başladığı 2002 yılından bu yana 14 milyar doların üzerinde döviz girdisi sağladı. Şirket, 1.1 milyondan fazla aracı bantlardan indirdi.&lt;br /&gt;Panda 19 bin 950 liraya ön satışta;Fiat’ın ilk olarak 1980 yılında üretmeye başladığı ve ekonomik mini şehir otomobilleri alanında çığır açan Panda modeli, Mart ayında Türkiye’de yeniden yollara çıkıyor. 19 bin 950 TL’den başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla satışa sunulacak araç sadece 69 beygir güç üreten 1.2 litrelik benzinli motorla ithal edilecek. Ön sipariş alınmaya başlanan araca 3 günde 100’den fazla sipariş geldiğini ekleyelim.&lt;br /&gt;Fransız otomotiv devi Peugeot, Türkiye pazarında 43 bin 395 satış gerçekleştirdiği 2010 yılında önceki yıla göre yüzde 43 büyüdü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 GLADYATÖR SATIŞ ÖDÜLLERİNİ KAZANANLAR&lt;br /&gt;En Çok Satılan Otomobil ve Hafif  Ticari Araç Markası: Ford&lt;br /&gt;En Çok Satılan Otomobil Markası: Renault&lt;br /&gt;En Çok Satılan Hafif Ticari Araç Markası: Fiat&lt;br /&gt;En Çok Satılan Hafif Ticari Araç Modeli: Ford Transit Connect&lt;br /&gt;En Çok Satılan Otomobil Modeli: Renault Symbol&lt;br /&gt;En Hızlı Büyüyen Hafif Ticari Araç Markası: Citroen&lt;br /&gt;En Hızlı Büyüyen Otomobil Markası: Alfa Romeo&lt;br /&gt;_____________________________________________________________________&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTONsi8YBeI/AAAAAAAAAJE/P4YyXJDR_54/s1600/FERRARI_GTO_SATIS_EK5362.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 197px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTONsi8YBeI/AAAAAAAAAJE/P4YyXJDR_54/s320/FERRARI_GTO_SATIS_EK5362.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562945761166493154" /&gt;&lt;/a&gt;Lüks Otomobil Satışında da Patlama Oldu;&lt;br /&gt;Mercedes'in satışları 2009'a göre yüzde 26,8'lik artışla 12 bin 300 adede ulaşırken, Ferrari'nin satışları yüzde 35,3'lük artışla 23 adede, Bentley'in ise yüzde 42,8 ile 14 adede çıktı. &lt;br /&gt;Maserati'nin 2010 yılı satışları, bir önceki yıla göre yüzde 53 yükselişle 26 adet, Porshe satışları ise yüzde 57,9'luk artışla 390 adede ulaştı. &lt;br /&gt;Diğer markalardan Alfa Romeo'nun satış rakamı yüzde 166,7'lik yükselişle 699 adet, Audi'nin yüzde 54,4 yükselişle 9 bin 656 adet ve Volvo'nun ise yüzde 44'lük oranıyla 3 bin 276 adet olarak gerçekleşti. &lt;br /&gt;Bazı lüks araçların satışlarında ise azalma oldu. Lamborgi'nin satışları 9'dan 4 adede, Jaguar'ın 263'ten 213 adede ve Subaru'nun ise bin 162'den bin 134 adede geriledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-5080112401517418493?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/5080112401517418493/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/2010-ylnda-en-cok-satlan-araclar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5080112401517418493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5080112401517418493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/2010-ylnda-en-cok-satlan-araclar.html' title='2010 Yılında En Çok Satılan Araçlar'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTOHfeMSbzI/AAAAAAAAAI0/wE7Bt05067w/s72-c/89296.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-7226397723575258381</id><published>2011-01-16T14:55:00.000-08:00</published><updated>2011-01-16T15:51:01.294-08:00</updated><title type='text'>Eurovision'da Bu Yıl Temsilcimiz : Yüksek Sadakat</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTOD_LLFIlI/AAAAAAAAAIs/CANy4UDop4A/s1600/yuksek_sadakat_grubu_1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 166px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTOD_LLFIlI/AAAAAAAAAIs/CANy4UDop4A/s320/yuksek_sadakat_grubu_1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562935086086955602" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;56. Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye'yi sürpriz bir grup temsil edecek:Yüksek Sadakat&lt;br /&gt;Yarışma Almanya'nın Düsseldorf kentinde gerçekleşecek.2011 Eurovision şarkı yarışması yarı finalleri 10 Mayıs ve 12 Mayıs 2011 tarihinde yapılacak. Büyük final ise 14 Mayıs 2011'de düzenlenecek.&lt;br /&gt;2011’deki bu yarışmaya Avusturya, tam 3 yıl aradan sonra yeniden katılacak. 43 ülke katılımlarını şimdiden onayladı bile! Slovakya daha önce katılmayacağını açıklasa bile sonradan kararını değiştirdi ve 2011'deki yarışmaya katılma kararı aldı. İtalya da 14 yıl aradan sonra Eurovision yarışmasına yeniden katılacak.&lt;br /&gt;San Marino da 2 yıl aradan sonra bu yarışmaya tekrar katılacaklar arasında. Macaristan ise 1 yıl aradan sonra tekrar katılacak. Yarışmanın sunuculuğunu Anke Engelke, Judith Rakers ve Stefan Raab yapacak.&lt;br /&gt;Türkiye yarışmaya son yıllarda olduğu gibi yine bir ingilizce şarkı ile katılacak.Ayrıca Yüksek Sadakat grubunun rock müzik yapıyor olması bu yarışmada artıları arasında...Özellikle Avrupa'daki oy verenlerin genç ve rock müziğe ilgisi bunun en büyük göstergesi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-7226397723575258381?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/7226397723575258381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/eurovisionda-bu-yl-temsilcimiz-yuksek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7226397723575258381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7226397723575258381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/eurovisionda-bu-yl-temsilcimiz-yuksek.html' title='Eurovision&apos;da Bu Yıl Temsilcimiz : Yüksek Sadakat'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTOD_LLFIlI/AAAAAAAAAIs/CANy4UDop4A/s72-c/yuksek_sadakat_grubu_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-1167375682769173650</id><published>2011-01-16T04:04:00.000-08:00</published><updated>2011-01-16T04:50:22.614-08:00</updated><title type='text'>Türkiye'nin Dünya Standartları'ndaki En Modern Stadı Muhteşem Bir Görsel Şölenle Açıldı:Ali Sami Yen Spor Kompleksi TÜRK TELEKOM ARENA</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTLjUft2vQI/AAAAAAAAAIk/Lh3Cy7cyJ3c/s1600/184093-46.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTLjUft2vQI/AAAAAAAAAIk/Lh3Cy7cyJ3c/s320/184093-46.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562758431006702850" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;TT Arena Galatasaray'ın yeni mabedi Ali Samiyen'den sonra aynı ruhun yaşanacağı futbol mabedlerinden biri olmaya aday...&lt;br /&gt;Stadın isminde Ali Sami Yen de unutulmadı.Ve stadın ismi Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena oldu.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTLi86ZYHkI/AAAAAAAAAIU/cfdi7YgYxJk/s1600/184092-45.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTLi86ZYHkI/AAAAAAAAAIU/cfdi7YgYxJk/s320/184092-45.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562758025851706946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'ın yeni yuvası Seyrantepe'de bulunuyor ve toplam kapasite 58.000 kişilik ama Güvenlik nedeniyle 52.647 kişilik olması planlanıyor.Açılış için 40.000 kişiyi ağırlayacak olan stada metro,otobüs ve ozel otomobille ulaşılabiliyor.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTLi24UMhfI/AAAAAAAAAIM/talIiXUtbAY/s1600/184091-44.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTLi24UMhfI/AAAAAAAAAIM/talIiXUtbAY/s320/184091-44.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562757922213889522" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;TT ARENA Stadı'yla ilgili diğer bir ayrıntı da stadın üzerini tamamen kapatacak olan açılır kapanır çatı yapılacak olması.Yuvarlak görünüme sahip olacak stadın üstünün açılıp kapanırlığı elektrikli bir motor sayesinde sağlanacak.Bu kapaklar makasların bir ray üzerinde kaymasıyla açılıp kapanacak.Stadın üstü kapaklar kapandığında tamamı itibariyle örtülmüş olacak.Stadın tavanına basketbol salonlarındaki gibi dört taraflı bir skorboard asılması da mümkün olabilecek.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTLiqsMCveI/AAAAAAAAAIE/1v7MBUi8OOU/s1600/184090-43.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTLiqsMCveI/AAAAAAAAAIE/1v7MBUi8OOU/s320/184090-43.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562757712800038370" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;15 Ocak'ta muhteşem bir görsel şölenle futbola merhaba diyen bu mabedin ilk yabancı ve prestijli konuğu AJAX Amsterdam takımı oldu. Açılış maçı 0-0 lık sonuçla biterken adına yakışır bir mücadele ortaya konuldu tabiki bunu futbol adına söylemek biraz güç... &lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTLikBpAWCI/AAAAAAAAAH8/s6i0fUu6VSY/s1600/184089-42.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTLikBpAWCI/AAAAAAAAAH8/s6i0fUu6VSY/s320/184089-42.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5562757598299576354" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Stadın sloganı ise açılıştan önce Cem Yılmaz'ın stad görevlisi rolünü üstlenip "MEKAN OYNATIYOR" reklamı ile herkese duyuruldu ve büyük ses getirdi.Reklamda stadın sembolik altın anahtarı Kaptan Arda Turan'a verilirken Cem Yılmaz'ın bir vuruşla iki topu farklı kalelere göndererek "MEKAN OYNATIYOR" sloganı TT ARENA'nın da Ali Sami Yen ruhunu yaşatacağı ilk andan itibaren herkese verdi. İnşallah bu slogan gerçek olur ve Galatasaray birçok avrupa devini tıpkı Ali Sami Yen'deki gibi dize getirir ve büyük zaferlere imza atar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-1167375682769173650?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/1167375682769173650/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/turkiyenin-en-modern-stad-acld.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1167375682769173650'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1167375682769173650'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2011/01/turkiyenin-en-modern-stad-acld.html' title='Türkiye&apos;nin Dünya Standartları&apos;ndaki En Modern Stadı Muhteşem Bir Görsel Şölenle Açıldı:Ali Sami Yen Spor Kompleksi TÜRK TELEKOM ARENA'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TTLjUft2vQI/AAAAAAAAAIk/Lh3Cy7cyJ3c/s72-c/184093-46.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6004329315199436107</id><published>2010-12-21T04:34:00.001-08:00</published><updated>2010-12-21T04:38:49.721-08:00</updated><title type='text'>İstiklal Caddesi Ve Taksim</title><content type='html'>İstanbulun en çok kalabalık ve hareketli yerleri bu adresler burada her türden insana rastlamak mümkün ve her türlü olayla karşılaşabilirsiniz. O yüzden aslında en tehlikeli ve gece hayatının merkez olduğu yerler buralar İstanbul için hayat burda akıyor denilebilir. Her kültürden insanın bir araya gelebildiği tek nokta belki istanbulda bu yüzden bir ayna niteliğinde diğğer ülke ve ülkemizin diğer şehirlerine &lt;br /&gt;Ama O kalabalığın her birinin amacı farklı kimi eylem yapıyor kimi tabiri caizse kız kesiyor ve tavlamaya çalışıyor kimisi ise eğlenecek ve zamanını geçirebileceği bir yerin peşinde kısaca HERKES KENDİ ALEMİNDE...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6004329315199436107?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6004329315199436107/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/12/istiklal-caddesi-ve-taksim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6004329315199436107'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6004329315199436107'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/12/istiklal-caddesi-ve-taksim.html' title='İstiklal Caddesi Ve Taksim'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-7202783308958488079</id><published>2010-12-21T04:20:00.000-08:00</published><updated>2010-12-21T04:33:14.911-08:00</updated><title type='text'>Metrobüs Sessizliği</title><content type='html'>İstanbul'da Yaşayanların her gün karşılaştığı ve artık duyarsızlaştığı bier konu biraz sonra yazacaklarım herkesin dikkatine:&lt;br /&gt;İstanbul da toplu taşımada en çok kullanılan metrobüs hiç kimsenin birbiryle konuşmadığı yoğun saatlerde binebilmek için adeta birbirlerini ezdikleri sevgi saygı ve hoşgörüden nasibini almamış insanlarla karşılaştırıyor herkesi... Metrobüste kitap okuyan mp3 dinleyen sevgilisine sarılan(sanki kaçıcak:))uyuyan ve boş boş yolu seyreden vb işler yapanlar var ki aslında insanların çoğu zamanı bu aracın içinde geçiyor gün içerisinde bunun yerine iletişim bilgi ve kültürel faaliyetler olsa bu aracın içinde insanlar hem öğrenip hem eğlenebilse ne güzel olurdu deyişinizi duyar gibiyim sizde desteklerseniz bu fikri insanlar özellikle internet başında sosyal sitelere girmek yerine gerçek hayatta aktif bir rol almayı öğrenirler ama tabiki bu benim düşüncem katılan katılmayan herkese teşekkür ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-7202783308958488079?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/7202783308958488079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/12/metrobus-sessizligi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7202783308958488079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7202783308958488079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/12/metrobus-sessizligi.html' title='Metrobüs Sessizliği'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-2178837301401524497</id><published>2010-11-06T04:50:00.000-07:00</published><updated>2010-11-06T04:58:30.510-07:00</updated><title type='text'>Taksim'de Canlı Bomba</title><content type='html'>İstanbulun kalbinde taksimde patlayan bmba tüm dünyayı sarstı.Direkt olarak emniyeti hedef alan bu saldırı saldırganın son anda farkedilmesi saldırının boyutlarını azalttı.Çünkü saldırgan tüm meydana yok etmeye gelmişti ancak üstünde patlamayan bombalar faciayı önledi. Patlamada 15 polis memuru ve 17 sivil vatanaş yaralanırken şans eseri can kaybı yaşanmadı. Saldırganın pkk üyesi olduğu ve emri bir video sayesinde aldığı ve buna  bağlı olarak gerçekleştirdiği söyleniyor. &lt;br /&gt;Tüm Türkiye'ye geçmiş olsun İnşallah! Bir daha böyle saldırılarla karşılaşmayız...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-2178837301401524497?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/2178837301401524497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/11/taksimde-canl-bomba.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2178837301401524497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2178837301401524497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/11/taksimde-canl-bomba.html' title='Taksim&apos;de Canlı Bomba'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6344285284729030388</id><published>2010-10-14T07:31:00.000-07:00</published><updated>2010-10-14T07:33:13.997-07:00</updated><title type='text'>Kardeş Can Yaktı!</title><content type='html'>A Milli Futbol Takımı Almanya'nın ardından deplasmanda Azerbaycan'a na 1-0 lık skorla yenilerek grup ikinciliği şansını mucizelere bıraktı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6344285284729030388?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6344285284729030388/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/10/kardes-can-yakt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6344285284729030388'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6344285284729030388'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/10/kardes-can-yakt.html' title='Kardeş Can Yaktı!'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-7021812252419882222</id><published>2010-10-14T07:26:00.000-07:00</published><updated>2010-10-14T07:30:04.258-07:00</updated><title type='text'>Facebook Neden Türkiye'de 4. Sırada</title><content type='html'>Facebook; Amerikalıbir öğrencinin üniversitedeki öğrencilerin kendi aralarında haberleşmeleri için kurulmuş bir iletişim ağı iken şimdi tüm dünyada  kullanılan ve bir çok olayında sahne olduğu bir ekran haline dönüştü. Ve türkiyede bu sitenin kullanımı çok yaygın durumda bunun nedei ilerki günlerde daha net  açıklayacağım.???&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-7021812252419882222?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/7021812252419882222/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/10/facebook-neden-turkiyede-4-srada.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7021812252419882222'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7021812252419882222'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/10/facebook-neden-turkiyede-4-srada.html' title='Facebook Neden Türkiye&apos;de 4. Sırada'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-7772821440566985508</id><published>2010-10-10T03:24:00.000-07:00</published><updated>2010-10-10T03:28:04.470-07:00</updated><title type='text'>Hüsran</title><content type='html'>Türkiye Almanya karşısında resmen dağıldı.Ve sahadan 3-0 lık yenilgiyle ayrıldı bu sonuçla gruptaki ilk yenilgisini alan milliler gruptaki en büyük rakibi karşısında bir adım geriye düştü.Önümüzdeki Azerbaycan maçı milli takımın en iyi ikinciler kategorisinden çıkabilmesi için kazanması gereken bir maç olarak karşımızda duruyor.İnşallah istediğimiz sonucu alırız ve yolumuza puan kaybetmeden devam ederiz ...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-7772821440566985508?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/7772821440566985508/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/10/husran.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7772821440566985508'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7772821440566985508'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/10/husran.html' title='Hüsran'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-549289152977704881</id><published>2010-09-15T05:14:00.000-07:00</published><updated>2010-09-15T05:20:14.196-07:00</updated><title type='text'>A Milli Futbol Takımı Belçika Engelini de Aştı</title><content type='html'>&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-549289152977704881?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/549289152977704881/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/09/milli-futbol-takm-belcika-engelini-de.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/549289152977704881'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/549289152977704881'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/09/milli-futbol-takm-belcika-engelini-de.html' title='A Milli Futbol Takımı Belçika Engelini de Aştı'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-4368027571019669883</id><published>2010-09-15T05:10:00.000-07:00</published><updated>2010-09-15T05:14:23.118-07:00</updated><title type='text'>Referandum Sonucu EVET Çıktı</title><content type='html'>Türkiye 12 Eylül'de yeni anayasasını onayladı ve sonuç %58 EVET'e karşı %42 HAYIR olarak netleşti.Bu sonç itibariyle 26 maddede yapılan değişiklikler onaylanmış oldu.Bu sayede 1982 yılında çıkarılmış olan anayasada köklü değişiklikler meydana geldi. Umarım milletimizin yeteri kadar haberdar olmadan yapmış olduğu oylama tüm milletimizin yararına olur...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-4368027571019669883?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/4368027571019669883/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/09/referandum-sonucu-evet-ckt.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4368027571019669883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4368027571019669883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/09/referandum-sonucu-evet-ckt.html' title='Referandum Sonucu EVET Çıktı'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-1910720717991646447</id><published>2010-09-15T05:03:00.000-07:00</published><updated>2010-09-15T05:10:12.541-07:00</updated><title type='text'>TÜRKİYE Dünya Basketbol Şampiyonasında İkinci Oldu</title><content type='html'>Türkiye; önce grupta sırasıyla Fildişi Sahilleri,Rusya,Yunanistan,Portoriko ve Çin'i daha sonra Fransa'yı deviren milliler çeyrek finalde Slovenya'yı yarı finalde de Sırbistan'ı yenerek finalde ABD'nin rakibi oldu. Ancak bu maçtan 81-64'lük skor neticesinde mağlup ayrılarak tarihinin en büyük başarısını ve gönüllerin şampiyonu ünvanını almayı başardı.&lt;br /&gt;                            Teşekkürler 12 DEV ADAM&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-1910720717991646447?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/1910720717991646447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/09/turkiye-dunya-basketbol-sampiyonasnda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1910720717991646447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1910720717991646447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/09/turkiye-dunya-basketbol-sampiyonasnda.html' title='TÜRKİYE Dünya Basketbol Şampiyonasında İkinci Oldu'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-98033451179203565</id><published>2010-09-07T00:05:00.000-07:00</published><updated>2010-09-07T00:10:21.604-07:00</updated><title type='text'>Türkiye-Belçika Maçı</title><content type='html'>Euro 2012 Elemelerinde Kazakistan'ın  ardından 2. maçında Belçika karşısında ter dökecek. Gruplara iyi bir başlangıç yapan milli takım seriyi sürdürmeye kararlı... Bu maçı da kayıpsız geçip almanya maçına moralli girmek en büyük temennimiz. Umarım Türkiye A Milli Futbol Takımı bu turnuvaya girerek kendini tekrar Avrupa ve Dünya arenasında var olduğunu gösterir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-98033451179203565?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/98033451179203565/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/09/turkiye-belcika-mac.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/98033451179203565'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/98033451179203565'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/09/turkiye-belcika-mac.html' title='Türkiye-Belçika Maçı'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-4979643248205300745</id><published>2010-09-01T07:15:00.000-07:00</published><updated>2010-09-01T07:19:02.647-07:00</updated><title type='text'>2010 Dünya Basketbol Şampiyonası</title><content type='html'>TÜRKİYE; Fildişi Sahilleri,Rusya ve Yunanistan'ın ardından bu gecede Portoriko ile karşı karşıya gelecek. Saat 21:00 de başlayacak olan maça gruptan çıkmayı garantileyen 12 Dev Adam bu maçtanda galibiyetle ayrılmak istiyor ve bunu başarabilecek güçteler... &lt;br /&gt;                       "OOO OOO TÜRKLER UÇUYOR"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-4979643248205300745?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/4979643248205300745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/09/2010-dunya-basketbol-sampiyonas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4979643248205300745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4979643248205300745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/09/2010-dunya-basketbol-sampiyonas.html' title='2010 Dünya Basketbol Şampiyonası'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-7995684243351577311</id><published>2010-08-18T01:11:00.000-07:00</published><updated>2010-08-18T01:14:48.302-07:00</updated><title type='text'>Referandum Süreci</title><content type='html'>Ülkemiz yeni anayasasının kabulünü oylamak için 12 eylül de halk oylamasına gidiyor.Halkın çoğu neyi bile oylayacağını bilmezken siyasi partiler yine rekabet içindeler...Halk kime inanacağını şaşırmış durumda herkes farklı bir durum anlatırken kim doğru kim gerçek konuşuyor bunu hiçbirimiz bilmiyoruz... &lt;br /&gt;Hadi hayırlısı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-7995684243351577311?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/7995684243351577311/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/08/referandum-sureci.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7995684243351577311'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7995684243351577311'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/08/referandum-sureci.html' title='Referandum Süreci'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-4634297767577141757</id><published>2010-08-04T05:28:00.000-07:00</published><updated>2010-08-04T05:40:15.415-07:00</updated><title type='text'>Meslek Seçimi</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TFlfansY9LI/AAAAAAAAAHo/KiK9mI63tmI/s1600/MESLEK%2520SE%25C3%2587%25C4%25B0M%25C4%25B0.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 291px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TFlfansY9LI/AAAAAAAAAHo/KiK9mI63tmI/s320/MESLEK%2520SE%25C3%2587%25C4%25B0M%25C4%25B0.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5501533330746176690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İşe girebilmek için insanlar birbirleriyle sürekli rekabet içindeler ve bu durumda bizleri birer yarışçı konumuna düşürüyor. Ve hayatımızı monotonlaştırıyor birazda... Bazıları sadece 2 yıl okuyarak iş sahibi olabiliyorken(benim gibi:D) bazıları da daha ileriki yaşları beklemek zorunda kalıyorlar. Bunun nedeni bence insanların sevdikleri işi yapmak yrine yapmak zorunda oldukları işleri yapmak için uğraşmlarından kaynaklanıyor.Bence bu sistem değişmeli ve insanlar daha yolun başlarındayken kendi hedeflerini belirleyip kendilerine o yönde bir kariyer planı yapmalıar ki hayatta başarılı olabilsinler. Tüm bu planlar ileriyi garanti alabilmek içinse eğer doğru yerde doğru kararlar verilmeli bence her zaman..! Tabiki bu kararlar da yine bir anda verilen kararlardan olmamalı ve üzerine düşünülerek verilmeli ki insanın hayatını zindana çevirmesin!!! Bu yüzden özellikle aileler çocuklarını doğru yönlerdirmeli ve isterklerine cevap verebilecek kapasiteye kendilerini ulaştırmalılar. Ben şu an işimden çok memnunum ve herkesin de iş açısından kendi istediği yerlere gelebilmesi için doğruları doğru zamanda yapmalarını öneriyorum.&lt;br /&gt;iŞTE TÜRKİYENİN EN BÜYÜK SORUNU : &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;MESLEK SEÇİMİ&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-4634297767577141757?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/4634297767577141757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/08/memur-olmann-zor-ve-kolay-yanlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4634297767577141757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4634297767577141757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/08/memur-olmann-zor-ve-kolay-yanlar.html' title='Meslek Seçimi'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/TFlfansY9LI/AAAAAAAAAHo/KiK9mI63tmI/s72-c/MESLEK%2520SE%25C3%2587%25C4%25B0M%25C4%25B0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6254845612027685289</id><published>2010-06-04T04:16:00.000-07:00</published><updated>2010-06-04T04:20:15.589-07:00</updated><title type='text'>Bu yaz daha sıcak geçecek</title><content type='html'>Devlet Meteoroloji İşleri (DMİ) Genel Müdürü Mehmet Çağlar, bu yaz ülke genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin 1-2 derece üzerinde olmasını beklediklerini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağlar ve beraberindeki heyet, Tokat Valisi Şerif Yılmaz'ı makamında ziyaret etti. Yılmaz ile sohbet eden Çağlar, Tokatlı olmasından dolayı Vali Şerif Yılmaz'ın gönlünde başka bir yeri olduğunu ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gazetecinin, ''bu yaz sıcaklıklar artacak mı?'' sorusu üzerine Çağlar, şu anda sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde olduğunu, dün itibariyle en yüksek sıcaklığın 35 derece olduğunu ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçmişe bakıldığı zaman, dönem dönem sıcaklık artışlarının olduğunun görüldüğünü, bu artışların yanı sıra sıcaklıkta azalmaların da olduğunu anlatan Çağlar, bu yaz ülke genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin 1-2 derece üzerinde olmasını beklediklerini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıcaklıkların bazen mevsim normallerinin 3-4 derece üzerine çıktığını, bazen de mevsim normallerinin altına düşebildiğini aktaran Çağlar, ''Şu anda mevsim normallerinin 1-2 derece üzerinde seyrediyor. Yağışlı hava ile mevsim normallerine inecek'' diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tokat Valisi Şerif Yılmaz ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağlar, Vali Yılmaz'a çeşitli hediyeler verdi. Ziyarette Meteoroloji Bölge Müdürü Muharrem Şahin de hazır bulundu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6254845612027685289?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6254845612027685289/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/06/bu-yaz-daha-scak-gececek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6254845612027685289'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6254845612027685289'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/06/bu-yaz-daha-scak-gececek.html' title='Bu yaz daha sıcak geçecek'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-8047883250694238706</id><published>2010-05-30T01:49:00.000-07:00</published><updated>2010-05-30T03:42:09.999-07:00</updated><title type='text'>Erdoğan, Arjantin'e' Atatürk resti' çekti</title><content type='html'>Güney Amerika turunda olan Başbakan Erdoğan Arjantin'e gitmeyecek. Erdoğan, Arjantin'deki Atatürk heykelinin açılışı, Ermeni çevrelerinin girişimleri sonucu programından kaldırılınca restini çekti.Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Arjantin gezisi iptal edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan'ın, Brezilya programını tamamlayarak, Türkiye saati ile 04.00'te Rio de Jenairo'dan Arjantin'in başkenti Buenos Aires'e hareket etmesi planlanıyordu. Başbakanlık kaynakları, gezinin iptal edildiğini bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERMENİLER BASKI YAPTI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Arjantin ziyaretinin iptal edilmesiyle ilgili Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, ''Arjantin ziyaretinin iptalinin gerekçesi, Buenos Aires'in Jorge Newbury parkında açılması öngörülen Atatürk Anıtı için otonom Buenos Aires yönetimi Çevre ve Kamusal Alan Bakanlığı tarafından daha önce verilen yazılı iznin, Türkiye'ye hasım Ermeni çevrelerin girişimleri sonucu iptal edilmesidir'' denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Başbakan Erdoğan'ın Güney Amerika ziyareti çerçevesinde, 30-31 Mayıs 2010 tarihlerinde Arjantin'e gerçekleştirmesi öngörülen ziyaretin iptal edilmesine karar verildiği hatırlatıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada, şunlar kaydedildi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Sayın Başbakanımız, 30 Mayıs 2010 tarihinde Brezilya'dan Şili'nin başkenti Santigo'ya geçerek, program dahilinde bu ülkeye yapılması öngörülen ziyaretini gerçekleştirecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arjantin ziyaretinin iptalinin gerekçesi, Buenos Aires'in Jorge Newbury parkında açılması öngörülen Atatürk Anıtı için otonom Buenos Aires yönetimi Çevre ve Kamusal Alan Bakanlığı tarafından daha önce verilen yazılı iznin, Türkiye'ye hasım Ermeni çevrelerin girişimleri sonucu iptal edilmesidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çerçevede sayın Dışişleri Bakanımız, dün Rio de Janeiro'da yapılan Medeniyetler İttifakı III. Forumunda Arjantinli mevkidaşı ile görüşerek, anıtın açılması konusunda tarafımıza verilen taahhüdün gereğinin yerine getirilmesini Arjantin Hükümeti'nden talep etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arjantin Cumhurbaşkanı da Sayın Başbakanımızı arayarak, tepkimizi haklı bulduklarını ve paylaştıklarını, ancak Arjantin Anayasası gereği otonom Buenos Aires yönetimine tanınan yetkileri aşamadıklarını bildirmiştir. Bu gelişme üzerine, Sayın Başbakanımız, gerekçesi ne olursa olsun bu tutumu kabul edilemez bulduğunu ifade ederek, ziyaretin iptal edilmesine karar vermiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, Latin Amerika ülkeleri ile ilişkilerini geliştirme çabaları çerçevesinde Arjantin ile de yakın ilişkiler kurma gayreti içinde olmuştur. Türkiye'ye hasım çevrelerin yönlendirmesiyle Buenos Aires Otonom Yönetiminin aldığı yanlış karar nedeniyle Türkiye-Arjantin ilişkilerine düşen gölgenin telafisi için Arjantin makamlarının gerekli adımları bir an önce atması beklenmektedir.''&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-8047883250694238706?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/8047883250694238706/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/05/erdogan-arjantine-ataturk-resti-cekti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/8047883250694238706'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/8047883250694238706'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/05/erdogan-arjantine-ataturk-resti-cekti.html' title='Erdoğan, Arjantin&apos;e&apos; Atatürk resti&apos; çekti'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-2978502473919236373</id><published>2010-05-30T01:37:00.000-07:00</published><updated>2010-05-30T01:38:04.315-07:00</updated><title type='text'>MANGA'DAN YİNE BİR BAŞARI</title><content type='html'>Eurovision Puan Sıralaması  2010 Final&lt;br /&gt;Place Country Performer Song Points &lt;br /&gt;1 Germany Lena Satellite 246 &lt;br /&gt;2 Turkey maNga We Could Be The Same 170 &lt;br /&gt;3 Romania Paula Seling &amp; Ovi Playing With Fire 162 &lt;br /&gt;4 Denmark Chanée &amp; N'evergreen In A Moment Like This 149 &lt;br /&gt;5 Azerbaijan Safura Drip Drop 145 &lt;br /&gt;6 Belgium Tom Dice Me And My Guitar 143 &lt;br /&gt;7 Armenia Eva Rivas Apricot Stone 141 &lt;br /&gt;8 Greece Giorgos Alkaios &amp; Friends OPA 140 &lt;br /&gt;9 Georgia Sofia Nizharadze Shine 136 &lt;br /&gt;10 Ukraine Alyosha Sweet People 108 &lt;br /&gt;11 Russia Peter Nalitch &amp; Friends Lost And Forgotten 90 &lt;br /&gt;12 France Jessy Matador Allez Olla Olé 82 &lt;br /&gt;13 Serbia Milan Stanković Ovo Je Balkan 72 &lt;br /&gt;14 Israel Harel Skaat Milim 71 &lt;br /&gt;15 Spain Daniel Diges Algo Pequeñito (Something Tiny) 68 &lt;br /&gt;16 Albania Juliana Pasha It's All About You 62 &lt;br /&gt;17 Bosnia &amp; Herzegovina Vukašin Brajić Thunder And Lightning 51 &lt;br /&gt;18 Portugal Filipa Azevedo Há Dias Assim 43 &lt;br /&gt;19 Iceland Hera Björk Je Ne Sais Quoi 41 &lt;br /&gt;20 Norway Didrik Solli-Tangen My Heart Is Yours 35 &lt;br /&gt;21 Cyprus Jon Lilygreen &amp; The Islanders Life Looks Better In Spring 27 &lt;br /&gt;22 Moldova Sunstroke Project &amp; Olia Tira Run Away 27 &lt;br /&gt;23 Ireland Niamh Kavanagh It's For You 25 &lt;br /&gt;24 Belarus 3+2 Butterflies 18 &lt;br /&gt;25 United Kingdom Josh That Sounds Good To Me 10&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-2978502473919236373?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/2978502473919236373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/05/mangadan-yine-bir-basari.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2978502473919236373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2978502473919236373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/05/mangadan-yine-bir-basari.html' title='MANGA&apos;DAN YİNE BİR BAŞARI'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-4613902031300443729</id><published>2010-05-29T00:45:00.000-07:00</published><updated>2010-05-29T01:54:57.099-07:00</updated><title type='text'>Flaş...Akdeniz'de korkutan restleşme</title><content type='html'>Akdeniz'de büyük gerilime neden olan Gazze'ye dokuz gemilik yardım filosu yoluna devam ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akdeniz'de büyük gerilime neden olan Gazze'ye dokuz gemilik yardım filosu yoluna devam ediyor. Geminin yarın İsrail karasularına girmesi bekleniyor. Kritik 24 saate girilirken  İsrailli yetkililer, geminin Gazze’ye değil başka bir yere demirlemesi için gerekli düzenlemelerin yapıldığını söylerken, yardım kuruluşları ise rotalarının Gazze olduğunu ifade etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail'in İstanbul Başkonsolosu Moşe Kamhi açıklamasında, konvoyun yanaşması ve yardım malzemelerinin kontrollü bir şekilde Gazze'ye ulaştırılması için gerekli düzenlemeleri dün itibariyle yaptıklarını söyledi.    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Yardım filosunun organizatörlerinden İnsani Yardım Vakfı'nın sözcüsü Ümit Sönmez ise İsrail'e verdiği sözleri tutma konusunda güvenmediklerini ifade etti.Gazze’ye yol alan ve "Özgürlük Filosu"  olarak  adlandırılan konvoyda Türkiye’den 3, İngiltere’den 2, İrlanda, Cezayir, Kuveyt ve Yunanistan’dan birer olmak üzere toplam 9 gemi bulunuyor. Gemilerin, 29 Mayıs Cumartesi günü Gazze Limanı'na ulaşması planlanıyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GEMİ AŞDOD'A GELSİN, SORUN OLMASIN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamhi, en ciddi endişelerinin gemilerde yer alan demir ve çimento gibi bazı malzemelerin Hamas'ın füze veya havan topu rampası üretiminde kullanabileceği olduğunu ifade etti.Gazze'ye yardımların güvenlik sıkıntısı yaratmaması için Kızılay ve Birleşmiş Milletler nezdindeki kuruluşlar vasıtasıyla gerçekleştirilmesini istediklerini anlatan İsrail Başkonsolosu, "Biz başından beri siyasi provokasyon niteliğindeki bu tip filolara gerek olmadığını söylüyoruz. Ama madem bize doğru geliyorlar, yol alıyorlar o zaman biz de gerekli düzenlemeleri yapmaya karar verdik" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gemideki dernekleri "aklıselime" davet eden Kamhi alınan önlemleri şöyle açıkladı:"Aşdod'da klimalı bir çadır kent kuruldu. Gemiden insanlar indiği zaman bu çadır kentte kalabilecek, yeme-içme gibi ihtiyaçlarını karşılayabilecekler. Hukuki işlemlerin tamamlanmasının ardından Ben Gurion havaalanı üzerinden ülkelerine geri dönüşleri sağlanacak. Eğer gitmeyi kabul etmeyenler olursa gözaltına alınma olasılıkları bulunuyor. İsrail yetkilileri, olayın en selametli şekilde bitmesi için gerekli önlemleri almıştır. Bizim istediğimiz kesinlikle gerginlik çıkması değildir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail ordusunun geminin Gazze'ye doğru ilerlemesi durumunda operasyon düzenleyeceği yönündeki açıklamasına ise Kamhi, yetkililerin bölgede bulunduğunu ve duruma bakarak gerekli kararı alacaklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSRAİL'E GÜVENMİYORUZ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanyanın Türkiye bacağını düzenleyen Sönmez ise İsrail'e güvenmediklerini ve Gazze'ye gitmekte kararlı olduklarını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs'ın yaklaşlık 4.5 saat açıklarında seyir halindeyken hurriyet.com.tr'nin sorularını telefonla yanıtlayan Sönmez, "Bizim bir arkadaşımızı 21 gün boyunca hiçbir suçu yokken gözaltında tutan İsrail’e biz nasıl güvenelim? Biz aylar önce İsrail hükümetine bir mektup yazdık ve bir insani yardım konvoyu hazırlamak istediğimizi söyledik. Ama hiç cevap alamadık. Konvoy toplanınca medya üzerinden bizimle iletişim kurmaya çalıştılar" diye konuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Sönmez, filonun yoluna planlandığı gibi ilerlediğini belirterek, programa uygun olarak yarın sabah Gazze kıyılarına ulaşmayı hedeflediklerini söyledi.İsrail'in gemilere operasyon düzenleyeceği yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine ise Sönmez, "Biz her türlü ihtimal göz önüne almış durumdayız. Siz de takip ettiyseniz biliyorsunuzdur. Bu ay başında İzzet Şahin arkadaşımız tutuklandı, 21 gün boyunca tutuklu kaldı, daha sonra da hiçbir suçu olmadığı için serbest bırakıldı" yanıtını verdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İHH’nın Batı Şeria temsilcisi Şahin, 27 Nisan’da Beytüllahim’den Kudüs’e giderken İsrail askerleri tarafından gözaltına alınmış ve İsrail Güvenlik Ajansı (Şin Bet) ve İsrail Polisi Ciddi ve Uluslararası Suçlar Birimi tarafından sorgulanmıştı.İHH, kendisinin serbest bırakılması için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve milletvekillerine mektup göndermişti. Şahin, 18 Mayıs’ta serbest bırakılmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GEMİ KIBRIS AÇIKLARINDA &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampanya kapsamında Gazze'ye gidecek “Mavi Marmara” adlı yolcu gemisi, TSİ 00.30'da Antalya Limanı'ndan ayrılarak Akdeniz'de yol almaya başladı. Gazeteciler ile yabancı milletvekillerinin de aralarında bulunduğu 560 kişi taşıyan geminin bugün Kıbrıs açıklarında diğer 8 gemiyle buluştuktan sonra Gazze'ye doğru hareket etmesi öngörülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1995 İsrail-Filistin geçici barış anlaşmasına göre 32 km’lik Gazze sahilinin denetimi İsrail’de bulunuyor. Bu nedenle İsrail’in onayı olmadan Gazze’ye girmeye çalışmak ihlal anlamına geliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-4613902031300443729?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/4613902031300443729/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/05/flasakdenizde-korkutan-restlesme.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4613902031300443729'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4613902031300443729'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/05/flasakdenizde-korkutan-restlesme.html' title='Flaş...Akdeniz&apos;de korkutan restleşme'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-700654178777727308</id><published>2010-05-22T11:46:00.000-07:00</published><updated>2010-05-22T11:55:48.443-07:00</updated><title type='text'>Euro'nun Düşüşü</title><content type='html'>Euronun uluslararası piyasalarda yaşadığı değer kaybı, içeride de etkisi gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TL karşısında bugün de düşmeye devam eden euro, son 16 ayın en düşük seviyesine geriledi. Henüz 4 gün önce 2.05 lira olan euro bugün 2 lira sınırına kadar indi ve 2.0020 TL'den el değiştirdi. Euronun yılbaşından bu yanaki değer kaybı ise yüzde 6.8 olarak kaydedildi. Euro geçtiğimiz yılı 2.15 TL seviyesinden tamamlamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa ortak para biriminin TL karşısında gördüğü en yüksek seviye ise 2.34 TL. Euro bu rakama geçen sene Mart ayında ulaşmıştı. Aradan geçen 15 ayda euronun değer kaybı yüzde 14.5'e ulaştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YABANCI FONLARIN İLGİSİ ARTTI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzmanlar, yabancı fonların Türkiye'ye ilgisinin arttığına işaret ederken, bu durumun borsada yükselişi, döviz tarafında ise düşüşü tetiklediğini belirtiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DOLAR 1.50'NİN ALTINI GÖRDÜ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eurodaki düşüşün yanında dolar da TL karşısında değer kaybediyor. Dolar bugün 1.4980 TL ile iki ay sonra ilk defa 1.50 TL'nin altını gördü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul serbest piyasada, kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,4980 liraya, avronun satış fiyatı 2,0020 liraya geriledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BORSA GÜNLÜK BAZDA YÜZDE 0,41 DEĞER KAZANDI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,41 oranında değer kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İMKB Ulusal 100 Endeksi, ikinci seansta 261,79 puan artarak 58.645,61 puandan kapandı. Hisse senetlerinin ikinci seanstaki ortalama değer artışı yüzde 0,45 oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk seanstaki 22,54 puanlık düşüş dikkate alındığında, Borsa endeksi günün tamamında 239,25 puan yükseldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 0,41 değer kazandı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-700654178777727308?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/700654178777727308/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/05/euronun-dususu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/700654178777727308'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/700654178777727308'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/05/euronun-dususu.html' title='Euro&apos;nun Düşüşü'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6156703294373402840</id><published>2010-03-20T02:52:00.000-07:00</published><updated>2010-03-20T02:54:54.400-07:00</updated><title type='text'>OPERASYON</title><content type='html'>PKK'ya Nevruz operasyonu!.    &lt;br /&gt;    &lt;br /&gt;TUNCELİ'de güvenlik güçleri Nevruz öncesinde eylem hazırlığında oldukları belirlenen PKK'lı teröristleri etkisiz hale getirmek için hava destekli geniş çaplı operasyon başlattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tunceli kırsalında bulunan PKK'lı teröristlerin Kuzey Irak'taki elabaşlarından Nevruz öncesi ve sırasında eylem için talimat alarak, sığınaklardan çıktıklarını belirleyen güvenlik güçleri geniş kapsamlı hava destekli operasyon başlattı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylem hazırlığında oldukları belirtilen teröristlere yönelik operasyonlar Tunceli merkez ve dağlık alanlar ile merkeze bağlı Geyiksuyu, Çekecekli bölgeleri, Nazimiye, Pülümür, Mazgirt, Pertek ve Hozat ilçelerinin kırsal alanlarında sürdürülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Operasyon bölgelerine Tunceli Jandarma Bölge Konutanlığı ile 4'üncü Komando Tugay Komutanlığı'ndan özel eğitimli komandolar indirilirken, teröristlerin kaçış yolları da tutuldu. Bölgelere ayrıca karadan da asker sevk edildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güvenlik güçlerinin önceden belirlediği ve stratejik önem taşıyan PKK'lıların kullandığı dağlık ve ormanlık alanlar da 2 Kobra helikopterle belirli aralıklarla bombalandı. Bu arada olası bir eyleme karşı kırsal alandaki karakollara da personel takviyesi yapıldı&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6156703294373402840?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6156703294373402840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/03/operasyon.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6156703294373402840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6156703294373402840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/03/operasyon.html' title='OPERASYON'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-5964350735250102372</id><published>2010-03-20T02:49:00.000-07:00</published><updated>2010-03-20T02:52:46.097-07:00</updated><title type='text'>Ehliyet Kullanım Süresi 5 Yıla Düşürülüyor</title><content type='html'>Sürücü belgeleri AB ile uyumlu hale getiriliyor. Bir ömür boyu tek bir ehliyetle araç kullanma dönemi kapanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ehliyet konusunda AB standartları geliyor. Öngörülen trafik reformlarıyla, 18 yaşında ehliyet alıp yıllarca aynı ehliyetle otomobil kullanma dönemi kapanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB stratejisi 2010 - 2011 Eylem Planı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre ilk etapta sürücü ehliyetleri AB standardına kavuşacak. Daha sonra kamu ulaştırma araçlarına hız sınırlayıcı teknik cihazlar takılacak; sürücü belgeleri sadece 5 yıl için geçerli olacak. Belgeyi kullanmaya devam etmek için yeniden ehliyet sınavına girilecek. İlk kez ehliyet alanlara, 2 yılı kapsayan staj dönemi verilecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kişiler ‘2 yıllık stajyer sürücü belgesi’ ile araçlarını kullanabilecek. Bu sürede 2 kez kırmızı ışıkta geçen, 2 kez hız limitini aşan, uyuşturucu ve alkol etkisiyle araç kullananların ehliyetleri tamamen iptal edilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;REFORM NİTELİĞİ TAŞIYOR &lt;br /&gt;Hükümetin, “Reformları, AB istediği için değil, halkımızın yaşam düzeyini, hak ettiği seviyeye yükseltmek için yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz” şeklinde verdiği taahhüt, trafik canavarının yok edilmesini de kapsayacak kadar genişledi. Bakanlar Kurulu’nun önceki gün kabul ettiği Türkiye’nin katılım süreci için ‘AB stratejisi 2010-2011 Eylem Planı’ 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda bir reform niteliği taşıyor. AB ile müzakere eden Türk yetkililerin verdiği bilgiye göre “Ülkemiz sürücü belgelerinin AB sürücü belgeleriyle uyumlaştırılması; belirli araçlara hız sınırlayıcı teknik cihaz takılması” olarak belirtilen kanun değişikliği, kısa ve orta vadede köklü değişiklikler getiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksi sürücülerine GPS zorunlu olacak &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Ehliyet, 5 yıl geçerli olacak ve ehliyetin son kullanma tarihi yazılı olarak belgede yer alacak. Süreyi uzatmak isteyenler, tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu alacak ve sürüş testlerinden geçirilecek. Sadece testi geçenlerin ehliyeti yenilenecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Otobüs, kamyon ve çekicilere hız sınırlayıcı cihaz takılması mecbur tutulacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Taksi sürücüleri araçlarında yer tespit cihazı GPS ile yön belirlemek için navigasyon cihazlarını taktırmak zorunda olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•Okul servis araçlarını kullananların deneyimli olmaları istenecek ve araçlarda her koltuk için emniyet kemeri bulunması şartı aranacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•İzinsiz otoparkçılık yapan, yol kenarına park eden araç sürücülerinden park parası isteyen kişiler hapis ve para cezası ile cezalandırılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;•1 Nisan 2008’de başlayan ve vatandaşların kaza yaptıktan sonra kendi aralarında tutanak düzenlemesini öngören değişiklik zorunlu olacak. Tutanak düzenlenmediği takdirde, polis yerine sigorta ekspertizleri kaza yerine çağrılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EHLİYET ŞEKLİ DEĞİŞECEK &lt;br /&gt;Ehliyetlerin şekli ve koşulları değiştiriliyor. Yeni ehliyetin ön yüzünde fotoğraf, ad-soyad, doğum yeri, tarihi, geçerlilik süresi yazılacak, ehliyetin verildiği yer ve makam, belge no, imza, adres ve sürücü belgesi sınıfı yer alacak. Sağ üst köşede TR kısaltması bulunacak ve ehliyetler yeniden sınıflandırılacak. Otomobil kullananlara BE sınıfı ehliyet verilecek. Sürücü otomobilin yanı sıra otobüs kullanmaya da yetkiliyse, BE’nin yanına ‘BE C1E gh’ şeklinde ek harfler yazılacak. Kamyon sürücülerinin sınıfı CE, otobüs, midibüs, minibüs, römorklu minibüs kullanıcılarının D, D1, D1E, DE olacak. Traktör sürücülerine F, iş makinesi sürücülerine G, sakat ve hastaların kullandığı motosiklet ve otomobil sürücülerine ise H sınıfı verilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci el otoya yeni düzenleme yolda Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, ikinci el oto pazarını düzenleyeceklerini söyledi. Ergün, ağır kaza sonucu perte ayrılmış, yani ölmüş araçların, sigorta-kasko şirketlerince piyasaya satıldığını, bu hurdaların oto sanayi sitelerinde tamir edilerek kayıtdışı olarak yollarda dolaşabildiklerine dikkat çekti. Ergün “İkinci el pazarının düzenlenmesi gerekiyor. Otomotiv sektörü de bu konuda bize bir rapor sundu. Üzerinde çalışıyoruz. Birlikte kısa, orta ve uzun vadede yapılabilecekleri yapacağız. İkinci el piyasası bizde, birinci el kadar önemli. Milyonlara varan rakamlardan söz ediliyor” dedi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-5964350735250102372?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/5964350735250102372/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/03/ehliyet-kullanm-suresi-5-yla.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5964350735250102372'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5964350735250102372'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/03/ehliyet-kullanm-suresi-5-yla.html' title='Ehliyet Kullanım Süresi 5 Yıla Düşürülüyor'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-1775948249120855950</id><published>2010-03-20T02:48:00.000-07:00</published><updated>2010-03-20T02:59:39.074-07:00</updated><title type='text'>Çernobilden Kalan Son Kalıntılar</title><content type='html'>Rize Üniversitesi’nde halı saha için yapılan kazıda, Çernobil faciası sonrası bölgeye gömülmüş çuvallar dolusu çay bulundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Radyasyon belirlenen bölge, 80 kamyon granit taşıyla kapatıldı. Ancak yeni ölçümde radyasyonun iki katına çıktığı belirlendi. Yapılan incelemede, radyasyonlu bölgeyi kapatmak için konulan granitlerin radyasyonlu olduğu anlaşıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rize Üniversitesi (RÜ) yerleşkesinde 24 Aralık 2009 tarihinde yapımına başlanan halı saha inşaatı için iş makineleriyle kazı yapılınca, toprağa gömülü çay çuvalları bulundu. Daha önce çay fabrikası olarak kullanılan alana, 26 Nisan 1986’da Çernobil Nükleer Santralı’nda meydana gelen patlama sonrası yayılan radyasyondan etkilenen çayların gömüldüğü tespit edildi. Rize Üniversitesi tarafından radyasyon düzeyi ölçümü yapılan alan, daha sonra çoğunluğu granit taşlardan oluşan 80 kamyon malzeme doldurularak kapatıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birden iki katına çıktı&lt;br /&gt;Ancak alanda ikinci kez yapılan ölçümde radyasyon düzeyinin iki katına çıktığı tespit edildi. Bunun üzerine radyasyon taşıdığı belirlenen granit taşları çıkartıldı ve alan radyasyonsuz malzemeyle betonlanarak kapatıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üzerine beton döküldü&lt;br /&gt;Rize Üniversitesi Rektörü ve Nükleer Fizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Nazmi Turan Okumuşoğlu, olayla ilgili şu bilgileri verdi: “Radyasyonu önlemeyi isterken buraya radyoaktif granit taşlarını dökmüşler. Granit taşında radyoaktivite fazladır. Herhalde bir yerdeki tünel inşaatı veya başka bir yerden çıkan malzemeyi doldurdular. Yaklaşık 80 kamyon malzemeyi kaldırttım. Yerine, alttaki radyasyonu yukarı geçirmeyecek yeterli kalınlıkta malzeme ve beton döktük.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-1775948249120855950?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/1775948249120855950/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/03/cernobilde-kalan-son-kalntlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1775948249120855950'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1775948249120855950'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/03/cernobilde-kalan-son-kalntlar.html' title='Çernobilden Kalan Son Kalıntılar'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-5046957904398313625</id><published>2010-03-14T03:14:00.000-07:00</published><updated>2010-03-14T03:18:00.304-07:00</updated><title type='text'>Elazığ Depremi</title><content type='html'>Yine deprem yine aynı son Türkiye depreme ne kadar hazırr? Hep aynı sonuçla bitmeye devam eden depremlere önlemler ne zaman alınacak?Daha kaç insanımız ölecek? İşte tüm bu soruların cevabı kimde? Tabiki bizde ve bizi yönetenlerde... &lt;br /&gt;Bu durumu değiştirebilmek için daha sağlam yapılaşma ve daha iyi bilgi donanıma sahip insanlarla çalışılmalı neden japonya da şili de çok şiddetli depremler olduğu halde binalar daha dayanıklı bu sorgulanmalı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-5046957904398313625?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/5046957904398313625/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/03/elazg-depremi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5046957904398313625'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5046957904398313625'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/03/elazg-depremi.html' title='Elazığ Depremi'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-2761064656932153668</id><published>2010-02-21T03:56:00.000-08:00</published><updated>2010-02-21T04:00:15.191-08:00</updated><title type='text'>Türkiye'nin Rusya'ya Beyaz Et İhracatı Yakında Başlayacak</title><content type='html'>Türk piliçleri Rusya yolunda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya Başbakan Yardımcısı İgor Seçin, altı Türk şirketinin Rusya'ya beyaz et ihracatının uygun görüldüğünü belirterek, "En kısa zamanda Rusya'ya ihracatın başlamasını öngörüyoruz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya'ya beyaz et ihracatı yakında hayata geçiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya Başbakan Yardımcısı İgor Seçin, altı Türk şirketinin Rusya'ya beyaz et ihracatının uygun görüldüğünü belirterek, "En kısa zamanda Rusya'ya ihracatın başlamasını öngörüyoruz" dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Rusya'nın Türkiye'ye 500 bin ton beyaz et kotası tahsis ettiğini ve bu çerçevede Türkiye'nin bu ülkenin en büyük beyaz et tedarikçisi olabileceğini söylemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rusya Gıda Güvenliği Ajansı Rosselkhoznadzor Türkiye'den beyaz et ithalatındaki yasağının 1 Şubat itibariyle kaldırıldığını duyurmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tavuk eti üretiminde dünyada 17'nci, kümes hayvanlarında ise 20'nci sırada yer alan Türkiye 2008 yılında 85 milyon dolarlık kanatlı et ihracatı gerçekleştirdi. Bu rakam 2009 yılında 150 milyon dolara yükseldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin ihracatında 92 milyon dolarla Irak'ın ilk sırada yer alıyor. 1.25 milyon ton üretim kapasitesine sahip sektör için Rusya önemli ve büyük bir hedef pazar konumunda bulunuyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-2761064656932153668?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/2761064656932153668/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/02/turkiyenin-rusyaya-beyaz-et-ihracat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2761064656932153668'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2761064656932153668'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/02/turkiyenin-rusyaya-beyaz-et-ihracat.html' title='Türkiye&apos;nin Rusya&apos;ya Beyaz Et İhracatı Yakında Başlayacak'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6112245947707645062</id><published>2010-02-12T08:31:00.000-08:00</published><updated>2010-02-12T08:39:05.142-08:00</updated><title type='text'>Türkiye Ve Polis Okulları</title><content type='html'>Polis okulları Türkiyemize her yıl 10000 polis memuru kazandıran eğitim kurumlarından sadece bir tanesi.Polis okulları her geçen gün artan sayısı ve daha da konforlu hale gelen yapısıyla günümüze ayak uydurmaya çalışıyor. Ama unutulan birşey var ki okul yapmak önemli bir iş olmakla beraber sürekli ilerlemeye çalışıyor inşallah ileriki zamanlarda daha da güzel olmasını diliyorum ve tabiki zorluklarla karşılaşan kişiler daha tecrübeli olarak çıkar ama yine de iyi şartlarda okuyup yetişen personel her zaman daha faydalı olur kanısındayım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6112245947707645062?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6112245947707645062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/02/turkiye-ve-polis-okullar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6112245947707645062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6112245947707645062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2010/02/turkiye-ve-polis-okullar.html' title='Türkiye Ve Polis Okulları'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-3083508635404705709</id><published>2009-12-20T01:45:00.000-08:00</published><updated>2009-12-20T02:01:07.448-08:00</updated><title type='text'>2009 Yılı Türkiye-Amerika İlişkileri</title><content type='html'>ABD'de Başkan Barack Obama'nın bu yılın ocak ayında göreve gelmesiyle başlayan yeni dönem, Türk-Amerikan ilişkilerinde de etkisini gösterdi ve 2009 yılı birçok gelişmeye sahne oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD ile Türkiye arasında geleneksel olarak "stratejik" olarak nitelenen, ancak Irak savaşı döneminde, özellikle tezkere krizi ve "çuval" olayıyla birlikte tarihinin en kötü dönemlerinden birini geçiren Türk-Amerikan ilişkileri, eski Başkan George Bush döneminin son yılında, bilhassa 5 Kasım 2007'de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Bush arasındaki tarihi zirvenin ardından çıkışa geçmişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'nin terör örgütü PKK'nın ABD, Türkiye ve Irak'ın ortak düşmanı olduğunu belirtmesi ve "anlık istihbarat"ı başlatması ile Washington'ın Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarına itirazını kaldırmasının büyük rol oynadığı ilişkilerdeki bu düzelmenin, "Evet Yapabiliriz" sloganıyla yola çıkan ve kampanyasını "değişime" dayandıran Obama'nın iktidarında aynı ivmeyi gösterip göstermeyeceği ve yeni dönemde nasıl şekilleneceği merak konusuydu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orta Doğu'da izolasyon siyasetini terk edeceği ve farklı bir vizyon geliştireceği yönünde açıklamalar yapan Obama yönetiminin bu merakı gidermesi uzun sürmedi. Daha göreve gelir gelmez yönetiminden önemli isimleri Türkiye'ye gönderen Obama, nisan ayında da ilk denizaşırı ikili ziyaretini Türkiye'ye yaptı. Böylece Obama, Ankara ile ilişkilere verdiği önemin ve yeni bir başlangıç yapacağının işaretlerini verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İLK ÜST DÜZEY ZİYARET MITCHELL'DEN- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'den Türkiye'ye bu yılki ilk üst düzey ziyareti, 25 Şubatta ABD'nin Orta Doğu Özel Temsilcisi George Mitchell yaptı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail'in Gazze operasyonunun ertesinde, Ankara'da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Dışişleri Bakanı Ali Babacan tarafından kabul edilen Mitchell, Gazze'deki insani ihtiyaçların karşılanması ve kalıcı ateşkes sağlanması için gösterilen çabalarda Türkiye'nin liderliğini bekledikleri mesajını verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mitchell'den sadece 10 gün sonra Ankara, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın teyidi açısından büyük önem taşıyan yeni bir ziyarete ev sahipliği yaptı. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, 7 Martta Türkiye'ye giderek üst düzey temaslarda bulundu. Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve Babacan ile görüşen Clinton'ın temaslarında, Türkiye-ABD ikili ilişkileri ve ortak gündemi oluşturan uluslararası konular masaya yatırıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babacan ile Clinton arasındaki ortak basın toplantısı karşılıklı sıcak mesajlara sahne olurken, ziyaret sırasında bir de ortak açıklama yayımladı. Açıklamada, iki ülkenin terörle mücadele, Irak, Afganistan, Orta Doğu, Türkiye'nin AB'ye katılım süreci gibi çeşitli konularda yakın işbirliği ve danışmaya devam edeceği vurgulandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD'nin, Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalizasyonu çabalarına desteği belirtilen açıklamada, Washington'ın, terör örgütü PKK ile mücadelede verdiği istihbarat desteğini sürdüreceği de ifade edildi. Açıklamada ayrıca, iki ülkenin, Türkiye'nin Afganistan'a katkılarının sürdürülmesi de dahil, Afganistan'da işbirliğinin devamı taahhüdüne yer verildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Clinton'ın Türkiye ziyaretinde gündem sadece siyaset değildi. NTV'de yayımlanan "Haydi Gel Bizimle Ol" adlı programa da katılan Clinton, burada kadın haklarından özel yaşamına, çeşitli konularda soruları yanıtladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"STRATEJİK ORTAKLIK"TAN "MODEL ORTAKLIK"A- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl ABD'den Türkiye'ye yapılan en önemli ziyaret ise ABD Başkanı Barack Obama'nın ziyaretiydi. Obama'nın ilk denizaşırı ikili ziyaretini Türkiye'ye yapması, onun iki ülke ilişkilerine ne denli önem verdiğinin bir göstergesi olarak nitelendi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ziyareti farklı kılan bir değer nokta da "stratejik ortaklık" kavramına bir yenisinin eklenmesi oldu. Obama, iki ülke arasındaki ilişkiler tanımlanırken sık sık kullanılan "stratejik ortaklık" ifadesinin yerine, ilk kez "model ortaklık"tan bahsetti ve ilişkileri yeni bir düzeye çıkarmak istediğinin sinyalini verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşmesinin ardından, Ermeni meselesi, Afganistan, İran, Irak, terör ve ikili ilişkiler gibi birçok konuda açıklamalarda bulunan Obama, TBMM'de de önemli bir konuşma yaptı. Obama, bu konuşmasında Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği desteği dile getirdi. İki ülke ilişkilerinde askeri boyutun yanında artık ekonomik ve ticari boyutun da geliştirilmesi üzerinde duracağını kaydeden Obama, Müslüman inancının bulunduğu ülkelerle ABD arasında zedelenen ilişkilere de değinerek, "ABD İslam ile hiçbir zaman savaş içinde olmamıştır, olmayacaktır" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama'nın Amerikan Profesyonel Basketbol Liginde (NBA) oynayan Türk basketbolcular Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur'dan da bahsetmesi dikkati çekti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-TÜRKİYE'DE "HUSSEİN OBAMA"- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama'nın, Ankara'da en çok akıllarda kalan mesajlarından biri de, "Türkiye'nin büyüklüğü her şeyin merkezinde olmasında yatıyor. Türkiye, bölündüğümüz değil, bir araya geldiğimiz bir yer" ifadesi oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;PKK'nın eylemlerinin asla kabul edilemeyeceği ve terör örgütüne karşı işbirliğinin devam edeceği mesajını veren Obama'nın Türkiye ziyaretinde, genellikle pek kullanılmayan "Hussein" adıyla duyurulması, ABD Başkanının kendisinden bahsederken de "Barack Hussein Obama" demesi dikkati çekti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temasları sırasında Türkiye'de reform çabalarına da övgüler düzen Obama, TRT'nin Kürtçe yayınlara başlaması ve Kürtçe üzerindeki yasağın kaldırılmasından bahsetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-WASHINGTON-ANKARA MEKİĞİ- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl, yalnızca Washington-Ankara yönünde değil, Ankara-Washington yönünde de önemli ziyaretler oldu. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun 5 Haziran, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da 6 Aralıktaki ziyaretleri, iki ülkenin ortak gündemindeki konuların kapsamlıca masaya yatırılmasına fırsat teşkil etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanlığı görevini üstlenmesinden sonraki 1 ay içinde Washington'a gelen Davutoğlu, ziyaretini, Obama'nın iktidarından sonra iki ülke arasında artan temaslardan sonra ortaya çıkan ortak yaklaşımın takibi amacını taşıdığını bildirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Washington'da Davutoğlu'nun muhatabı Hillary Clinton ile görüşmesinde, iki ülke arasında var olan güçlü ilişkilerin daha da güçlendirilmesinin yolları üzerinde duruldu. Ortak basın toplantısında, ABD'nin Türkiye'nin Ermenistan ile normalleşme süreci, terör örgütü PKK ile mücadele ve AB üyeliğine desteği dile getirilirken, Obama'nın tarihi Kahire konuşmasından da övgüyle bahsedildi. Clinton, Davutoğlu'na Türkiye'nin barış ve istikrar çabalarında oynadığı rolden dolayı teşekkür etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Davutoğlu, Washington'da Clinton'ın yanı sıra ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı James Jones, ABD'nin Afganistan Özel Temsilcisi Richard Holbrooke, ABD'nin Güneybatı Asya Özel Danışmanı Denis Ross ile bir araya geldi ve Amerikan Kongresinde temaslarda bulundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-YILA DAMGASINI VURAN ZİYARET- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'den bu yıl Washington'a yapılan en önemli ziyaret, yılın sonlarına doğru 7 Aralıkta Başbakan Erdoğan tarafından yapıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD Başkanı Obama'nın Afganistan'da asker sayısını artırma kararının yankıları ile İran'ın nükleer faaliyetleriyle ilgili uluslararası baskıların yoğunlaştığı bir döneme denk gelen ziyaret, her açıdan önem taşıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama-Erdoğan görüşmesinde ağırlıklı gündemi, ikili ilişkiler, AB süreci, Kıbrıs, Irak gibi konuların yanı sıra özellikle İran, Afganistan ve terör örgütü PKK ile mücadele oluşturdu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşme beklenenden uzun sürdü; iki lider 2 saatten fazla görüştü. Oval Ofis'teki görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın açıklamasında da Türkiye'ye sıcak mesajlar veren Obama, iki ülke arasında en iyi ilişkilerin tesisi için elinden geleni yapmaya hazır olduğunu bildirdi. Türkiye'nin sadece bulunduğu bölgede değil, dünya barışına olan katkılarından bahseden ve gündemin iki sıcak konusu Afganistan ve İran'a değinen Obama, Türkiye'nin Afganistan'ın istikrarı gösterdiği çabalar için teşekkür etti, İran'ın nükleer kapasitesini barışçıl amaçlarla kullanması için Türkiye'nin bölgedeki varlığının güven teşkil ettiğini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk-Ermeni ilişkilerinde attığı "cesur adımlardan" dolayı, "Arkadaşım" diye hitap ettiği Erdoğan'ı tebrik eden Obama, PKK'yı terör örgütü olarak gördüklerini yineledi ve "demokratik açılıma" övgüsünü dile getirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama, "azınlıkların Türkiye'deki siyasi sürece dahil edilmesi" konusunu da görüşmelerde ele aldıklarını ifade ederek, ülkesinin, Heybeliada Ruhban Okulunun tekrar açılmasının destekçisi olacağı mesajını yineledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan da Obama'nın Türkiye ile ilişkiler için kullandığı "model ortaklık" ifadesine atıf yaptığı açıklamasında, bu ortaklığın ekonomik boyutunun yanında, bilimde, sanatta, teknolojide, askeri ve siyaset alanında birçok boyutunun bulunduğuna işaret ederek, sürecin takibi için iki ülke arasında bir ortak grubun kurulması kararı alındığını bildirdi. Erdoğan, bu kapsamda ABD'den 2 üst düzey yetkili, Türkiye'den de Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Devlet Bakanı Zafer Çağlayan'ın görevlendirildiğini bildirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erdoğan, açıklamasında, Türkiye'nin Afganistan'a olan katkıları, enerji konusunda oynadığı rol, Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleştirilmesi süreci, terörle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar, nükleer sorunun diplomatik yollarla çözümünün önemi ve ülkesinin bölge ve dünya barışı için üzerine düşenleri yerine getirme kararlılığına değindi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kısa, ancak yoğun" ziyareti sırasında iki düşünce kuruluşu ve bir üniversitede konuşan ve soruları yanıtlayan Erdoğan, son zamanlarda yabancı basında sıkça rastlanan Türk dış politikasında "eksen kayması" eleştirilerini, Türkiye'nin "360 derece ile tüm dünyaya bakabilecek güçte olduğu" sözleriyle reddetti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama, ABD'nin Afganistan'a "muharip asker" istediği yönündeki haberlere karşın gazeteciler önünde bu yönde bir somut talebi dile getirmezken, Erdoğan, Türkiye'nin Afgan ulusal ordusu ve polisinin eğitimi konusunda destekte bulunabilecekleri önerisini de Obama'ya ilettiğini bildirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-ERMENİ İDDİALARINA "BÜYÜK FELAKET" TANIMI- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama'nın en çok merak edilen noktalarından biri de seçim dönemindeki vaatleri nedeniyle 1915 yılı olaylarına ilişkin Ermeni iddiaları hakkındaki tutumunun ne olacağıydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçim kampanyası sırasında Ermeni asıllı Amerikalılara Ermeni iddialarını tanıyacağı sözünü veren ve her yıl ABD başkanlarının yaptığı geleneksel 24 Nisan açıklamasına az bir süre kala Türkiye'ye gelen Obama, aslında o gün nasıl bir konuşma yapacağının sinyalini Ankara'da verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkan Obama'nın, Türkiye ile Ermenistan arasındaki süreçte "mümkün olduğu kadar cesaretlendirici ve yapıcı" olmak istediği yönünde açıklama yapması, "en azından bu yıl" 24 Nisan konuşmasında "soykırım" sözcüğünü kullanmayacağının işareti olarak algılandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nitekim Obama, 24 Nisandaki konuşmasında, Ermenilerin tüm beklentilerine rağmen 1915 olayları için "soykırım" yerine Ermenicede "Meds Yeghern" denilen "büyük felaket" ifadesini kullandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Obama, "Ermeni halkı bizim kalplerimizde yaşadığı gibi, 'büyük felaket' de bizim anılarımızda yaşamalı" diye konuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buna karşın Ermeni lobisinin, Amerikan Kongresine, 1915 olaylarının "soykırım" olarak tanınmasını isteyen tasarıları kabul ettirme gayretleri bu yıl da sürdü. Lobinin önemli destekçilerinden oluşan milletvekilleri, Kongrenin hem Senato, hem de Temsilciler Meclisi kanadına bu yönde tasarılar sundu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-YIL İÇİNDEN NOTLAR- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan yıl içinde önemli diğer bazı gelişmeler de oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikalı yetkililer, Türkiye'deki reformlar ve özellikle "demokratik açılım" çabalarından her fırsatta övgüyle bahsederken, terör örgütü PKK ile mücadeleye Washington'ın desteğinin de altını çizdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD, Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleşmesi çabalarına da güçlü destek verirken, protokollerin imzalanmasını tehlikeye atan son dakika krizinin aşılmasında, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın girişimleri önemli rol oynadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetkililer, İran'ın nükleer faaliyetleri konusunda uluslararası toplumun mesajlarının İran'a iletilmesinde Türkiye'nin önemli rol oynayabileceğini ifade ederken, enerji hatları konusunda da ABD'nin Türkiye'nin transit ülke konumuna verdiği destek, Obama döneminde de devam etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin Orta Doğu barış sürecine ve bölgedeki çeşitli sorunların çözümüne olan katkıları Amerikalılar tarafından takdirle karşılanırken, Washington'ın bu yıl içinde Ankara'ya yönelik resmi ağızlardan dillendirdiği nadir eleştirilerden biri, İsrail'in "Anadolu Kartalı" tatbikatının "katılımcı listesinden çıkarılması" konusunda oldu. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Philip Crowley, bir basın toplantısında, bu gelişmeyi "uygunsuz bir davranış" olarak niteledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl ayrıca, ABD Dışişleri Bakanlığının yayımladığı insan hakları ve dini özgürlükler raporunda Türkiye'ye ayrıntılı yer verildi. İnsan hakları raporunda, Türkiye'de insan hakları alanlarında bazı problemlerin devam ettiğine, işkencede artış olduğuna ve ifade özgürlüğü sorunlarının bulunduğuna işaret edildi. Raporda, işkence soruşturması geçiren 2 binden fazla görevliden sadece yüzde 2'sinin disiplin cezası aldığı vurgulandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dini özgürlükler raporunda da Türkiye'de devletin, dini özgürlüklerin uygulanmasına genelde saygı gösterdiği, ancak "laik devleti" koruma gerekçesiyle İslami ve diğer dini gruplara sınırlamalar getirmeye, devlet kuruluşları ve üniversitelerde İslami ifadeye önemli kısıtlamalar koymaya devam ettiği kaydedildi. Başörtüsü yasağı ve AK Parti'ye kapatma davasına da değinilen raporda, dini özgürlüklere ilişkin ihlallerin "kayda değer" olduğu belirtilen ülkeler arasında Türkiye'nin de adı yer aldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl ilk defa bir TÜRK Başbakanı böyle karşılandı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-3083508635404705709?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/3083508635404705709/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/12/2009-yl-turkiye-amerika-iliskileri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/3083508635404705709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/3083508635404705709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/12/2009-yl-turkiye-amerika-iliskileri.html' title='2009 Yılı Türkiye-Amerika İlişkileri'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6772665348815943912</id><published>2009-11-30T02:58:00.000-08:00</published><updated>2009-11-30T03:09:46.562-08:00</updated><title type='text'>Kredi Kartı Sahiplerinin Sonu</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SxOnxSyR0WI/AAAAAAAAAHg/Rsc3EMigs2U/s1600/kredi-karti.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SxOnxSyR0WI/AAAAAAAAAHg/Rsc3EMigs2U/s320/kredi-karti.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409852042700247394" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar önce bir hevesle kredi kartı sahibi olmak için bildikleri tüm bankalara tek tek başvuruyorlar. Sonra kartlar birer birer  evlerine veya verdikleri adreslere gelmeye başlıyor.  Ve başlıyorlar kullanmaya sanki hiç ödemeyeceklermiş gibi... Ve takii limitleri tükenene kadar,ondan sonra başlıyorlar düşünmeye bu kadar borcu nasıl öderim diye ve tabiki çoğu kendi gelirinden daha fazlasını harcadığı için ya ellerindeki ev,araba vb. mülklere el konuluyor yada borcu ödeyemediklerinden dolayı ya hayatlrına son veriyorlar yada borçlardan kurtulmak için yeni borçların altına giriyorlar. İşte durum bundan ibaret;&lt;br /&gt;Ben bu duruma istinaden kredi kartına karşı birisi olarak sizlere tavsiyem şu:Ya hiç kredi kartı almayın ya da kredi kartı alsanız dahi kendi gelirinizin üzerine çıkmayın...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6772665348815943912?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6772665348815943912/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/11/kredi-kart-sahibllerinin-sonu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6772665348815943912'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6772665348815943912'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/11/kredi-kart-sahibllerinin-sonu.html' title='&lt;strong&gt;Kredi Kartı Sahiplerinin Sonu&lt;/strong&gt;'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SxOnxSyR0WI/AAAAAAAAAHg/Rsc3EMigs2U/s72-c/kredi-karti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-3421545947157309320</id><published>2009-11-14T01:05:00.000-08:00</published><updated>2009-11-14T01:33:39.624-08:00</updated><title type='text'>General Motors Opel'i Almak İçin Direniyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Sv55NXVP3uI/AAAAAAAAAHQ/f-mcVmTof78/s1600-h/General_Motors_Logo.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Sv55NXVP3uI/AAAAAAAAAHQ/f-mcVmTof78/s320/General_Motors_Logo.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403889873399570146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Sv55TGM9P5I/AAAAAAAAAHY/gcWpJ0DAmQE/s1600-h/Opel_Logo.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 296px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Sv55TGM9P5I/AAAAAAAAAHY/gcWpJ0DAmQE/s320/Opel_Logo.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403889971880607634" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz aylarda Kanadalı Magna ve Rus Sberbank'a satışı iptal edilen Opel'in üreticisi GM, Opel'in Avrupa kolu için Alman ekonomi bakanında devlet yardımı istedi. &lt;br /&gt;GM, Alman Başbakan Angela Merkel'in de satışını istediği Opel'i, ekonomideki iyileşmeden ümitli olduklarını neden olarak göstererek son anda satmaktan vazgeçmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman Başbakan Merkel ve ekonomi bakanını oldukça öfkelendiren satıştan vazgeçme sürecinin ardından GM, Opel'in  Avrupa koluna yeniden yapılanmasına destek  verilmesi amacıyla Alman hükümetinden yardım istedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GM'den yapılan açıklamada , Opel için yeniden yapılanma ve uzun vadeli sürdürülebilirlik için başta hükümet olmak üzere çalışanların ve tüm paydaşların mali desteğinin gerektiğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alman Ekonomi Bakanı Rainer Bruederle, konu ile ilgili yaptığı açıklamada yeniden yapılanma maliyeti konusunda destek verebileceklerini ancak GM Opel'in devlet yardımınza ihtiyacı olmadığını bildirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GM CEO'su Fritz Henderson GM yöneticilerine güvenebileceklerini ve GM'nin yeniden yapılanma planına Magna'da olduğu gibi Avrupa hükümetlerinin riskini üstlenmeye istekli olduklarını inandıklarını söyledi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-3421545947157309320?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/3421545947157309320/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/11/general-motors-opeli-almak-icin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/3421545947157309320'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/3421545947157309320'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/11/general-motors-opeli-almak-icin.html' title='General Motors Opel&apos;i Almak İçin Direniyor'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Sv55NXVP3uI/AAAAAAAAAHQ/f-mcVmTof78/s72-c/General_Motors_Logo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-2214007857434360630</id><published>2009-11-14T00:52:00.000-08:00</published><updated>2009-11-14T01:04:57.743-08:00</updated><title type='text'>Türkiye Ve Dünyada H1N1 Virüsünde Son Durum</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Sv5ysae06lI/AAAAAAAAAG4/fgD8Ez8PzKE/s1600-h/h1n1-domuz-gribi-japonya.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 214px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Sv5ysae06lI/AAAAAAAAAG4/fgD8Ez8PzKE/s320/h1n1-domuz-gribi-japonya.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403882710239603282" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;strong&gt;Şu anda Türkiye'de 60 Dünya'da 6071'e ulaştı.Gribin belirtileri ve korunma yolları aşağıda bulunmakta bu bilgiler ışığında eğer hasta olduğunuzu düşünüyorsanız hemen en yakın bir sağlık kuruluşuna başvurun!!!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;H1N1 Virüsünün Belirtileri;&lt;br /&gt;      Ateş,Öksürük,Boğaz ağrısı,Burun akıntısı,Vücut ağrıları,Baş ağrısı,  Titreme halsizlik bazı vakalarda kusma ve ishal bildirilmiştir. Geçmişte zatürre ve solunum yetmezliği gibi ciddi hastalık ve ölümlere neden olduğu bildirilmiştir.  &lt;br /&gt; Virüsten Korunma Yolları;&lt;br /&gt;      Öksürdüğünüzde ya da hapşırdığınızda ağzınızı ve burnunuzu bir kağıt mendille kapatınız. Kullandığınız mendili hemen çöpe atınız. &lt;br /&gt;      Öksürdükten veya hapşırdıktan sonra ellerinizi bol su ve sabunla yıkayınız. En az 15 ila 20 saniye yıkama önerilir. Alkolle temizleme de tercih edilebilir. &lt;br /&gt;      Ağzınıza, burnunuza ve gözlerinize dokunmaktan kaçının. Çünkü virüs ellerinizle başka kişilerle tokalaşma yoluyla da bulaşabilmektedir. &lt;br /&gt;      Hasta kişilerle yakın temastan kaçının. &lt;br /&gt;      Genel sağlığınıza dikkat ediniz. &lt;br /&gt;      İyi uyuyun, fiziksel aktivitelerde bulunun, stresten kaçının, bol sıvı alın ve iyi beslenin &lt;br /&gt;      Bu hastalıkla kontamine olmuş olabilecek yüzeylere temas etmekten kaçının.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-2214007857434360630?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/2214007857434360630/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/11/turkiye-ve-dunyada-h1n1-virusunde-son.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2214007857434360630'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2214007857434360630'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/11/turkiye-ve-dunyada-h1n1-virusunde-son.html' title='Türkiye Ve Dünyada H1N1 Virüsünde Son Durum'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Sv5ysae06lI/AAAAAAAAAG4/fgD8Ez8PzKE/s72-c/h1n1-domuz-gribi-japonya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-1009147034938503404</id><published>2009-11-07T00:50:00.000-08:00</published><updated>2009-11-07T00:57:32.299-08:00</updated><title type='text'>Bitlis Polis Meslek Yüksekokulu Açıldı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SvU2dQ7U9zI/AAAAAAAAAGw/s6Vjtk3nRWQ/s1600-h/k20090716151608y6apohi3mqrsclg9t8x075jkb4nuvzf2w1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 193px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SvU2dQ7U9zI/AAAAAAAAAGw/s6Vjtk3nRWQ/s320/k20090716151608y6apohi3mqrsclg9t8x075jkb4nuvzf2w1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401283204488689458" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bitlis Pmyo bu yıl eğitim-öğretime başladı.Geçen yılı 10 farklı okulda geçiren 2. sınıf(8.Dönem) öğrencileri bu yıl 24 Ekim itibariyle eğitime başladı. Şimdi ise yeni gelecek olan 1. sınıf(9. Dönem) kardeşlerimizi bekliyoruz.Okul şu anda Türkiye'nin en büyük ve en güzel okulu ve eksikleri bittiği zaman içinden çıkılmak istenmeyecek bir yer olacak.Ama tek kötü tarafı var o da yer itibariyle 4 dağın arasında Bitlis-Tatvan arasında olan Rahvaa ovasında bulunması başka bir problemi yok.Ve son olarak söyleyeceğim okulumuz her geçen gün daha iyiye gidiyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-1009147034938503404?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/1009147034938503404/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/11/bitlis-polis-meslek-yuksekokulu-acld.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1009147034938503404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1009147034938503404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/11/bitlis-polis-meslek-yuksekokulu-acld.html' title='Bitlis Polis Meslek Yüksekokulu Açıldı'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SvU2dQ7U9zI/AAAAAAAAAGw/s6Vjtk3nRWQ/s72-c/k20090716151608y6apohi3mqrsclg9t8x075jkb4nuvzf2w1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-7070737835801236247</id><published>2009-10-18T07:57:00.000-07:00</published><updated>2009-10-21T05:40:35.511-07:00</updated><title type='text'>2011’de nüfus sayımı yapılacak</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StstL9ne-kI/AAAAAAAAAGo/oPcnOK7HJto/s1600-h/2011de-nufus-sayimi-yapilacak.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 177px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StstL9ne-kI/AAAAAAAAAGo/oPcnOK7HJto/s320/2011de-nufus-sayimi-yapilacak.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393954662248282690" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, 2011’de nüfus sayımı yapılacağını açıkladı. Bu sefer nüfusun yanı sıra konutlar da kayıtlara geçecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takvim - Yılmaz, "Sayımı, insanları evlere hapsederek değil tamamen modern tekniklerle yapacağız" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun için tüm hazırlıkların devam ettiğini belirten Bakan Yılmaz, şunları kaydetti: "Öncelikle Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi’ne göre belirlenmiş hanelere mektup göndermek suretiyle bilgi istenecek. Alınamayan sonuçlar varsa orada kurumumuz devreye girip, eksikleri tamamlayacak. Ayrıca 3-4 aya yayılacak ve 400-500 bin insanı kapsayacak daha ayrıntılı bir anket çalışması da yapılacak. Böylece, örnekleme metoduyla nüfusumuzun profili de ortaya çıkarılacak."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-7070737835801236247?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/7070737835801236247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/2011de-nufus-saym-yaplacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7070737835801236247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7070737835801236247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/2011de-nufus-saym-yaplacak.html' title='2011’de nüfus sayımı yapılacak'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StstL9ne-kI/AAAAAAAAAGo/oPcnOK7HJto/s72-c/2011de-nufus-sayimi-yapilacak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-2159587636443206430</id><published>2009-10-18T07:55:00.000-07:00</published><updated>2009-10-21T05:42:19.552-07:00</updated><title type='text'>NASA, Ay’ı 2. kez vurdu</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StsskSQIxVI/AAAAAAAAAGg/0IdEXGag4fY/s1600-h/NASA-Ayi-2-kez-vurdu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 234px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StsskSQIxVI/AAAAAAAAAGg/0IdEXGag4fY/s320/NASA-Ayi-2-kez-vurdu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393953980592735570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ABD’nin Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi, su bulma umuduyla Ay’ın güney kutbunu vurdu. Uydu ikiye ayrılarak, Ay’a çarptı, 1,5 km yüksekliğinde kaya-toz bulutu püskürttü. Ayda suyun bulunabilmesi neden önemli?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AA - NASA’nın ’’Lunar Crater Observation and Sensing Satellite: Ay Krater Gözlem ve Optik Algı Uydusu - LCROSS’’ adlı aracı, ikiye ayrılarak, birkaç dakika arayla Ay’a çarptı, 1,5 km yüksekliğinde kaya-toz bulutu püskürttü.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;79 milyon dolarlık uzay ’’Centaur’’ roketinin ilkönce üst katı güney kutbundaki Cabeus kraterine çarptı. Bunun ardından enkaz bulutunun üzerinde uçacak LCROSS’un geriye kalan parçası, bunları toplayıp analiz edecek ve saatte 8 bin km hızla Ay’a çarpmadan önce su izlerini araştıracak. Lunar Reconnaissance Orbiter (Ay Yörünge Keşif Aracı) aygıtı da denemenin 80 km üzerinden bilgi topluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Araştırmayı yürüten California Ames Mountain View Gözlemevi’ne bağlı astronomi uzmanları Anthony Colaprete, Alan Stern ve Peter Schultz, denemenin ilk safhasının başarılı olduğunu söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya ve uzaydaki teleskoplar çarpışma anını izledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay’da su olduğu daha önceki araştırmalarda belirlenmesine karşın, bu ’’bombardımanla’’ suyun keşfi burada kalıcı bir üs kurmak olasılığını artıracak.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-2159587636443206430?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/2159587636443206430/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/nasa-ay-2-kez-vurdu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2159587636443206430'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2159587636443206430'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/nasa-ay-2-kez-vurdu.html' title='NASA, Ay’ı 2. kez vurdu'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StsskSQIxVI/AAAAAAAAAGg/0IdEXGag4fY/s72-c/NASA-Ayi-2-kez-vurdu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6159827349599109437</id><published>2009-10-18T07:53:00.000-07:00</published><updated>2009-10-21T05:41:54.625-07:00</updated><title type='text'>Türk silahları dünya pazarında</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StssUeInhOI/AAAAAAAAAGY/7vk3zgyc6UI/s1600-h/Turk-silahlari-dunya-pazarinda.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 182px; height: 182px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StssUeInhOI/AAAAAAAAAGY/7vk3zgyc6UI/s320/Turk-silahlari-dunya-pazarinda.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393953708904514786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Modernize edilen tesislerinde üretimini yaptığı çeşitli silah tipleri ile, dünya silah pazarında iddialı konuma gelen Makina ve Kimya Endüztrisi Kurumunun (MKEK), yurt dışına yönelik tanıtım faaliyetleri sürüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AA - Geçtiğimiz günlerde Londra’da düzenlenen Defence Systems and Eguipment International 2009 fuarında MKEK üretimi silahlara gösterilen yoğun ilgi beraberinde de silah taleplerini getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son yıllarda sürdürülen etkin yurt dışı pazarlama sonrasında ürünleri de pazarlarda kabul gören MKEK, bu fuarda da önemli düzeylerde sipariş alma imkanı bulabildi. Kurum tarafından yapılan açıklamada, fuar süresince yapılan görüşmelerde kurumun çok sayıda ülke ve firma ile silah ihracatına yönelik bağlantı yaptığı bildirildi.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;TANITIM FAALİYETLERİ SÜRECEK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MKEK’ye bağlı tesislerde üretilen silahların yurt dışı pazarlarda etkin olarak tanıtılması, diğer ülkelerin savunma sanayi firmaları ile işbirliği imkanlarının araştırılması ve silah - mühimmat sistemlerindeki gelişmelerin daha yakından izlendiği benzer organizasyonların önümüzdeki dönemlerde de sürdürülmesi planlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savunma sanayine dönük yatırımlara ağırlık veren MKEK Genel Müdürlüğünün önümüzdeki yıllarda toplam askeri silah ve mühimmat ihracatının 50 milyon dolar düzeyine çıkarılması hedefleniyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MKEK ürünlerinin dış pazar bulduğu DSEI savunma sanayi fuarı 11-14 Eylül 2009 tarihleri arasında Londrda’da yapılmış ve fuara 40 farklı ülkeden toplam 1.350 savunma sanayi şirketi katılmıştı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6159827349599109437?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6159827349599109437/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/turk-silahlar-dunya-pazarnda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6159827349599109437'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6159827349599109437'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/turk-silahlar-dunya-pazarnda.html' title='Türk silahları dünya pazarında'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StssUeInhOI/AAAAAAAAAGY/7vk3zgyc6UI/s72-c/Turk-silahlari-dunya-pazarinda.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-2336956960336700775</id><published>2009-10-18T07:51:00.000-07:00</published><updated>2009-10-21T05:38:13.498-07:00</updated><title type='text'>Azerilerden büyük Türkiye ayıbı!</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StsruZTM-8I/AAAAAAAAAGQ/jj1bapM9ea0/s1600-h/105769.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 190px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StsruZTM-8I/AAAAAAAAAGQ/jj1bapM9ea0/s320/105769.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393953054771706818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Amaçları sadece işgal altındaki ata topraklarını kurtarmaktı. Şehit düştüler ama Azeriler bugün bakın ne yaptı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azerbaycan'ın başkenti Bakü'deki bir anıtta Türkiye bayrakları indirildi. İktidarı suçlayan Azeri muhalefeti ise olaya tepki gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azerbaycan'ın başkenti Bakü'yü 1918 yılında Ermeni-Bolşevik işkalinden kurtarırken şehit düşen Türk İslam ordusu askerlerinin anısına dikilen anıttaki bayrakların inmesi muhalefet partilerinin tepkisine yol açtı.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Azerbaycan parlamentosu yakınlarında bulunan mozolenin bayraksız görüntülerini yayımlayan yerel ‘ANS’ televizyonu yönetimden bu konuda hiçbir açıklama gelmediğine dikkat çekerek, kararın anıtın hemen yanıbaşındaki meydanda süren tamirat çalışmaları nedeniyle verilmiş olabileceğini kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhalif Müsavat partisi ise Türk bayraklarının çıkarılması olayını kınayarak, “Bakü yönetiminin bu adımı sadece Ankara hükumetine karşı değil, tüm Türkiye’ye yönelik bir faaliyetdir. İkili ilişkilerdeki gerginlik bile bu denli ciddi siyasi hataların yapılması için neden olamaz” açıklamasında bulundu.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-2336956960336700775?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/2336956960336700775/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/azerilerden-buyuk-turkiye-ayb.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2336956960336700775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2336956960336700775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/azerilerden-buyuk-turkiye-ayb.html' title='Azerilerden büyük Türkiye ayıbı!'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StsruZTM-8I/AAAAAAAAAGQ/jj1bapM9ea0/s72-c/105769.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-8850423084466844393</id><published>2009-10-18T07:44:00.000-07:00</published><updated>2009-10-21T05:37:09.014-07:00</updated><title type='text'>ABD'den Türkiye - İsrail Krizine Tepki</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StsqTtqyCkI/AAAAAAAAAGI/16WFzmoIfMA/s1600-h/abd-den-turkiye-israil-krizine-tepki_o.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StsqTtqyCkI/AAAAAAAAAGI/16WFzmoIfMA/s320/abd-den-turkiye-israil-krizine-tepki_o.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393951496871217730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ABD, Türkiye'nin "Anadolu Kartalı" Tatbikatını Erteleme Kararını "Uygunsuz" Olarak Nitelendirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ABD, Türkiye'nin "Anadolu Kartalı" tatbikatını erteleme kararını "uygunsuz" olarak nitelendirdi. &lt;br /&gt;ABD Dışişleri Bakanlığı Sözücü Philip Crowley, dün düzenlediği haftalık basın bilgilendirme toplantısında, konuyla ilgili bir soruyu da yanıtladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlığın internet sitesinde yer alan basın toplantısı dökümüne göre, soruyu soran muhabirin tatbikatın iptal olduğu ima etmesi üzerine Crowley bunu düzelterek, bildiği kadarıyla tatbikatın iptal edilmediğini, ertelendiğini ifade etti. &lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;SON DAKİKA KARARI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Crowley, "Eğer bu, bir devletin katılım için davet edilmesinin ardından son dakikada [tatbikattan] geri çekilmesi meselesiyle, o zaman bir tatbikattan bir ülkenin son dakikada bu şekilde çıkartılmasının uygunsuz olduğunu düşünüyoruz" dedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamasında ülke adı telaffuz etmeyen Crowley, muhabirin ısrarlı soruları üzerine "Evet, bu ülke İsrail" yanıtını verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, 12-23 Ekim tarihleri arasında yapılması planlanan Anadolu Kartalı tatbikatının uluslararası safhasını ertelemeye ve bunu milli bir tatbikat olarak gerçekleştirmeye karar verdi. Bu karar, İsrail'in tepkisine neden oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail basını, Türkiye'nin Tel Aviv'den tatbikata katılmamasını talep ettiğini, bunun üzerine İtalya ve ABD'nin de tepki olarak tatbikattan çekilmeleri üzerine erteleme kararının geldiğini öne sürmüştü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERMENİSTAN PROTOKOLLERİ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Crowley, toplantıda ayrıca Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin normalleştirilmesi amacıyla imzalanan protokollerle ilgili bir soruyu da yanıtladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Crowley, Washington'ın her iki ülkeden beklentilerinin sorulması üzerine, "İmzalanmasının ardından parlamentoların da onaylamasını ve hem sınırın açılması hem de ilişkilerin normalleşmesi için ilerleme kaydedilmesini umuyoruz" yanıtını verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin normalleşmesi sürecini bir takvime ve yapıya bağlayan protokoller geçen hafta içinde imzalandı. Protokollerin önümüzdeki hafta içerisinde onay için ülke parlamentolarına sunulması amaçlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-8850423084466844393?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/8850423084466844393/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/abdden-turkiye-israil-krizine-tepki.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/8850423084466844393'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/8850423084466844393'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/abdden-turkiye-israil-krizine-tepki.html' title='ABD&apos;den Türkiye - İsrail Krizine Tepki'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StsqTtqyCkI/AAAAAAAAAGI/16WFzmoIfMA/s72-c/abd-den-turkiye-israil-krizine-tepki_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-4899250766442201867</id><published>2009-10-18T07:40:00.000-07:00</published><updated>2009-10-21T05:36:30.563-07:00</updated><title type='text'>TÜRKİYE-İsrail Krizi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StspwIZnuDI/AAAAAAAAAGA/Tr5yYqXQu5s/s1600-h/abd-den-turkiye-israil-krizine-tepki_o.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 250px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StspwIZnuDI/AAAAAAAAAGA/Tr5yYqXQu5s/s320/abd-den-turkiye-israil-krizine-tepki_o.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393950885571704882" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Gazze operasyonu nedeniyle bozulan Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilerde yaşanan yeni sorun gerginliğin ilk kez sözlerden eyleme geçtiği yorumlarına neden oluyor. İşte gerilen o ilişkinin perde arkası:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’nin, bu hafta için planlanan “Anadolu Kartalı” tatbikatını iptal etmesinin ardından İsrail Dışişleri Bakanlığından uyarı geldi: “Ankara’nın bu adımı NATO, Avrupa ve Amerika’nın çıkarlarını da etkileyecek"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon, Türkiye’nin İsrail hava kuvvetlerinin de katılacağı uluslararası hava tatbikatını ertelemesiyle ilgili olarak, “Ankara’nın bu adımının NATO, Avrupa ve Amerika’nın çıkarlarını da etkileyeceğini” söyledi. &lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Ayalon, İsrail radyosuna yaptığı açıklamada, İsrail için en iyi yolun, bu konuda Türk tarafı ile görüşecek olan Amerika’nın başını çekeceği bir NATO koalisyonu içinde hareket etmek olacağını ifade etti.  “Olaya başımızı eğmeden, dikkatli bir biçimde bakmamız gerekir” diyen Ayalon, Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de Ortadoğu’da önemli bir stratejik ülke olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ERTELEME GEREKÇESİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan Yediot gazetesince yayımlanan habere göre,  İsrail’in Ankara Büyükelçiliği Sözcüsü Amit Zarouk tatbikatın iptal edildiğini doğrularken kararın, sadece bu defa için mi, yada sonraki yıllar için de geçerli olup olmadığının bilinmediğini söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Habere göre, İsrailli askeri yetkililer de, “Türkiye’nin, tatbikatı, ABD’nin İsrail’in dışlanması halinde katılmayacağını söylemesi üzerine iptal ettiği”ni öne sürdüler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, Jerusalem Post’a konuşan  İsrailli askeri yetkililer ise, Türkiye’nin “Anadolu Kartalı”nın iptal edildiğini, İsrail’e geçen hafta bildirdiğini belirttiler. Aynı yetkililer, Türkiye’nin, gerekçe olarak da İsrail’in, tatbikata göndereceği uçakların, “Gazze Operasyonu sırasında Hamas hedeflerini bombalamış olması olasılığını” gösterdiğini de kaydettiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gazede, “Anadolu Kartalı” ilk olarak Türkiye, İsrail ve ABD’nin katılımıyla 2001 yılında icra edildiğini, İsrail’in tatbikatta son olarak Eylül 2008’de yer aldığı ancak İsrailli uçakların, iki ülke arasında yükselen gerginlikler nedeniyle Gazze operasyonundan bu yana Türkiye’de uçmadığını kaydetti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, Jerusalem Post, geçen Haziran ayında gerçekleştirilen “Anadolu Kartalı” tatbikatında İsrail’in bulunmamasının Türkiye’de yankı yarattığını, bunun üzerine İsrail silahlı kuvvetlerinin, Ekim’deki tatbikata katılacaklarını söylediklerini anımsattı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-4899250766442201867?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/4899250766442201867/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/turkiye-israil-krizi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4899250766442201867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4899250766442201867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/turkiye-israil-krizi.html' title='TÜRKİYE-İsrail Krizi'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/StspwIZnuDI/AAAAAAAAAGA/Tr5yYqXQu5s/s72-c/abd-den-turkiye-israil-krizine-tepki_o.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-5016214679717760653</id><published>2009-10-18T07:36:00.000-07:00</published><updated>2009-10-21T05:35:42.363-07:00</updated><title type='text'>Türk-Ermeni Protokolü</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Stsogj0gQZI/AAAAAAAAAF4/C36MGDCK57c/s1600-h/turkiye_ermenistan.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 256px; height: 192px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Stsogj0gQZI/AAAAAAAAAF4/C36MGDCK57c/s320/turkiye_ermenistan.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393949518542684562" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türkiye ile Ermenistan diplomatik ilişkilerin kurulması ve sınırların açılmasını öngören iki protokol imzaladı. İki protokolün altı hafta içinde her iki ülkenin parlamentosunun onayına sunulacağı belirtildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye ve Ermenistan, İsviçre'nin arabuluculuğuyla “Diplomatik İlişkilerin Tesisi ile “İkili İlişkilerin Geliştirilmesi Protokolü”nün imzalanması konusunda mutabakata vardılar. Türkiye ve Ermenistan Dışişleri Bakanlıkları ile İsviçre Federal Dışişleri Bakanlığı'nın ortak basın açıklamasında, siyasi istişarelerin 6 hafta içinde tamamlanacağı, bunu takiben iki protokolün her iki parlamentonun onayına sunulacağı belirtildi.&lt;br /&gt;Bu protokollerle Ermenistan'la diplomatik ilişki kurulması ve sınırların açılması bir takvime bağlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;Diplomatik İlişkilerin tesisi ile ilgili Protokolde kritik paragraf şöyle;“İki ülke, eşitlik, egemenlik, üçüncü ülkelerin içişlerine karışmama, toprak bütünlüğü ve sınırların dokunulmazlığı prensiplerine hem ikili ilişkilerinde, hem de uluslar arası ilişkilerinde uymayı yeniden taahhüt ederler.” &lt;br /&gt;Protokolün bir diğer maddesinde ise, şöyle deniyor;“ İki taraf bu protokolün imzalandığı gün diplomatik ilişkileri düzenleyen 1961 tarihli Viyana protokolü çerçevesinde diplomatik ilişki kurmaya ve karşılıklı diplomatik misyonlar oluşturmaya anlaşmışlardır…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin geliştirilmesi ile ilgili protokolde yer alan en dikkat çekici madde: Protokoklün yürürlüğe girmesinden sonra iki ay içinde sınırların açılmasını öngören madde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Protokollerin ekinde yer alan takvimde ise, Türkiye ile Ermenistan arasında atılacak adımlar ve bunların zamanlaması kesin bir şekilde belirtiliyor.  &lt;br /&gt;Takvimde yer alan kritik maddeler ise şöyle: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madde 1 - Ortak sınırın açılması: Ermenistan Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin geliştirilmesiyle ilgili Protokol'ün yürürlüğe girmesinden 2 ay içinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Madde 5 ) Aşağıdaki alt komisyonlarının faaliyete geçmesi: hükümetler arası komisyonun ilk toplantısından en geç bir ay içinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- SİYASİ İSTİŞARE HAKKINDA ALT KOMİSYON&lt;br /&gt;- ULAŞTIRMA, İLETİŞİM VE ENERJİ ALTYAPILARI VE ŞEBEKELERİ HAKKINDA ALT KOMİSYON&lt;br /&gt;- HUKUKİ MESELELER HAKKINDA ALT KOMİSYON&lt;br /&gt;- BİLİM VE EĞİTİM HAKKINDA ALT KOMİSYON&lt;br /&gt;- TİCARET, TURİZM VE EKONOMİK İŞBİRLİĞİ HAKKINDA ALT KOMİSYON&lt;br /&gt;- ÇEVRE MESELELERİ HAKKINDA ALT KOMİSYON VE&lt;br /&gt;- ERMENİ, TÜRK, İSVİÇRELİ VE AYRICA DİĞER ULUSLARARASI UZMANLARIN DA YER ALACAĞI, MEVCUT SORUNLARIN TANIMLANMASI İÇİN TARİHİ KAYITLARIN VE ARŞİVLERİN TARAFSIZ VE BİLİMSEL BİR BİÇİMDE İNCELENMESİNİ DE İÇERECEK İKİ TOPLUM ARASINDA KARŞILIKLI OLARAK GÜVENİN KURULMASINI AMACIYLA DİYALOĞUN TAHSİSİNİ KURMAK İÇİN TARİHSEL BOYUT HAKKINDA ALT KOMİSYON&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-5016214679717760653?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/5016214679717760653/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/turk-ermeni-protokolu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5016214679717760653'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5016214679717760653'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/turk-ermeni-protokolu.html' title='Türk-Ermeni Protokolü'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Stsogj0gQZI/AAAAAAAAAF4/C36MGDCK57c/s72-c/turkiye_ermenistan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-7289854779455317480</id><published>2009-10-18T07:33:00.000-07:00</published><updated>2009-10-21T05:31:02.593-07:00</updated><title type='text'>Türkiye-Suriye Arasında Uygulanan Vize Uygulaması Kaldırıldı</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Stsnu2UzTvI/AAAAAAAAAFw/hIuYyi9HQow/s1600-h/suriyevizekuc.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 151px; height: 78px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Stsnu2UzTvI/AAAAAAAAAFw/hIuYyi9HQow/s320/suriyevizekuc.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393948664516529906" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye ile Suriye arasındaki tüm vizelerin kaldırılması karar verildiğini söyledi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye ile Suriye önemli bir anlaşmaya imza attı. Başbakanlık Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleştirilen törende Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Suriyeli mevkidaşı Velid Muallim, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Anlaşması'na imza attı. Daha önce Türkiye ve Irak arasında yapılan Yüksek Düzeyli Startejik İşbirliği Konseyi Anlaşması bu sefer Türkiye ile Suriye arasında imzaladı. Bu anlaşma iki ülkenin başbakanları eşbaşkanlığında ilgili bakanlıkların bir araya gelerek işbirliğini geliştirmeyi amaçlıyor. Anlaşma gereği 6 ayda bir ilgili bakanların bir araya gelerek değerlendirme yapması kararlaştırıldı. Bu anlaşmanın iki ülke arasındaki işbirliğinden entegrasyona geçişin ilk adımı olduğu belirtiliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;İmza törenin ardından açıklama yapan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, iki ülke arasındaki tüm vizelerin kaldırılmasına karar verildiğini söyledi. Davutoğlu, "İki ülke vatandaşları bugünden itibaren vizesiz ziyaret edebilecektir. Bu ilişkilerimizin ulaştığı seviyeyi gösteren çok önemli bir göstergedir. Alınan karar, iki ülke arasındaki karşılıklı güvenin bir göstergesidir. Gelecek nesillere büyük bir hediyedir." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-7289854779455317480?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/7289854779455317480/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/turkiye-suriye-arasnda-uygulanan-vize.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7289854779455317480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7289854779455317480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/10/turkiye-suriye-arasnda-uygulanan-vize.html' title='Türkiye-Suriye Arasında Uygulanan Vize Uygulaması Kaldırıldı'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Stsnu2UzTvI/AAAAAAAAAFw/hIuYyi9HQow/s72-c/suriyevizekuc.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-5494839706129478896</id><published>2009-09-21T03:40:00.000-07:00</published><updated>2009-09-21T03:55:10.828-07:00</updated><title type='text'>Son 5 Yılın En İyi Fotoğrafları</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SrdYnkX-plI/AAAAAAAAAFI/gDvdYFX29kI/s1600-h/4103_0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SrdYnkX-plI/AAAAAAAAAFI/gDvdYFX29kI/s320/4103_0.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383869316347110994" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2004 Arko DattaHint &lt;br /&gt;kadın, tsunami faciasında ölen yakını için ağlıyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SrdY7CP7gxI/AAAAAAAAAFQ/Cug0G2BMgVs/s1600-h/106907_0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SrdY7CP7gxI/AAAAAAAAAFQ/Cug0G2BMgVs/s320/106907_0.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383869650783929106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2005 Finbarr O'Reilly &lt;br /&gt;Kanadalı fotoğrafçı Finbarr O'Reilly,objektifini 1 Ağustos'ta Nijerya'da bir anneye yöneltti. Anne ve çocuğunun acil beslenme merkezindeki durumu her şeyi anlatıyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SrdZUnFM_LI/AAAAAAAAAFY/GmvtYqJMxIk/s1600-h/106908_0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SrdZUnFM_LI/AAAAAAAAAFY/GmvtYqJMxIk/s320/106908_0.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383870090167778482" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2006 Spencer Platt&lt;br /&gt;Beyrut'ta İsrail tarafından bombalanmış bir sokağı, ilk ateşkesin ardından, üstü açık bir otomobilde pahalı giysiler içinde gezen gençler karmaşa ve savaşı görüyorlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SrdZqjKEgSI/AAAAAAAAAFg/ZD0lGUBZ28c/s1600-h/106909_0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SrdZqjKEgSI/AAAAAAAAAFg/ZD0lGUBZ28c/s320/106909_0.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383870467071574306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2007 Tim Hetherington &lt;br /&gt;İngiliz foto muhabiri Tim Hetherington'ın Afganistan'da çektiği bu fotoğrafta sığınakta yorgun düşmüş Amerikan askeri görülüyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SrdZ_VtpJrI/AAAAAAAAAFo/kgclqaGKIyw/s1600-h/106910_0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 213px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SrdZ_VtpJrI/AAAAAAAAAFo/kgclqaGKIyw/s320/106910_0.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5383870824239933106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2008 Anthony Suau&lt;br /&gt;Amerikalı Anthony Suau'nun Cleveland kentinde kredi borçlarını ödeyemediği için boşaltılmak zorunda olan bir evde silahlı bir polisin yaptığı arama ekonomik krizi çok iyi anlatıyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-5494839706129478896?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/5494839706129478896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/09/son-5-yln-en-iyi-fotograflar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5494839706129478896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5494839706129478896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/09/son-5-yln-en-iyi-fotograflar.html' title='Son 5 Yılın En İyi Fotoğrafları'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SrdYnkX-plI/AAAAAAAAAFI/gDvdYFX29kI/s72-c/4103_0.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-997596489199496522</id><published>2009-08-30T08:08:00.000-07:00</published><updated>2009-08-30T08:13:30.271-07:00</updated><title type='text'>30 Ağustos Zafer Bayramı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpqXCHxFseI/AAAAAAAAAFA/HwBPa8RCq_Y/s1600-h/30Agustos.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 242px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpqXCHxFseI/AAAAAAAAAFA/HwBPa8RCq_Y/s320/30Agustos.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375775167920583138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Istanbul'da 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamaları&lt;br /&gt;30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 87. yıldönümü kutlamaları kapsamında Taksim Cumhuriyet Anıtı'nda tören düzenlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 87. yıldönümü kutlamaları kapsamında Taksim Cumhuriyet Anıtı'nda tören düzenlendi. Tören nedeniyle Taksim ve civarında yoğun güvenlik önlemleri alındı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Taksim'deki tören, İstanbul Valisi Muammer Güler, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin ile komutanlar ve askeri personelin yerlerini alması ile başladı. Anıta çelenk konulmasının ardından saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı törene vatandaşların da yoğun ilgi gösterdikleri görüldü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Törende Anıt Özel Defteri'ni imzalayan Orgeneral Hasan Iğsız, ardından deftere yazdıklarını okudu. Iğsız, deftere şunları yazdı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Türk Silahlı Kuvvetlerimizin bir bütün olarak eşsiz önderliğinizde gerçekleştirdiği zaferin 87. yıldönümü münasebetiyle minnet ve şükran duyguları ile huzurundayız. Türk ordusu, geçmişte çok zor şartlar altında yurdunu ve ulusunu düşman işgalinden kurtardığı gibi bugün de aynı arzu ve kararlılıkla çağın gereklerine uygun olarak Türkiye Cumhuriyeti'ni her türlü tehlikeye karşı korumak ve kollamak adına görevinin başındadır. Atatürkçülük ilkesini benimseyerek görevini yapan Türk Silahlı Kuvvetleri olarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;huzurunda saygı ile eğiliyor, şükran, minnet ve saygı ile anıyoruz." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Iğsız, Taksim'deki törenin ardından Harbiye Orduevi'nde tebrikleri kabul etti. Taksim Cumhuriyet Anıtı'ndaki tören sırasında çevredeki otellerden birinde kalan bir turistin yarı çıplak şekilde balkona çıkarak, tören alanını görüntülemeye çalışması ise ilginç bir görüntü oluşturdu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-997596489199496522?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/997596489199496522/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/08/30-agustos-zafer-bayram.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/997596489199496522'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/997596489199496522'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/08/30-agustos-zafer-bayram.html' title='30 Ağustos Zafer Bayramı'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpqXCHxFseI/AAAAAAAAAFA/HwBPa8RCq_Y/s72-c/30Agustos.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-1456234720469759162</id><published>2009-08-30T08:00:00.000-07:00</published><updated>2009-08-30T08:07:50.116-07:00</updated><title type='text'>Piyasaların Yeni Korkusu</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpqVv14F2JI/AAAAAAAAAE4/PwR6uoZbctI/s1600-h/kriz1_detay.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 229px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpqVv14F2JI/AAAAAAAAAE4/PwR6uoZbctI/s320/kriz1_detay.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375773754368841874" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Piyasaları şimdi de bu korku sardı.&lt;br /&gt;Piyasalar gelen iyi verilere rağmen çalkalanmaya devam ediyor. Piyasa uzmanları bankalarda sıkıntı bitmedi diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veriler umut verse de açıklamalar ürkütmeye devam ediyor. Makro düzeyde gelen aylık veriler dünya ekonomilerinde en kötünün geride kaldığına dair inancı kuvvetlendiriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu karşılık sektör uzmanları sert bir dip yeniden gelecek uyarısını ard arda yapıyor. En önemli sıkıntı hala finans sektöründe. Bankacılık sistemi krizi atabilmiş değil. ABD’de FDIC her hafta arka arkaya yerel bankaları bünyesine geçtiği açıklamasını yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bankacılık sistemine dair ürkütücü açıklamalara bir yenisi dana eklendi. ABD bankacılık sistemi 1000 bankayı iki yıl içinde sistemden silecek. Bu açıklama BankUnited analistlerinden John Kanas’a ait.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 yılının başından beri 81 bankanın battığın hatırlatan Kanas, bu rakamın her gün biraz daha şyükseleceğini belirtti. Batan yerel bankaların pek çoğunun ismi bile duyulmamış küçük bankalar diyen Kanas, çok sayıda küçük şirketin batmasını bu durumu tetiklediğini belirtti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-1456234720469759162?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/1456234720469759162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/08/piyasalarn-yeni-korkusu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1456234720469759162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/1456234720469759162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/08/piyasalarn-yeni-korkusu.html' title='Piyasaların Yeni Korkusu'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpqVv14F2JI/AAAAAAAAAE4/PwR6uoZbctI/s72-c/kriz1_detay.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-4516316925099243392</id><published>2009-08-24T04:16:00.000-07:00</published><updated>2009-08-24T04:31:11.487-07:00</updated><title type='text'>Kainat(Miss Universe) Güzellik Yarışması</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpJ3QrYuBHI/AAAAAAAAAEY/vORCDbojigI/s1600-h/73e29ccc-8ce8-4b2f-bc0b-9a176ef8984e.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 260px; height: 228px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpJ3QrYuBHI/AAAAAAAAAEY/vORCDbojigI/s320/73e29ccc-8ce8-4b2f-bc0b-9a176ef8984e.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373488433814439026" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türk güzeller dereceye giremedi &lt;br /&gt;2009'un Kainat Güzeli geçen yıl olduğu gibi yine Venezuela'dan. Bahamalar'da gerçekleştirilen güzellik yarışmasında Türkiye'yi temsil eden Senem Kuyucuoğlu dereceye giremedi. Belçika adına yarışan Zeynep Sever ise ilk 15'e kaldı.&lt;br /&gt;Yapımcılığını Donald J. Trump ve NBC Televizyonu’nun üstlendiği “58. Kainat Güzellik Yarışması”nda (Miss Universe 2009) Türkiye’yi Kral TV’nin düzenlediği “Miss Turkey 2009”da ikinci seçilen 19 yaşındaki Senem Kuyucuoğlu temsil etti.&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpJ51-tdF2I/AAAAAAAAAEw/7DbBO7Sh2EE/s1600-h/ads%C4%B1z.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 218px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpJ51-tdF2I/AAAAAAAAAEw/7DbBO7Sh2EE/s320/ads%C4%B1z.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373491273680099170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpJ45Dw1HeI/AAAAAAAAAEg/AIbqrJPV8ms/s1600-h/n686400772_1188480_1151.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 214px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpJ45Dw1HeI/AAAAAAAAAEg/AIbqrJPV8ms/s320/n686400772_1188480_1151.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5373490227064413666" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyanın en güzel kızları bu yıl Bahamalar’da buluştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sunuculuğunu Bill Bush ve Claudia Jordan üstlendiği geceye dünya yıldızları Flo Rida, Heidi Montag, David Guetta ve Kelly Rowland performanslarıyla renk kattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki saat süren canlı yayın boyunca 83 güzel mayolu ve gece kıyafetli jüri karşısına çıktı. Ardından güzeller soru cevap bölümüyle birlikte toplam 3 kategoride gösterdikleri performansa göre değerlendirildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışmaya katılan 83 güzelin sayısı önce 15'e indirildi. Türkiye'yi temsil eden Senem Kuyucuoğlu ilk 15'e kalamazken, Belçika adına yarışan Türk kızı Zeynep Sever 15 güzelden biri oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15 güzel arasından da 5 güzel seçildi ve ardından yarışmanın en heyecanlı dakikaları başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışmanın birincisi Venezuela'dan Stefania Fernandez oldu. İkinci Dominik cumhuriyeti, üçüncü de Kosova güzeli seçildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahamalar'ın Paradise adasında yapılan yarışmayı kazanan 18 yaşındaki esmer güzeli Fernandez, uluslararası yarışmayı kazanan 6. Venezuelalı oldu. Yarışmayı kazanan 58. kişi olan Fernandez, Kainat Güzeli tacını yine Venezuelalı olan geçen yılın güzeli Dayana Mendoza'dan aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışmada Çin güzeli Wang Jingyao sempati, Tayland güzeli ise fotojeni güzeli seçildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 Kainat Güzeli (Miss Turkey 2009) kazandığı çeşitli ödüllerin yanısıra yıl boyuncu HIV virüsü ve AIDS’le mücadele savunuculuğunu yürüterek eğitim ve araştırmaların yaygınlaşması ve yasal düzenlemelere katkı sağlamak için çalışacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-4516316925099243392?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/4516316925099243392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/08/kainatmiss-universe-guzellik-yarsmas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4516316925099243392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4516316925099243392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/08/kainatmiss-universe-guzellik-yarsmas.html' title='Kainat(Miss Universe) Güzellik Yarışması'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SpJ3QrYuBHI/AAAAAAAAAEY/vORCDbojigI/s72-c/73e29ccc-8ce8-4b2f-bc0b-9a176ef8984e.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6705071950537568396</id><published>2009-08-10T05:31:00.000-07:00</published><updated>2009-08-10T05:44:52.342-07:00</updated><title type='text'>Güney Akım Projesi'nde Son Aşama</title><content type='html'>"TÜRKİYE GÜNEY AKIM'DA ORTAK DEĞİL, EVSAHİBİ!.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Nabucco'nun rakibi gibi görülen Güney Akım'a Karadeniz'deki münhasir ekonomi bölgesinden geçmesine ilişkin çalışmalara izin verilmesinin yankıları sürüyor &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  ANKARA - Rusya Başbakanı Vladimir Putin'in Ankara ziyareti sırasında Türk hükümetinin, Nabucco'nin rakibi gibi görülen Güney Akım'a "yeşil ışık" yakmasının yurt içinde ve yurt dışında yankıları sürerken Ankara'da Türkiye'nin Nabucco ortağı olduğuna işaret edilerek, "Türkiye'nin Güney Akım projesi ile ilgisi ise, boruhattının geçişine ilişkin çalışmalara izin vermekten ötesine gitmiyor. Ortak olması söz konusu değil" diye vurgulanıyor. Bu arada,  Ankara'nın Güney Akım'a izin vererek Rusya'nın Samsun-Ceyhan projesine angaje olması, Ceyhan'da bir Rus refinerisinin inşa edilmesi gibi kazançlar elde ettiğine dikkat çekilerek "Bu bir pakettir" deniliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vladimir Putin'in Ankara ziyareti sırasında enerji alanında imzalanan anlaşmaların gerek yurt içinde gerek yurt dışında yankısı büyük oldu. Bu çerçevede, en çok üzerinde durulan konulardan biri, 13 Temmuz'da Nabucco Hükümetlerarası Anlaşmasına imza atan Türkiye'nin bir ay geçmeden bu projenin rakibi olarak görülen Rusya'nın Güney Akım gaz boruhattı için münsahir ekonomik bölgesinin kullanılmasına izin vermesi oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"TÜRKİYE'NİN GÜNEY AKIM GAZINA İHTİYACI YOK"-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çerçevede Ankara'da özellikle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Nabucco ve Güney Akım'ın "rakip" projeleri gibi görmedikleri açıklamalarına işaret ediliyor. Projenin Türkiye'nin transit ülke konumunu güçlendireceği vurgulanan Ankara'da Türkiye'nin enerji kaynakları konusunda Rusya'yı her zaman güvenilir bir ortak olarak gördüğünün altı çizilirken "Yapılan anlaşmalar hiçbir şekilde Nabucco'yu tehlikeye atmıyor" deniliyor. Ankara'da şu değerlendirmeler yapılıyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Nabucco bizim için öncelikli bir proje ve Türkiye, Nabucco ortağıdır. Taşınan gazın bir kısmı Türkiye'de kullanılacak. Güney Akım ise, tamamen farklı bizim için. Güney Akım'a bir ortaklık söz konusu değil. Taşınacak gaz Türkiye'ye gelmeyecek, Böyle bir ihtiyacımız yok. Türkiye'nin yaptığı, Güney Akım'ın münhasır ekonomik bölgesinden geçmesine yönelik çalışmaların yapılması için izin vermektir. Bunun ötesine gitmiyor Türkiye'nin ilgisidir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada, Türk yetkilileri, uluslararası huhukta bir ülkenin münhasır ekonomik bölgesinden geçilmesinin belirli kurallara bağlandığına dikkat çekilyorlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"TÜRKİYE'NİN ANA KAZANCI SAMSUN-CEYHAN"-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, Ankara'nın, Mavi Akım'ın münhasır ekonomik bölgesinden geçmesine "yeşil ışık" yakmasının Türkiye'nin kazançlarının ne olacağı da üzerinde durulan diğer bir konudur. Türk yetkilileri de "Türkiye'nin kazancı başka alanlarda oldu. Samsun-Ceyhan projesinde oldu. Uzun yıllarda konuşulan bu proje, Boğazlar'ın by pass edilmesi açısından çok önemli. Ankara'da yapılan temaslar sonucunda Rusya'nın Samsun-Ceyhan boruhattına angage oldu. Rusların bu noktaya gelmiş olması çok önemli" dediler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak tek kazancın bunun olmadığına, "bir paket" söz konusu olduğuna vurgu yapılırken Ceyhan'da bir refinerin yapılması öngörüldüğü,  Putin ziyaretinden önce bir Rus heyetinin Ceyhan'ı ziyaret ettiği belirtilerek Rusya ile işbirliğinin sayesinde Ceyhan Terminali'nin öneminin de artacağına işaret ediliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-NÜKLEER İŞBİRLİĞİ İÇİN ÇALIŞMA GRUBU- &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye ile Rusya arasında nükleer alanda "geniş işbirliği"nin öngörüldüğü kaydediliyor. Bu çerçevede "Bir çalışma grubunun oluşturulması söz konusu olduğu" ifade ediliyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nükleer santral konusundaki fiyat ve maliyet gibi faktörler ile ilgili olarak da Türk yetkilileri, "İhale süreci devam ediyor ve herhalde kısa bir süre içinde sonuçlandırılacak. Eğer ihale, Rusya lehinde sonuçlanırsa o zaman Türkiye ile Rusya arasında nükleer alandaki işbirliği artacak ve bunu kolaylaştırmak için bir takım çalışmalar öngörülüyor" dediler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-"BERLUSCONİ ARABULUCU OLMADI"-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öte yandan, İtalyan Başbakanı Silvio Berlusconi'nin Erdoğan ve Putin ile buluşmak üzere Türkiye'ye hareketinden hemen önce İtalyan Başbakanlığınca yapılan, Türkiye-Rus anlaşmaları için "Berlusconi'nin kişisel başarısı, arabuluculuğunun başarısı" yönündeki açıklama için Ankara'da "Berlusconi'nin arabuluculuğu söz konusu değil, zaten Perşembe görüşmeleri Türkiye ile Rusya arasında cereyan etti" deniliyor.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6705071950537568396?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6705071950537568396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/08/guney-akm-projesinde-son-asama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6705071950537568396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6705071950537568396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/08/guney-akm-projesinde-son-asama.html' title='Güney Akım Projesi&apos;nde Son Aşama'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-419087110204501569</id><published>2009-07-30T07:36:00.000-07:00</published><updated>2009-07-30T07:40:57.145-07:00</updated><title type='text'>2011 Dünya Üniversite Kış Olimpiyatları ERZURUM'da</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGwtk-TIuI/AAAAAAAAADU/_i9XGI1N6Gw/s1600-h/erzurum-.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 99px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGwtk-TIuI/AAAAAAAAADU/_i9XGI1N6Gw/s320/erzurum-.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364262928240550626" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Erzurum Türkiye’nin önemli şehirlerinden birisi. 2011 de yapılacak olan Dünya Üniversite Kış Olimpiyatlarına ev sahipliği yapması da Erzurum’ un Dünyadaki konumununu gözler önüne sermektedir. Erzurum ili Türkiye’nin en yüksek ve soğuk illerinden biridir. Erzurum’da kar vazgeçilmezler arasındadır çünkü yılın 5 ayı karla örtülüdür. Erzurum denince akla gelen bir önemli husus ta Palandöken dağı. Palandöken dağı normal kış koşullarında 2-3 metre kar yağışı almaktadır. Palandöken, Erzurum ilinde bulunan 3185 m. yüksekliğindeki tektonik tipte bir dağımızdır. Palandöken dağı Doğu Batı yönünde uzanır. Palandöken dağı 1950 m. yükseklikteki Erzurum’un 10 km. kadar güneyinde yer alan zirvesiyle çevredeki en yüksek dağdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGw0bNvwMI/AAAAAAAAADc/H5lfvDWy8Zo/s1600-h/palandoken.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 208px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGw0bNvwMI/AAAAAAAAADc/H5lfvDWy8Zo/s320/palandoken.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364263045880070338" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erzurum’a yalnızca 10 dakikalık mesafede bulunan Palandöken Kayak Merkezi günümüzde en çok tercih edilen kayak merkezlerimizden bir tanesidir.Yılın yedi ayı karlarla kaplı olan Palandöken Dağı Erzurum havaalanına sadece 5 km uzaklıkta bulunuyor. Palandöken’de kış turizmi için kapsamlı bir proje olan Erzurum-Palandöken Kış sporları ve Turizm Master Planı çalışması yapılmış ve Palandöken’in kış sporları merkezi niteliğine sahip olduğu tespit edilmiştir. Palandöken Kayak Merkezi’ndeki pistler Türkiye’nin en uzun ve dik kayak pistlerindendir. Palandöken kayak merkezinde kayak alanı 2200-3176 m. yükseklik kuşağı üzerinde yer almakta olup pistlerin toplam uzunluğu 28 km.yi bulmaktadır. Palandöken de en uzun pisti 12 km. ye ulaşmaktadır. Palandöken kayak merkezinde pistlerdeki irtifa farkı 1000 m civarındadır. Palandöken Kayak Merkezinde 8 adet kolay pist, 8 adet orta düzeyde pist, 2 adet ileri düzey pist ve 4 adet yol pist olmak üzere toplam 22 adet pist mevcut olup bu pistlerden 2 ’si FIS tarafından 1967-83 tescil nosu ile olimpik pist olarak ilan edilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Palandöken kayak merkezinde ayrıca Gondol Telekabin 3200 m 1500 kişi, beden terbiyesi 3237 m 300 kişi, Bağlantı lifti 840 m 900 kişi, acemi lifti 320 m 900 kişi, baby lift 200m 300 kişi, teleksi 800m 650 kişi, güney lifti 1528 m 800 kişi, vadi lifti 1200 m 800 kişi, ejder lifti 1778 m 938 kişi kapasiteli ve ayrıca 350 m 180 kişi kapasiteli snow tubing kar botu bulunmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-419087110204501569?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/419087110204501569/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/07/2011-dunya-universite-ks-olimpiyatlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/419087110204501569'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/419087110204501569'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/07/2011-dunya-universite-ks-olimpiyatlar.html' title='2011 Dünya Üniversite Kış Olimpiyatları ERZURUM&apos;da'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGwtk-TIuI/AAAAAAAAADU/_i9XGI1N6Gw/s72-c/erzurum-.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-5604361997703203256</id><published>2009-07-30T07:26:00.000-07:00</published><updated>2009-08-02T07:00:45.592-07:00</updated><title type='text'>Kamu Personel Seçme Sınavı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGu4c4x1wI/AAAAAAAAAC8/XGKQUXqShEc/s1600-h/kpss8-359x300.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 267px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGu4c4x1wI/AAAAAAAAAC8/XGKQUXqShEc/s320/kpss8-359x300.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364260916025218818" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;KPSS İPTAL EDİLECEK Mİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, milyonlarca adayı tedirgin eden ve beklentiye sokan konularda son noktayı koydu:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* ÖSS’de iptal edilen soru yok. Uzmanlarımız, tartışmalı tüm soruları inceledi. Doğruluğuna karar verdi. İptali gerektiren herhangi bir soru bulunmuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* KPSS’de de sınavın iptalini gerektirecek çapta bir kopya olayı yaşanmadı. Iğdır ve bazı illerde yaşanan olaylar, daha önce bizim de bildiğimiz ve önlemimizi aldığımız münferit olaylar. Dolayısıyla sınavın iptali söz konusu değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkan Yarımağan milyonlarca üniversite adayı ve ailelerinin dört gözle beklediği ÖSS sonuçları konusunda da şu takvimi verdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Son değerlendirmeler yapılıyor. Muhtemelen perşembe günü, sonuçların ne zaman açıklanacağını açıklayacağız. Hafta sonu ya da en geç pazartesi, salı günü de sonuçları kamuoyu ile paylaşacağız.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖSYM’nin daha önceki tüm açıklamaları hafta sonu gerçekleştirdiği dikkate alındığında, bu yıl da çok büyük ihtimalle yine aynı durum yaşanacak. ÖSS cumartesi açıklanırsa hiç şaşırmam!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cep icat oldu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkan Yarımağan, ÖSS, KPSS ve diğer sınavlarda yaşanan kopya olaylarının yüzde 80’inin cep telefonuyla, geri kalanının da kendi yerine başkalarını sınava sokma şeklinde gerçekleştiğini hatırlatarak, “Bu konuda ne önlem aldıysak adaylar kopya çekmekten vazgeçmediler. Çok önemli bir bölümü yakalanıyor. Peki içlerinde hiç yakalanmayan yok mu? Belki birkaç kişi olabilir. Ama o da onların vicdanına kalmış. Dürüst olmayan birisi nasıl öğretmen olabilir. Yarın öğrencilerine nasıl kopya çekmeyin diyebilir…” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devamını Mutlaka Okuyun!!!&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;KPSS mağdurları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) giren yüz binlerce aday, büyük bir moral bozukluğu içinde. Her gün kendilerinden yüzlerce e-posta geliyor. Yaşananları bir türlü kabullenemiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hak, adalet ve güven duygularını yitirmiş durumdalar. Sınavın içeriğinden uygulamasına, kopya olayından yapılan açıklamalara kadar her şeye karşılar. Öylesine bir kaos yaşanıyor ki, en düşük puan alan da rahatsız, en yüksek puan alan da. Ve öylesine saçma sapan bir sistemle karşı karşıyalar ki, anlamak mümkün değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllarca dirsek çürütüp üniversiteye giriyorlar. Aldığınız diploma bir işe yaramaz, şimdi bir de KPSS’ye gireceksiniz deniliyor. Bağırlarına taş basıp yine yıllarca geceli gündüzlü çalışıp, maddi ve manevi yönden bitap düşüp yeterli puanı aldıklarında, bu kez de kadro yok, kusura bakmayın diyorlar. Ama onları asıl çileden çıkaran, yaşanan kopya olayları. Ve bu konuda atılan adımların yetersizliği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şeyden önce kopya olaylarının münferit olduğuna inanmıyorlar. Bu konuda çok farklı oluşumları gözleriyle görüp şahit oluyorlar. Ama ellerinden bir şey gelmiyor. Devletin daha duyarlı olmasını istiyorlar ama nafile…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversiteli olabilmek için ÖSS sonuçlarını dört gözle bekleyen adayların, şu birkaç gün içinde KPSS’de yaşanan gelişmeleri de yakından izlemelerinde yarar var. Çünkü 4-5 yıl sonra, onlar da kendilerini bu kaosun içinde bulacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖSS adayları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapacakları tercihi ve seçecekleri fakülteleri biraz da bu gelişmeleri göz önünde bulundurarak gerçekleştirsinler. Yoksa ileride çok büyük pişmanlıklar yaşayabilirler. Önemli olan üniversiteye girmek mi? Yoksa mezun olunduğunda iş bulabilmek mi? Her ikisi de çok önemli ama sanki sonrası çok daha önemli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin, fen edebiyat fakültelerine yüz binlerce öğrenci alınıyor. Peki mezun olduklarında ne yapabiliyorlar? Koskocaman bir hiç. Ellerinde bir öğretmenlik hakkı vardı. O da alındı. Şimdi bu fakültelere öğrenciler niye girer, şaşarım!..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özetin özeti: Gençler ve gelecekleri üzerine hoyratça oyunlar oynanıyor. Buna artık bir son verilmelidir. Yoksa tüm değerlerini yitirmek üzereler!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(MİLLİYET’ten Abbas Güçlü’nün yazısı …)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-5604361997703203256?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/5604361997703203256/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/07/kamu-personel-secme-snav.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5604361997703203256'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5604361997703203256'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/07/kamu-personel-secme-snav.html' title='Kamu Personel Seçme Sınavı'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGu4c4x1wI/AAAAAAAAAC8/XGKQUXqShEc/s72-c/kpss8-359x300.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-4375244423862913109</id><published>2009-07-30T07:09:00.000-07:00</published><updated>2009-08-02T06:48:19.235-07:00</updated><title type='text'>Dünya Su Formu</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGswuQCFlI/AAAAAAAAAC0/rhOSSMbdeXI/s1600-h/forumlogo2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 169px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGswuQCFlI/AAAAAAAAAC0/rhOSSMbdeXI/s320/forumlogo2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364258584223946322" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;                                   5. DÜNYA SU FORMU &lt;br /&gt;                          Su İçin Farklılıkların Giderilmesi&lt;br /&gt;                                    16-22 Mart 2009&lt;br /&gt;BİRİNCİ DUYURU - Eylül 2007&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçerik : &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su Herkesi Birleştirir. - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan &lt;br /&gt;Dünya Su Formu'na Davet - TC. Çevre ve Orman Bakanı Prof.Dr. Veysel EROĞLU &lt;br /&gt;Küresel Tehdit: Susuzluk! - İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Kadir TOPBAŞ &lt;br /&gt;Su Mesajının İletilmesi - Dünya Su Konseyi Başkanı Loic FAUCHON &lt;br /&gt;Karşıt Bakış Açıları Arasında Köprüler Kurmak - 5. Dünya Su Formu Genel Sekreteri Prof.Dr. Oktay TABASARAN &lt;br /&gt;Dünya Su Forumu ve Tarihçesi &lt;br /&gt;Ana Tema : Su İçin Farklılıkların Birleştirilmesi &lt;br /&gt;Dünya Su Formu'na Yeni Bir Yaklaşım &lt;br /&gt;Siyasi Süreç &lt;br /&gt;Program Süreci &lt;br /&gt;Zaman Çizelgesi &lt;br /&gt;Bakanlar Konferansı &lt;br /&gt;Sergi &lt;br /&gt;Fuar &lt;br /&gt;Sosyal ve Kültürel Etkinlikler &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su Herkesi Birleştirir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye olarak, suyun insanlığın yanı sıra doğal hayatın devamı bakımından da giderek artan bir biçimde önem kazandığının bilinci içindeyiz. Bizim insan ve evren tasavvurumuzda su, medeniyet demektir. Onun için de "Su Hayattır" sözü medeniyetimizde önemli bir yere sahiptir. Hiç şüphe yok ki, yeryüzünde hayat ve medeniyetin devamı suya bağlıdır. Son yıllarda, Türkiye su alanında büyük ilerleme kaydetmiş ve önceki Dünya Su Forumları ve Bakanlar Konferansına aktif katılım sağlamıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 yılı, Rio Konferansı, Gündem 21, BM Binyıl Kalkınma Hedefleri ve 2002 Johannesburg Uygulama Planı'ndan günümüze kadar suyla ilgili konularda kaydedilen ilerlemenin gözden geçirileceği ve yeni girişimlerin görüşüleceği bir yıl olarak tarihe geçecektir. 2009 yılında ayrıca, 2005-2015 BM Yaşam için Su On Yılı'nın yarısı geride bırakılmış olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5. Dünya Su Forumu "Su için Farklılıkların Birleştirilmesi" teması altında düzenlenecektir. İstanbul'un Batı ile Doğu'yu birleştirmesinin yanı sıra, Kuzey ve Güney eksenini bağlayan eşsiz coğrafi konumu göz önüne alındığında; Türkiye, Forumun amaçlarının ve hedeflerinin gerçekleştirilmesi için ideal bir ülke niteliğindedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su alanındaki tüm konular üzerinde mümkün olan en büyük etkiyi yapacak yeni düşünceleri geliştirmek üzere tüm hükümetler, parlamenterler, uluslararası kuruluşlar, yerel idareciler, enstitüler, özel sektör mensupları, belli başlı oluşumlar, hükümet dışı kuruluşlar ve akademisyenler İstanbul'da bir araya gelecektir. Bunu çok önemli bir buluşma olarak görüyoruz. &lt;br /&gt;Diyorum ki, gelin çocuklarımız için, suyu minnetle kucaklayıp gelecek nesillere miras bırakabilecekleri sürdürülebilir bir 21. yüzyıl yaratılmasını sağlayalım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 İstanbul 5. Dünya Su Forumu'nda Türkiye'nin ev sahipliğinde bolluk ve bereket dolu bir dünya için buluşmak dileğiyle. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Recep Tayyip ERDOGAN &lt;br /&gt;Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Su Forumu'na Davet&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili Meslektaşlarım, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16 - 22 Mart 2009 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek olan 5. Dünya Su Forumu'na katılmanız için davetimizi yinelemekten memnuniyet duyarım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'un dünyanın en önemli etkinliklerinden birine ev sahipliği yapacak olmasından dolayı onur duymaktayız. İstanbul kıtaları birleştirir; su insanları birleştirir. 5. Dünya Su Forumunun ana teması olan "Su için Farklılıkların Birleştirilmesi", bu görüşü ve işbirliğini açık olarak ifade etmektedir. Bu ana tema, sektörler ve toplumlar arasında dayanışmayı, işbirliğini ifade eden 2009 Dünya Su Günü teması "Su bir araya getirir" ile birleştirilmiştir. Bu yaygın hedeflerle birlikte 5. Dünya Su Forumu'nun su uzmanları ve kullanıcıları, parlamenterler, bakanlar, hükümet başkanları ve halk için bilimsel ve düşünsel bir platform sağlayacağına eminim. Bizim beklentimiz 5. Dünya Su Forumu'nun bu anlamda büyük bir fark oluşturacak olmasıdır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elinizdeki birinci duyuru, siyasi süreç ve iletişim şekli gibi kavramsal konuların yanı sıra, İstanbul'da gerçekleştirilecek olan temel toplantı ve etkinliklerin bir kısmını içermektedir. Mart 2008'de basılacak olan ikinci duyuruda Forum haftası ile ilgili daha fazla ayrıntı yer alacak olup, nihai programı içerecek olan üçüncü duyuru da Kasım 2008'de yayınlanacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hazırlık süreci ve Forum haftası boyunca sizleri İstanbul'da görmekten memnuniyet duyarız. Bu sayede dünya su topluluğunun farklı uluslararası etkinliklerde ortaya koyduğu hedefler için açık, tutarlı önerilere ulaşabilir ve böylelikle su için farklılıkların birleştirilmesine katkıda bulunabiliriz. &lt;br /&gt;Çevre ve Orman Bakanı olarak, deneyimlerin birleştiği, bilgilerinizin paylaşıldığı bu önemli uluslararası etkinliğe katkılarınızı sunmak üzere sizleri İstanbul'a davet ediyorum. Türk su topluluğu adına, dünyanın herhangi bir yerinde sizinle birlikte çalışmaktan onur duyacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Veysel EROĞLU &lt;br /&gt;T.C. Çevre ve Orman Bakanı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küresel Tehdit: Susuzluk!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su, insan yaşamının devam edebilmesi, medeniyetlerin gelişebilmesi için hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle tarihteki ilk medeniyetler Anadolu'da, Mezopotamya'da, Afrika'da Nil Nehri gibi su kaynaklarının zengin olduğu bölgelerde ortaya çıkmış; tarım, ticaret ve bilimin temelleri bu topraklarda atılmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat sanayinin gelişmesiyle birlikte ortaya çıkan çevre kirliliği, kaynakların hızla ve bilinçsizce tüketilmesi küresel ısınmayı gündeme getirmiştir. 21. yüzyılın en büyük problemi olan küresel ısınma, su kaynaklarının da yetersiz kalmasına ve zamanla yok olmasına neden olmaktadır. Bu nedenle gereken önlemlerin alınması ülkelerin, sadece yerel değil küresel su politikaları geliştirmesini de zorunlu kılmıştır. &lt;br /&gt;Stratejik konumunun yanı sıra jeopolitik konumu itibariyle de büyük bir öneme sahip olan İstanbul, bir iç denize sahip olmasına rağmen küresel ısınmanın da etkisiyle birçok su kaynağını kaybetmiş ve susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu nedenle İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak tehlikenin büyümemesi için üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve ilgili kurumlarla yaptığımız ortak çalışmalarda, vatandaşlarımızın küresel ısınma, kaynakların bilinçli kullanılması ve su tasarrufu hakkında bilgilendirilmelerini ve birey olarak harekete geçmelerini sağlamaya çalışıyoruz. Ancak sadece ülkemizi değil, komşu ülkeleri de ilgilendiren su sorununa karşı hükümetimizin ya da yerel yönetimler bazında bizlerin alacağı karar ve tedbirlerin sorunun çözümü için yeterli olması mümkün değildir. &lt;br /&gt;Tüm dünyayı ilgilendiren, küresel bir tehdit olan susuzluğa karşı etkin ve kalıcı çözümler üretmek amacıyla Mart 2009'da düzenlenecek olan 5. Dünya Su Forumu'na İstanbul ev sahipliği yapacaktır. Dünya üzerindeki su kaynaklarının korunması ve kullanımı konusunda bugüne kadar yapılan tüm çalışmaların devamı olan "Su için Farklılıkların Birleştirilmesi" başlığı altında düzenlenecek Forumun, Asya'yı Avrupa'ya bağlayan şehrimizde yapılmasının ayrı bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul'da Mart 2009'da yapılacak 5. Dünya Su Forumu'nda alınacak kararlar doğrultusunda atılacak adımların ve bugünün koşullarında alınması gereken tedbirlerin dünyadaki su sorununa çare olabilmesini umut ediyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Kadir TOPBAŞ &lt;br /&gt;İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su Mesajının İletilmesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Su, yüzyılımızın kilit önceliklerinden biridir. Dünya üzerinde yaşayan insanların büyük bir kısmına suya ulaşımın ve şehir sağlığı hizmetlerinin sağlanması ile insanlık barışa ve daha ileri bir gelişmişlik düzeyine ulaşacaktır. Fakat bunu başarmak için kusursuz bir dayanışma içinde olmamız ve amaçlarımızı belirlememiz gerekir. Binyıl hedefleri evrenseldir, ama bu hedefler su kıtlığı olan ya da şehir sağlığı hizmetlerinin yeterli olmadığı yerlerde neler yapılması gerektiğinin bir örneğidir. Kısacası her yerde vakar ve özgürlüğün güvence altına alınması gerekmektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Su Forumu, benzer hedefleri savunan kadın ve erkekleri bir araya getiren, politika üretmek için her kademedeki kurumlar arasında işbirliğini teşvik eden ve somut eylemlerin yapılması için fırsat sağlayan bir platformdur. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Marakeş, Lahey, Kyoto ve Meksika'dan sonra büyük su ailesi Türk halkının davetiyle Mart 2009'da İstanbul'da bir araya gelecektir. Bu vesileyle Türk Hükümetine misafirperverliği ve bu görevi, Dünya Su Konseyi ile birlikte üstlendiği için teşekkür etmek isterim. Konseyimiz ve 300 üye örgüt, bu önemli olayı herkesin suya erişimine giden uzun yolda önemli bir dönüm noktası haline getirmek için seferber olmuş durumdadır. Ancak, İstanbul'daki 5. Forum sadece en yüksek seviyede toplantıların yapılacağı bir hafta olmakla kalmayacaktır. Forum Meksika'da başlayan ve 2009 sonrasında da devam edecek olan bir süreçtir. Sürecin başarısı, ancak yapılan işin niteliği ve katılımcıların taahhütleri ile belirlenecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Su için Farklılıkların Birleştirilmesi" ana teması etrafında su konusundaki bütün yetkililerin bir araya getirilmesi Türkiye ve Dünya Su Konseyi'nin ortak hedefidir. Gerek uluslararası gerek bölgesel düzeyde, her birimiz bu göreve katkıda bulunmalı böylece mesajlarımızı açık ve somut bir şekilde karar vericilere iletebilmeliyiz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu mesajları oluşturmak ve bunları Mart 2009'da İstanbul'a taşımak için bize katılın. Sizleri aramızda görmekten mutluluk duyacağız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Loic FAUCHON &lt;br /&gt;Dünya Su Konseyi Başkanı &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşıt Bakış Açıları Arasında Köprüler Kurmak &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Su Forumu, çok paydaşlı karşılıklı konuşmaların yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeydeki su politikalarının oluşumunu etkilemesine olanak sağlayan ve dünyada su camiasının bilgi, deneyim ve katkılarına dayanan herkese açık bir katılım sürecidir. Bu süreç Binyıl Kalkınma Hedeflerine ulaşılması yolunda daha iyi bir yaşam kalitesinin sağlanmasını ve Sürdürülebilir Kalkınma ilkelerine saygıyı da temin eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Suya dayalı sorunlara, bunların insanlar için gittikçe artan önemine vurgu yapan ve suyla ilgili en önemli uluslararası etkinlik olan Dünya Su Forumu, küresel su politikalarında etkili değişik kuruluşların bilgi ve tecrübeleri üzerine inşa edilir. Forum, işbirliği, ortaklık ve yenilik ilkelerini benimseyen bir girişimdir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Forum iki yıllık bir hazırlığa dayanan ve sürekli gelişen bir süreçtir. Fas (1997), Hollanda (2000), Japonya (2003) ve Meksika'nın (2006) ardından 5. Dünya Su Forumu 2009 yılında İstanbul'da gerçekleştirilecektir. &lt;br /&gt;Türkiye'nin Doğu ve Batı, Kuzey ve Güney arasındaki stratejik konumu; değişik su kültürleri, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasındaki kavramsal ayrılıklar, dünyanın çeşitli yerlerinde yürütülen suyla ilgili değişik girişimleri bir araya getirme ihtiyacı; 5. Dünya Su Forumu'nun temasını "Su için Farklılıkların Birleştirilmesi" olarak belirlemiştir. &lt;br /&gt;"Su için Farklılıkların Birleştirilmesi" teması su kullanıcıları, karar mercileri, medya ile su uygulayıcıları ve uzmanları arasında yerel, bölgesel ve küresel düzeyde bilgi alışverişi sağlamayı ve karşılıklı anlayış yaratmayı ifade eder. Ayrıca, su kaynakları ve suyun çeşitli kullanım alanları (su ve sağlık, su ve şehir sağlığı, su ve finansman, su ve enerji, su ve iklim, su ve gıda, tatlı su ve deniz suyu vb) arasındaki ilişkileri ve etkileşimleri güçlendirmeyi de içerir, aynı zamanda su teknolojisi, finansmanı, kapasite ve yönetim arasındaki boşlukları ortak bilgi ve deneyimle doldurmayı da kapsar. Ana tema, çatışan bu perspektifler arasında köprü oluşturmak, farklılıklar üzerinden ilerlemek ve çeşitli tarafları ve sektörleri bir araya getirmek için bir fırsat sağlamaya odaklıdır. Su, etki leşimler ortaya çıkarmalıdır. Şimdi "Su için Farklılıkları Birleştirme" zamanıdır. &lt;br /&gt;5. Dünya Su Forumu'nun ortak düzenleyicileri olan, Türkiye Hükümeti ve Dünya Su Konseyi, sizleri 5. Forumun, önümüzdeki iki yıl boyunca, kendisinden önceki Forumların başarıları ve güçlüklerinden ders alarak, dünyadaki toplumların yaşamlarında gerçek bir farklılık oluşturma yolunda göstereceği çabalara katılmaya davet etmekten onur ve memnuniyet duyarlar. Forum, suyla ilgili bilinci ve konuya atfedilen önemi siyasi düzeyde arttırmak için bir platform, bir fırsattır. Bu birinci duyuru, Forumun gelecek iki yıl içerisinde nasıl düzenleneceğini ve sizlerin katılabileceği birçok süreci tasvir etmeyi amaçlamaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Oktay TABASARAN &lt;br /&gt;5. Dünya Su Forumu Genel Sekreteri &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daniel ZIMMER Dünya Su Konseyi İcra Direktörü &lt;br /&gt;Dünya Su Forumu ve Tarihçesi &lt;br /&gt;Dünya Su Konseyi, uluslararası ve çok taraflı bir platformdur. 1996 yılında su alanındaki ünlü uzmanların ve uluslararası kurum/kuruluşların girişimleriyle uluslararası topluluğun su meseleleri konusunda artan kaygılarına yanıt vermek üzere kurulmuştur. Dünya Su Konseyi'nin misyonu "Dünya üzerindeki bütün canlıların yararına çevresel bir sürdürülebilirlik temeli üzerinde suyun bütün boyutlarıyla etkili bir şekilde korunması, geliştirilmesi, planlanması, yönetimi ve kullanımını kolaylaştırmak için en üst düzey karar mercileri dahil, bütün düzeylerde farkındalık yaratmak, siyasi sorumluluk oluşturmak ve kritik su meselelerinde eylem başlatmaktır". Tecrübelerin paylaşılmasını ve tartışmaları teşvik eden bir platform sağlayan Konsey, böylece, su topluluğundaki bütün paydaşlar arasında su hizmetleri yönetimi ve su kaynakları konusunda ortak bir stratejik vizyon oluşturmayı hedefler. Bu süreç içinde Konsey, sonuçta Dünya Su Forumunu oluşturan girişim ve faaliyetlere öncülük eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her 3 yılda bir düzenlenen Dünya Su Forumu, dünyanın her gün karşılaştığı suyla ilgili problemlere sürdürülebilir çözümler bulunabilmesi için, farklı çevrelerden insanları bir araya getirir. Forum, su sektörünün içinden ve dışından bireylerin birbiriyle etkileşime girebileceği, müzakere edebileceği ve suya ilişkin sorunların daha çok bilincine vararak, bunlara çözümler bulabileceği uluslararası bir platformdur. Bu platform, Bakanlara, yerel yöneticilere ve parlamenterlere; kendi görüşlerini, uzmanlar ve sivil toplum örgütlerinin görüşleri ile karşılaştırma imkanı da sağlar. &lt;br /&gt;Forum: &lt;br /&gt;Su sektörünün içinde ve dışında küresel su konularının anlaşılmasına ve konular hakkında bilincin arttırılmasına katkıda bulunur; &lt;br /&gt;Her seviyede, işbirliği oluşmasını, ortaklıkları kolaylaştırmayı ve somut faaliyetlerin ilerleyip gelişmesini destekler; &lt;br /&gt;Su kaynakları yönetimi için sorumlulukların geliştirilmesini ve sürdürülebilir uygulamaları vurgular, &lt;br /&gt;Su konularında siyası taahhüdü teşvik eder ve özellikle Bakanlar Konferansı aracılığıyla su konusunun siyasi gündemin üst sıralarında yer almasını hedefler. &lt;br /&gt;Forum, sadece bir haftalık bir konferans değildir. Forum, tematik, bölgesel, politik ve iletişim konularıyla ilgili aktiviteleri de kapsayan iki yıllık bir hazırlık sürecidir. Forum Haftasında tartışılacak konulara, aylar süren bu sürecin sonunda ulaşılır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fas (1997), Hollanda (2000), Japonya (2003) ve Meksika'nın (2006) ardından 5. Dünya Su Forumu 2009 yılında İstanbul'da düzenlenecektir. Su kaynakları, kültürü ve teknolojisi bakımından zengin bir geçmişe sahip olan. Türkiye, Dünya Su Konseyi tarafından su sorunlarına karşı küresel işbirliği oluşturmanın önemli bir ilerleme basamağı olarak seçilmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ana Tema: "Su için Farklılıkların Birleştirilmesi"&lt;br /&gt;"Su için Farklılıkların Birleştirilmesi", 5. Dünya Su Forumu'nun ana temasıdır. İstanbul, sorunlarımıza ortak çözümler bulmak üzere bölgeleri ve insanları bir araya getiren bir köprü oluşturmayı arzulamaktadır. 5. Dünya Su Forumu, ülkeler arasında sürdürülebilir su kullanımıyla ilgili zorlukların üstesinden gelinmesini sağlayacak işbirliğini güçlendirmek için mükemmel bir fırsat sunmaktadır. Hepinizi, bu küresel sorunla başarıyla mücadele edebilmek için gerekli eylemi başlatmada aktif rol almaya davet ediyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Su için Farklılıkların Birleştirilmesi", paydaşları, sektörleri ve bölgeleri bir araya getirmek demektir. Bu oluşumda suyu kullananlar, karar vericiler, kamu ve özel sektör temsilcileri, uzmanlar ve yerel, ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde su alanında görev yapan uygulayıcılar yer almaktadır. Su alanında faaliyet gösterenler sağlık, tarım veya enerji gibi diğer alanlardaki paydaşlarla daha çok işbirliği yapmalı ve böylece Binyıl Kalkınma Hedeflerine ulaşılması için suyun sahip olduğu önemin altı çizilmelidir. Bu oluşum farklı kültürleri, zengin ile fakiri, dünyanın gelişmiş ve gelişmekte olan bölgelerini, özellikle de gelecek kuşaklarla şimdiki nesli bir araya getirmeyi hedeflemektedir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünya Su Forumu'na Yeni Bir Yaklaşım &lt;br /&gt;Önceki Forumlardan alınan dersleri bir adım daha ileriye götürmek ve dünya su topluluğundan daha fazla taahhüt elde etmek için Türk eş-organizatörler ve Dünya Su Konseyi, Forum hazırlıkları için gelişmiş bir çerçeve hazırlamışlardır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çerçeve Forum'un üç stratejik parçasından (program, siyasi süreç ve iletişim) sorumlu komitelerden oluşmaktadır (Şekle bkz). Bu üç komite Türk ve Dünya Su Konseyi üyelerinden eşit sayıda temsilciden meydana gelmektedir. Bütün komiteler Forum'un hazırlık sürecine katkıda bulunmak isteyen kurum/kuruluşlardan oluşan büyük çalışma gruplarının desteğiyle çalışmaktadırlar. Komiteler, Uluslararası Yönlendirme Komitesine rapor vermektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Program Komitesi : Genel çerçevenin hazırlanması, ana konuların tanımlanması, hazırlık sürecinin planlanması ve izlenmesi, özel programların uygulanması&lt;br /&gt;Siyasi Süreç Komitesi : Sürecin ve programla bağlantılarının planlanması, siyasi grupların dahil edilmesi, karar mercileri için somut tavsiyeler ve taahhütlerin hazırlanması &lt;br /&gt;İletişim Komitesi : İletişim ve pazarlama stratejisi ve araçlarının planlanması, su topluluğundaki kurumların iletişim görevlilerinin dahil edilmesi &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyasi Süreç&lt;br /&gt;İstanbul'daki siyasi süreç Meksika'da düzenlenen 4. Dünya Su Forumu'ndaki deneyimlere dayanarak hükümetler, yerel yetkililer ve parlamenterlerden oluşan üç siyasi grubu içerecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu süreç, Forum'un tematik ve bölgesel hazırlık süreçleri ile olabildiğince ilişkili olacaktır. Politik gruplardan önemli konularda görüşlerini bildirmeleri ve eyleme dönük bir dizi tavsiye ve taahhütlerde bulunmaları istenecektir. Bu nedenle politik sürecin yerel ve bölgesel hazırlık çalışmalarına dayanması beklenmektedir. Forum'dan önceki iki yıl içinde gerçekleştirilen bölgesel faaliyetlere yerel politikacılar mümkün olduğunca dahil edilmeli ve eyleme dönük çalışmalar yapmaları istenilmelidir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Forum esnasında gerçekleşecek tartışmalar bu üç politik grup arasında köprü oluşturmayı amaçlamaktadır ve bir dizi tavsiye tasarısına odaklanacaktır. Bu süreçte, yeni taahhütlerin ve çalışma ortaklıklarının oluşması için çalışılacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TC Dışişleri Bakanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bu sürece dahildirler. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Program Süreci &lt;br /&gt;5. Forum programı için "SU İÇİN FARKlILIKLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ" hedefine yönelik piramit şeklinde bir program yapısı belirlenmiştir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genel olarak 5. Forum'un tematik program yapısı oturumlardan çok katılımcılar arasında etkileşime odaklanmıştır. Bütün konular, temalar, başlıklar ve oturumlar, farklılıkların birleştirilmesi ana hedefine yönelik olacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her tema için bir tematik koordinatör görevlendirilecektir. Bu koordinatörler Program Komitesinin belirleyeceği esaslara göre temaların geliştirilebilmesi için çeşitli kurumlardan oluşan konsorsiyumlar önereceklerdir. Etkili, dengeli ve her kesimin temsil edildiği bir konsorsiyum için, tematik koordinatör önerileri Program Komitesinin onayına sunulacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her konu başlığı için yaklaşık üç oturum belirlenecektir. Bu oturumların gerek paydaşlar ve sektörler gerek şimdiki zaman ve gelecek arasında, farklılıkların birleştirilmesi için bir platform oluşturması beklenmektedir. Oturumlar, katılıma dönük ve herkese açık olacak, söz konusu birleştirme faaliyetleri için yaratıcı yöntemlere de imkan sağlayacaktır. Sunum süreleri, katılımcılar arasında azami etkileşimi sağlamak için titizlikle sınırlı tutulacaktır. Katkıda bulunmak isteyenler için davetiyeler 2008 yılının başında dağıtılmaya başlanacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Forum haftasının, açılış günü, temaların görüşülüp, geliştirileceği beş gün ve kapanış günü olmak üzere yedi gün sürmesi planlanmaktadır. Genel oturumlar sabah saatlerinde yapılacak ve temel konular, önceki günün değerlendirmeleri, paneller ve bölgesel raporları kapsayacaktır. Konulu oturumlar öğleden sonra gerçekleştirilecektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman Çizelgesi&lt;br /&gt;Tematik Hazırlık &lt;br /&gt;Ağustos 2007 &lt;br /&gt;Program Çerçevesi &lt;br /&gt;Hazırlık süreci &lt;br /&gt;Tematik ve bölgesel koordinatörler için kılavuz noktalar &lt;br /&gt;Bölgesel süreci başlatmak ( Haziran 2008'de siyasi sürece girişi sağlayabilmek için) &lt;br /&gt;Kasım 2007 &lt;br /&gt;İstanbul'da ilk tematik koordinatörler toplantısı &lt;br /&gt;Ocak 2008 &lt;br /&gt;İstanbul'da ikinci tematik koordinatörler toplantısı &lt;br /&gt;Oturumlara katılım için davet &lt;br /&gt;Haziran 2008 &lt;br /&gt;Oturum Planı &lt;br /&gt;Ağustos 2008 &lt;br /&gt;Oturumların seçiminin sonuçlandırılması &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyasi Hazırlık &lt;br /&gt;Hazırlık Çalışmaları dört toplantıdan oluşur ve dokuz aylık bir zaman dilimini kapsar: &lt;br /&gt;1. Toplantı: Haziran 2008 &lt;br /&gt;2. Toplantı: Eylül 2008 &lt;br /&gt;3. Toplantı: Kasım 2008 &lt;br /&gt;4. Toplantı: Ocak 2009 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanlar Konferansı &lt;br /&gt;5. Dünya Su Forumu'nun temel hedeflerinden biri de politika gündemine tesir edebilmektir. Konferans, öncelikle dünya çapındaki yerel faaliyetlerin desteklenmesi için somut taahhütler üretmeyi amaçlamaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakanların katılımı, hazırlık süreci boyunca ve özellikle de bölgesel toplantılarda önem arzedecektir. Böylece, Bakanlar ve diğer devlet görevlileri kendi tutumlarını başka ülkelerden meslektaşlarına ifade edip paylaşabileceklerdir. İstanbul'daki Forum süresince Bakanlar ile diğer paydaşlar arasında sürekli iletişim sağlanmaya çalışılacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sergi &lt;br /&gt;5. Dünya Su Forumu ile paralel olarak bir sergi düzenlenecektir. Sergi su alanında faaliyet gösteren çeşitli kurumların ve firmaların hizmetlerini, ürünlerini, faaliyetlerini ve çalışmalarını tanıtabilecekleri değişken ve kapsamlı bir alan oluşturacaktır. Bu faaliyet, su alanındaki girişimciliğin kendini ifade etmesine ve yeni teknolojilerin paylaşılmasına olanak vermeyi amaçlamaktadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuar&lt;br /&gt;Su Fuarı, 5. Dünya Su Forumu sırasında İstanbul'da düzenlenecek ve su konusunda çeşitli kültürel, sosyal ve eğitimle ilgili faaliyetleri içerecektir. Forum'un ana mekanında şenlikli ve aynı zamanda düşünsel bir hava estirmesi amaçlanan fuar çerçevesinde bir poster sergisi, Uluslararası Su ve Film Etkinliği, eğitici su oyunları, su konulu gösteriler, fotoğraf sergisi, su konularında çeşitli geleneksel ve etnik gösteriler ve yarışmalar vs. yer alacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal ve Kültürel Etkinlikler &lt;br /&gt;Refakatçiler ve ilgilenen katılımcılar için, İstanbul'un tarihi ve kültürel yerlerine ziyaret programları organize edilecektir. &lt;br /&gt;Topkapı Sarayı, Arkeoloji Müzesi, Çinili Köşk Müzesi, Sultanahmet Camii, Süleymaniye Camii, Ayasofya, Aya irini, Yerebatan Sarnıcı, Alman Çeşmesi, Miniatürk, Kapalı Çarşı, Galata Kulesi, Dolmabahçe Sarayı, Adalar ve çeşitli zengin ve ilginç müzeler gezilebilecek yerlerden bazılarıdır. &lt;br /&gt;Türkiye'yi gezmek isteyen katılımcılar için, Forum haftasından önce ve sonra turlar düzenlenecektir. Bu turlar turistik, kültürel ve teknik gezilerin bir karışımı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-4375244423862913109?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/4375244423862913109/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/07/dunya-su-formu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4375244423862913109'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/4375244423862913109'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/07/dunya-su-formu.html' title='Dünya Su Formu'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGswuQCFlI/AAAAAAAAAC0/rhOSSMbdeXI/s72-c/forumlogo2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-7286049135259501228</id><published>2009-07-30T07:00:00.000-07:00</published><updated>2009-08-02T06:58:48.612-07:00</updated><title type='text'>Nabucco Projesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGpNMNXgzI/AAAAAAAAACs/dMIeCYaSYiE/s1600-h/nabucco1.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 227px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGpNMNXgzI/AAAAAAAAACs/dMIeCYaSYiE/s320/nabucco1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364254675255657266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sadece enerji noktasında bakıldığında bile Türkiye'nin AB üyesi olmasının gerektiğinin net bir şekilde ortaya çıkacağını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan, Rixos Otel'de düzenlenen NABUCCO Zirvesi'nin başlangıcında, konuklara hitaben yaptığı açılış konuşmasında, bugün tarihi bir anı hep birlike yaşadıklarını dile getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Erdoğan, NABUCCO Projesi'nin 7 yıl önce Avusturya'nın şirketi ve BOTAŞ'ın işbirliğiyle başlatıldığını anımsatarak, Macaristan'ın, Romanya'nın, Bulgaristan'ın ilgili şirketlerinin katılımıyla projenin yeni bir ivme ve heyecan kazandığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak, 2007 yılında Alman şirketinin projeye iştirak ettiğini belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Bugün geldiğimiz noktada işte bu tarihi anı simgeleyen törenle projede çok ciddi bir aşama kaydediliyor. Hep birlikte imzalarını atacağımız anlaşmayla birlikte NABUCCO Projesi'ni fiiliyata geçiriyor ve projenin hukuki alt yapısını oluşturuyoruz. Ülkelerimiz için, dostluk ve barış için, gelecek nesillerin refahı için bugün burada çok önemli bir adım atıyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Proje tamamlanıp gaz sevkıyatı başladığında inanıyorum ki tüm bu coğrafya her açıdan farklı bir konuma yükselmiş olacaktır. Bu tarihi ana sizlerle birlikte şahit olmaktan, bu tarihi imza törenine ev sahipliği yapıyor olmaktan büyük gurur ve bahtiyarlık duyduğumuzu özellikle ifade ediyor, anlaşmanın ülkelerimiz, halklarımız için hayırlı olmasını diliyorum.''&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;DOĞALGAZ REZERVLERİNİN ÜÇTE İKİSİ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin, başta Orta Doğu ve Hazar Havzası olmak üzere dünyanın ispatlanmış doğalgaz rezervlerinin yaklaşık üçte ikisinin bulunduğu bir bölgede yer aldığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;''Ülkemiz, kaynak ülkelerle tüketici pazarları arasında tabii bir köprü, bir geçiş noktası konumunda bulunuyor. Son dönemde Orta Doğu ve Hazar enerji kaynaklarının dünya pazarlarına ulaştırılması noktasında büyük projeleri tamamladık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kerkük-Yumurtalık ile Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hatlarını uygulamaya koyduk. Rus doğalgazı taşıyan batı hattı İran-Türkiye, Mavi Akım, Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hatları ile Türkiye-Yunanistan Doğalgaz Enterkonnektörü projeleri de yine Türkiye'nin önemini sadece bölgesel bazda değil, küresel ölçekte de teyit eden projeler oldu. Samsun-Ceyhan Petrol Boru Hattı'na yönelik çalışmalarımız da şu anda devam ediyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkmen doğalgazının Türkiye'ye nakli ve Irak doğalgazının Kerkük-Yumurtalık hattınına paralel bir boru hattı vasıtasıyla ülkemize sevki devam eden diğer iki önemli projemizdir. Tamamladığımız ve devam etmekte olan tüm bu projeler enerji güvenliği noktasında Türkiye'yi önemli bir konuma yükseltiyor. Doğalgazda, Avrupa'nın dördüncü ana arteri olmak esas hedeflerimiz arasındadır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye-Yunanistan Doğalgaz Enterkonnektörü ile atılan ilk somut adımın ardından NABUCCO Projesi'nin hayata geçmesiyle inanıyorum ki bu hedefimiz işlerlik kazanacaktır. Projeyle birlikte ülkemiz doğalgaz altyapısı Avrupa'nınki ile birleşecek ve muhtemel kriz dönemlerinde karşılıklı dayanışma mümkün olacaktır. Proje, ayrıca AB ile enerji alanındaki ilişkilerimizin gelişmesine ve derinleşmesine de zemin hazırlayacaktır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, şu an itibarıyla AB'nin enerji politikasında önemli bir ortaktır. Katılım müzakereleri sürecinde enerji piyasasını AB'nin iç pazar kurallarıyla uyumlu hale getirmek konusunda büyük mesafe kat ettiğimiz de hatırlatmak isterim. Esasen, sadece enerji noktasında bakıldığında bile Türkiye'nin AB üyesi olması gerektiği net bir şekilde ortaya çıkacaktır.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan'ın konuşmasının başında NABUCCO'ya ilişkin bir slayt gösterisi de yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nabucco Projesinde ''Hükümetlerarası Anlaşma'', geçiş ülkelerini oluşturan Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Avusturya başbakanları, AB komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso tarafından Ankara'da imzalandı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-7286049135259501228?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/7286049135259501228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/07/nabucco-projesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7286049135259501228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7286049135259501228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/07/nabucco-projesi.html' title='Nabucco Projesi'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnGpNMNXgzI/AAAAAAAAACs/dMIeCYaSYiE/s72-c/nabucco1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-3986088435772104933</id><published>2009-06-21T04:34:00.000-07:00</published><updated>2009-08-02T06:54:39.490-07:00</updated><title type='text'>''Dünyanın 15. Büyük Ekonomisi Olan Türkiye, Büyüklüğüne Yakışır Gümrük Kapılarına Sahip Olmak Durumundadır''</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnWah-QR3fI/AAAAAAAAAEA/hsu7RNr85lU/s1600-h/TOBB-Bayrak.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 260px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnWah-QR3fI/AAAAAAAAAEA/hsu7RNr85lU/s320/TOBB-Bayrak.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5365364439519452658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;19.06.2009 - EDİRNE, A.A. / Hisarcıklıoğlu: “Gümrük kapıları, ülkelerin itibarını ve gücünü yansıtır. Dolayısıyla dünyanın 17. büyük ekonomisi olan Türkiye, büyüklüğüne yakışır gümrük kapılarına sahip olmak durumundadır. Türkiye'nin kara sınır kapılarından yılda 5 milyon araç ve 15 milyon yolcu geçmektedir. 2008 yılı itibari ile 330 milyar dolara ulaşan dış ticaret hacmimizin yüzde 40'ı, kara gümrük kapıları aracılığı ile gerçekleşmektedir.”&lt;br /&gt;Modernizasyonu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından yapılan Kapıkule ve Hamzabeyli Sınır Kapıları, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gümrüklerden Sorumlu Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Milletvekilleri ve işadamlarının katılımıyla Kapıkule Gümrük Kapısı’nda düzenlenen tören ile hizmete açıldı.&lt;br /&gt;Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu modernize edilen Kapıkule Sınır Kapısı'nın açılış töreninde yaptığı konuşmada, sınır kapılarının modernizasyonunun projelerini, Gümrük Müsteşarlığı ile TOBB öncülüğünde, 137 oda ve borsanın da katıldığı, yap-işlet-devret modeliyle yürütüldüğünü belirterek, ''Dünyanın 15. büyük ekonomisi olan Türkiye, büyüklüğüne yakışır gümrük kapılarına sahip olmak durumundadır'' dedi.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt; &lt;br /&gt;TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşması şöyle:&lt;br /&gt;Türkiye’nin kara sınır kapılarından yılda 5 milyon araç ve 15 milyon yolcu geçmektedir. 2008 yılı itibariyle 330 milyar dolara ulaşan dış ticaret hacmimizin yüzde 40’ı, kara gümrük kapıları aracılığıyla gerçekleşmektedir. Sınır kapılarının modernizasyon projeleri, Gümrük Müsteşarlığı ile TOBB öncülüğünde, 137 Oda ve Borsamızın da katıldığı, yap-işlet-devret modeliyle yürütülmektedir. İpsala, Habur, Cilvegözü ve Sarp gümrük kapılarını kısa sürelerde tamamlayıp hizmete açtık. Nusaybin, Dereköy, Esendere, Dilucu ve Akçakale, Türkgözü, Yayladağı, Karkamış, Öncüpınar gümrük kapılarına ilişkin proje çalışmalarına da Gümrük Müsteşarlığı ile devam edilmektedir.&lt;br /&gt;Bugüne kadar bu yatırımları gerçekleştirmek için 270 milyon lira harcadık. Bunu yaparken devletimizin kasasından bir kuruş çıkmadı. Tersine, devletin üzerinden bu kadar yük aldık. Böylece kamu idaresi bu kaynağı başka yatırımlarında kullanabildi. Diğer yandan, başlangıcından bugüne kadar bu kapılardan elde edilen gelirlerden de, devletimize 35 milyon lira vergi geliri sağladık.&lt;br /&gt;Gümrük kapılarındaki ortalama bekleme süresi, 30 dakikadan 10 dakikaya indirildi. Araç kapasitesi, 4 milyondan 14 milyona çıktı. İşte rakamlara da yansıyan bu başarı, Türk kamu yönetimi ile Türk özel sektörünün, doğru projelerde biraraya geldiklerinde, neleri başarabileceklerinin de bir hikâyesidir. TOBB olarak yapımını tamamladığımız 5 gümrük kapımızda, modern, hızlı, konforlu tesisler kazandırılmış, hem hizmet verenin, hem de hizmet alanın memnuniyeti en üst düzeye çıkarılmıştır. Hizmet kapasiteleri yaklaşık 4 katına çıkarılan bu kapılarımızda, ülkemizin imajını zedeleyecek hiç bir aksaklık kalmamıştır.&lt;br /&gt;Gümrük Kapılarında kullanılan ve bugüne kadar hep ithal edilen, büyük boyutlu x-ray cihazının ülkemizde imal edilebilmesi amacıyla da, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ile birlikte çalışmalara başladık.Böylece ülkemize hem döviz, hem de teknoloji kazandırmış olacağız.&lt;br /&gt;Modernizasyon çalışmalarımız kapsamında, Kapıkule gümrük kapısı için yaklaşık 130 milyon liralık yatırım gerçekleştirilmiştir. Kapıkule sınır kapısı 334 bin m2 alana yayılmış olup, toplam inşaat alanı 41 bin m2’dir. İnşaatın yatırım süresi 18 ay olarak belirlenmesine rağmen yaklaşık 14 ayda tamamlanmıştır. Hamzabeyli içinse yaklaşık 10 milyon lira yatırım yapılmış olup, buranın inşaatı da 8 ay gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır.&lt;br /&gt;Kapıkule sınır kapısı, Türkiye’nin Bulgaristan’a ve bu yolla tüm Avrupa’ya açılan kapısı olup, aynı zamanda dünya’nın ikinci, Avrupa’nınsa en yoğun sınır kapısı konumundadır. Türkiye’nin de en işlek sınır kapısı olan Kapıkule, Avrupa ile gerçekleştirilen tüm ihracat ve ithalatın sağlandığı kapı olması nedeniyle ülke ekonomisinde önemli bir rol oynamaktadır. Modernizasyon öncesi Kapıkule gümrük kapısında yıllık araç geçiş kapasitesi 1.2 milyon idi. Modernizasyonun tamamlanmasıyla birlikte yıllık araç geçiş kapasitesinin 4 katına çıkarak, 5 milyona ulaşması hedeflenmektedir. Tüm işlemler otomasyon sistemleri ile gerçekleştirilecek olup, sınır geçişleri hızlanacak, bekleme ve işlem süreleri ciddi oranda düşecektir.&lt;br /&gt;Öte taraftan, tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılılması projesi kapsamında, Asya ile Avrupa’yı bağlayacak ticaret yollarının ülkemizden geçmesi, hem ekonomimizin için hem de bölgesel güç olma konumumuzun güçlenmesi anlamında büyük önem arzetmektedir. Modernizasyon çalışmalarını tamamladığımız Kapıkule ve Gürcistan sınırındaki Sarp Gümrük Kapıları, işte bu amaca hizmet edecek nitelik ve standartlara ulaşmıştır. Hükümetimizin tamamladığı Karadeniz Sahil Yolu ile birlikte Türkiye, doğu ile batıyı birleştiren stratejik konumunu daha da kuvvetlendirmiştir.&lt;br /&gt;Karayolu taşımacılığında Avrupa’nın en büyük filosuna sahip olan Türk şirketleri, Avrupa Birliği ülkelerinde giderek ağırlaştırılan taşıma kotaları yüzünden iş yapamaz hale getirilmektedir. Türk karayolu taşıma şirketlerinin maruz bırakıldığı bu tip tarife dışı engeller, hem etik değildir, hem de adil rekabet kavramına aykırıdır. Buna benzer şekilde, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin, anlaşmalara aykırı bir şekilde uyguladıkları vize de, ayrımcı ve hukuksuzdur. Bu nasıl bir Gümrük Birliği anlayışıdır ki, malların serbest dolaşımı sağlanacak, ama bu malları üretenlere ve taşıyanlara kısıtlama getirilecek. Türk iş dünyasının sorunlarına her zaman duyarlılık gösteren ve çözüm arayan hükümetimizin, bu konularda da sektörümüze destek vereceğine inanıyoruz. Avrupa Birliği ülkelerini ve kurumlarını da, kendilerin hep büyük önem verdiklerini vurguladıkları, birlik hukukuna ve anlaşmalara saygı göstermeye, altına imza attıkları ahde bağlı kalmaya davet ediyoruz.”&lt;br /&gt;BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN&lt;br /&gt;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümetleri döneminde İpsala, Cilvegözü, Habur ve Sarp sınır kapılarının modernize edildiğini kaydeden Erdoğan, bugün de Kapıkule ve Hamzabeyli sınır kapılarını hizmete açtıklarını ifade etti.&lt;br /&gt;Bulgaristan'a açılan 2 kapının Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından modernize edildiğini anlatan Erdoğan, kısa sürede tamamlanarak hizmete hazır hale getirilen 2 sınır kapısının çok önemli işlev göreceğini dile getirdi.&lt;br /&gt;Türkiye'nin son 6 buçuk yılda AK Parti Hükümeti döneminde kaydettiği hızlı gelişme sonucunda sınır kapılarının ihtiyacı karşılama noktasında yetersiz hale geldiğini belirten Erdoğan, bu konuya hükümetin el atarak olumlu yönde adımlar atılmasının sağlandığını söyledi.&lt;br /&gt;2002'de 36 milyar dolar olan ihracatın 4 kat artarak 132 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaşıldığını anlatan Erdoğan, 52 buçuk milyar dolar olan ithalat rakamının da 202 milyar dolara ulaştığını ifade etti.&lt;br /&gt;Erdoğan, dış ticaret hacminin de 87 buçuk milyar dolardan 334 milyar dolara çıktığını dile getirdi. Aynı gelişmenin turizm alanında da gerçekleştiğini kaydeden Erdoğan, Türkiye'yi ziyaret eden turist sayısının da iktidarları döneminde 12 buçuk milyondan 26 milyona çıktığını söyledi. Bu çerçevede, ticaret ve turizm hacmi karşısında küresel rekabete hazır gümrük kapılarına ihtiyaç duyulur hale gelindiğini vurgulayan Erdoğan, bu anlayışla gümrük kapılarını modernize ettiklerini ifade etti.&lt;br /&gt;Erdoğan, geçiş trafiğinde modern sınır kapıları sayesinde büyük bir rahatlama sağlayacağını da söyledi. AB'ye üye ülke sayısının 27'ye ulaştığını hatırlatan Erdoğan, Türkiye'nin batısının artık tamamen AB ile sınır haline geldiğini ifade etti. Erdoğan, şöyle konuştu: ''2002'de başladığımız katılım müzakerelerini büyük bir gayret içerisinde sürdürüyor ve AB'nin doğu sınırını daha geniş bir çerçeve içerisine almanın gayretini sürdürüyoruz. Esasen bugünün dünyasında sınırlar geçmişe nazaran çok daha farklı anlamlar içeriyor. Dünyanın küresel bir köye dönüştüğü, teknolojinin uzakları yakın ettiği, ekonomilerin büyüdüğü, ticaretin geliştiği ve böylece sınır kavramının tamamen kabuk değiştirdiği bir süreçten geçiyoruz.&lt;br /&gt;Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg, 1985'de Schengen Anlaşması'nı imzaladılar. Şu anda 15 ülke arasında sınır kontrolleri tamamen kalkmış durumda. Önümüzdeki yıllarda bu sayı daha da artacak. Dikkat edersek yüzyıllar boyunca birbirleriyle kıyasıya savaşan, sınır çizgileri sürekli değişen ülkeler, bugün artık aralarındaki sınırları fiziken kaldırmış durumdalar. Ekonomik ilişkiler, ticari ilişkiler, insani ilişkiler sürekli olarak değişiyor, gelişiyor. Sınırlar artık sadece birer formalite haline geliyor. Türkiye olarak çevremizdeki ve bölgemizdeki tüm ülkelerle barışçıl bir politika izliyor, ekonomik ilişkilerimizi hızla artırıyoruz. İşte en son Suriye sınırımızdaki mayınların temizlenmesine dair bir yasayı çıkardık. İnşallah o sınırımız da barışa dönük, güvenliğe dönük yeni bir adım atıyoruz.&lt;br /&gt;Başta Bulgaristan olmak üzere batı komşularımızla da son dönemde çok güzel, çok anlamlı iş birlikleri sağladık. Dostluğumuzu, kardeşliğimizi, karşılıklı güveni pekiştirdik. Bugün sınır kapılarını modernize ediyoruz ama inanıyorum ki orta vadede bu kapıları da aramızdan kaldıracak ve artık Schengen'e dahil olmuş olacağız. AB ülkeleri olarak serbestçe birbirimizi ziyaret edebileceğiz.''&lt;br /&gt;Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu iki kapının, Türkiye, Bulgaristan ve bölge ülkeleri için çok büyük önem taşıdığını söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin dış ticaret hacminin yaklaşık 3'te 2'sinin Avrupa ülkeleri ile olduğu dikkate alınırsa, Kapıkule'nin öneminin daha iyi anlaşılacağını vurguladı.&lt;br /&gt;2008'de 5 milyondan fazla yolcu ile 7 binden fazla aracın bu kapıları kullandığını belirten Erdoğan, şunları kaydetti: ''Şurası son derece önemli; Gümrük kapıları ve hava alanları, bir ülke hakkında, hem ilk hem de son intibaları oluşturan ortamlardır. Biz, artık Kapıkule başka olmak üzere sınır kapılarımızda uzun araç konvoyları, uzun tır konvoylarını asla görmek istemiyoruz. Sınır kapılarının birer çile kapısına dönüştüğüne şahit olmak istemiyoruz. İşte bugün, bu çilenin bittiği gündür. Yaptığımız çalışmalar, Türk misafirperverliği sınır kapılarımızdan başlatıyor. Hızlı, kaliteli ve güvenli hizmet sunarak, tüm misafirlerimizi modern Türkiye'ye kabul ediyor ya da modern Türkiye'den uğurluyoruz.&lt;br /&gt;Bundan böyle giriş ya da çıkış yapan yolcular aracını terk etmeden tek bir hat üzerinden bütün işlemlerini tamamlayabilecek, iyi izlenimlere sahip olarak yolculuğuna devam edecektir. Yapılan çalışmayı bu açıdan da çok önemsiyor, sınır kapımızın yeni halinin her iki ülkenin de prestijine önemli katkısı olacağını düşünüyorum.''&lt;br /&gt;Başbakan Erdoğan, küreselleşmenin neden olduğu bir takim tehditleri önlemek noktasında da gümrük kapılarının stratejik önem arz ettiklerine dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: ''Modern gümrük idarelerinin iki temel hedefi bulunuyor; bunlardan biri yasal ticareti kolaylaştırmak, bunun yanında da tabii ki hızlandırmak. Diğeri ise yasa dışılıkla ve kaçakçılıkla etkin bir şekilde mücadele etmek. Uluslararası terörizm, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı, gümrük denetimlerinde hassasiyeti ve kaliteyi zorunlu hale getirdi. Belirsizliğin ve istikrarsızlığın hüküm sürdüğü bir coğrafyanın yanı başında bulunan Türkiye, kaçakçılık konusunda dünyanın diğer ülkelerine göre çok daha dikkatli olmak zorundadır. Avrupa ülkelerini kendisine iyi bir pazar olarak gören zehir ticaretini, biz burada durdurmak zorundayız. Yine çakışmaların, terörün kol gezdiği bölgelere silah akışını da burada, bu kapılarımızda, kesmek durumundayız. Gümrüklerde çalışan arkadaşlarımız, yasa dışı geçişle mücadelede gerçekten etkin ve özverili çalışmalar yapmak durumundadır. Zaten de yaptıklarına inanıyorum.''&lt;br /&gt;DEVLET BAKANI HAYATİ YAZICI&lt;br /&gt;Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Gümrük Müsteşarlığının, kamu yönetiminin en eski kurumlarından biri olduğunu belirtti. Türkiye'nin Bulgaristan'a açılan Kapıkule Sınır Kapısı'nın ise ilk kez 1930'lu yıllarda hizmete sunulduğunu belirten Bakan Yazıcı, ancak o günden bu yana ticaret hacminin büyümesi ve gelişmesine rağmen alt yapı hizmetlerinin eksik kaldığını kaydetti. Yazıcı, şunları söyledi:&lt;br /&gt;''Hükümetimiz her konuya el attığı gibi gümrük alanında alt yapı ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda, Başbakanımızın talimatları çerçevesinde çok kararlı biçimde ve özellikle alt yapı sorunlarını öncelikli olarak çözme noktasında büyük hamleler sarf etti. Çünkü biz, bu ülkeye katma değer sağlayacak, bütün vatandaşlarımızın her kim olursa olsun onların önündeyiz, yanındayız ve arkasındayız. Arzumuz isteğimiz şudur ki, bu ülkeye bir kuruş dahi katma değer sağlayacak vatandaş, sağına soluna hangi tarafa bakarsa baksın hükümetimiz, hizmeti eline mutlaka ulaştıracaktır.&lt;br /&gt;Kara hudut kapılarımız gerçekten ticaret hacmi bakımından çok önemli işler icra etmektedir. Ticaret hacmimizin çok büyük bir kısmı, yüzde 53 gibi oranı bu kapılardan gerçekleşmektedir. Ülkeye giriş çıkış yapan araçların yüzde 51'i kara sınır kapılarından geçmektedir. Yine yolcuların yüzde 40'ı hudut kapılarını kullanmaktadır. İşte bu çerçevede hizmet üretme çabasında olan hükümetimiz, özellikle son bir kaç yıl içerisinde gümrük müsteşarlığı çalışmaları kapsamında önemli adımlar gerçekleştirmiştir. Bunlardan birini sizinle paylaşıyoruz.''&lt;br /&gt;Devlet Bakanı Yazıcı, gümrüklerde otomasyon hizmetlerini çok yaygın bir hale getirdiklerini ve bu hizmet ağında personel açığının ortaya çıkartacağı sorunları aşma noktasında büyük bir gayret içerisinde olduklarını kaydetti.&lt;br /&gt;Komşu ülkelerle iyi ilişkiler içerisinde çalışmaları sürdürdüklerini de ifade eden Yazıcı, şöyle devam etti: ''Özellikle az önce TOBB Başkanının ifade ettiği gibi İpek Yolu güzergahındaki devletlerle toplantılar gerçekleştirmek suretiyle İpek Yolunu aktif hale getirme çalışma ve çabası içindeyiz. Gümrük Müsteşarlığı içerisinde çok değişik birimlerde yer alan ama fonksiyon olarak pek yararlı olmayan bazı üniteleri birleştirdik. Tek bir risk ünitesi oluşturmak suretiyle risk yönetimini çok etkin hale getirdik. Böyle bir çalışma sonucu risksiz ürünlerin çok seri şekilde gümrüklerden geçmesinin yolunu açtık. Ama riskli olan bölümlerde çok sıkı ve etkin biçimde denetimlerimizi gerçekleştirmiş bulunuyoruz.&lt;br /&gt;Bir yandan kağıtsız ortama geçerek otomasyonu en yaygın hale getirirken, bir yandan da gümrük faaliyetleri alanında çok önemli yeri olan tek pencere uygulamasını pilot olarak hayata geçirmiş bulunuyoruz. Gümrük politikalarının belirlenmesinde dünya ticari faaliyetlerinin çalışması için yurt dışı müşavirlikleri oluşturduk.''&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-3986088435772104933?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/3986088435772104933'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/3986088435772104933'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/06/dunyann-15-buyuk-ekonomisi-olan-turkiye.html' title='&apos;&apos;Dünyanın 15. Büyük Ekonomisi Olan Türkiye, Büyüklüğüne Yakışır Gümrük Kapılarına Sahip Olmak Durumundadır&apos;&apos;'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/SnWah-QR3fI/AAAAAAAAAEA/hsu7RNr85lU/s72-c/TOBB-Bayrak.jpg' height='72' width='72'/></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6867785596989951882</id><published>2009-05-19T05:23:00.001-07:00</published><updated>2009-05-24T04:23:10.325-07:00</updated><title type='text'>Avrupa Futbol Şampiyonası karnemiz!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuFhR77vI/AAAAAAAAAA0/BTUmcAIV30I/s1600-h/empokalneu473ap7.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuFhR77vI/AAAAAAAAAA0/BTUmcAIV30I/s320/empokalneu473ap7.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339349505592258290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;DAHA ÖNCE 2 KEZ KATILDI-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Milli Futbol Takımı, 1960 yılında başlayan Avrupa Şampiyonası macerasında daha önce sadece 2 kez elemeleri geçerek, finallerde mücadele etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milliler, 1996'da Fatih Terim, 2000'de de Mustafa Denizli yönetiminde finallerde yer aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1996'da İngiltere'nin düzenlediği finallerde Türkiye, gruptaki 3 maçını da, üstelik gol bile atamadan, yenilgiyle tamamlayarak elenmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2000 yılında Hollanda ve Belçika'nın ortaklaşa düzenledikleri finallerde ise Türkiye, gruptan çıkmış, çeyrek finalde Portekiz'e yenilerek, organizasyona veda etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Milliler, 2004'de Portekiz'de düzenlenen son finallere ise baraj maçlarında Letonya'ya elenerek katılamamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-AVRUPA ŞAMPİYONASI MACERASI-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'nin, 1960 yılında başlayan Avrupa Şampiyonası eleme maçları ve katıldığı finallerdeki performans tablosu şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-FRANSA 1960-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Romanya: 2 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Romanya - Türkiye: 3 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İSPANYA 1964-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtalya - Türkiye: 6 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - İtalya: 0 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İTALYA 1968-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serbest İrlanda - Türkiye: 2 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - İspanya........: 0 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Serbest İrlanda: 2 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İspanya - Türkiye........: 2 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çekoslovakya - Türkiye...: 3 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Çekoslovakya...: 0 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar O G B M A Y P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-İspanya 6 3 2 1 6 2 8&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Çekoslovakya 6 3 1 2 8 4 7&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-İrlanda 6 2 1 3 5 8 5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-TÜRKİYE 6 1 2 3 3 8 4&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-BELÇİKA 1972-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batı Almanya - Türkiye: 1 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Arnavutluk..: 2 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Batı Almanya: 0 - 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polonya - Türkiye.....: 5 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arnavutluk - Türkiye..: 3 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Polonya.....: 1 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar O G B M A Y P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Batı Almanya 6 4 2 - 10 2 10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Polonya 6 3 - 3 10 6 6&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-TÜRKİYE 6 2 1 3 5 13 5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Arnavutluk 6 1 1 4 6 11 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-YUGOSLAVYA 1976-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Serbest İrlanda: 1 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - İsviçre........: 2 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SSCB - Türkiye...........: 3 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsviçre - Türkiye........: 1 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serbest İrlanda - Türkiye: 4 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - SSCB...........: 1 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar O G B M A Y P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-SSCB 6 4 - 2 10 6 8&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Serbest İrlanda 6 3 1 2 11 5 7&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-TÜRKİYE 6 2 2 2 5 10 6&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-İsviçre 6 1 1 4 6 11 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İTALYA 1980-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galler - Türkiye......: 1 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Malta.......: 2 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Batı Almanya: 0 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malta - Türkiye.......: 1 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Galler......: 1 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batı Almanya - Türkiye: 2 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar O G B M A Y P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-----------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Batı Almanya 6 4 2 - 17 1 10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-TÜRKİYE 6 3 1 2 5 5 7&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Galler 6 3 - 3 11 8 6&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Malta 6 - 1 5 2 21 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-FRANSA 1984-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Arnavutluk...: 1 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avusturya - Türkiye....: 4 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey İrlanda - Türkiye: 2 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Batı Almanya.: 0 - 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arnavutluk - Türkiye...: 1 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Kuzey İrlanda: 1 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Batı Almanya - Türkiye.: 5 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Avusturya....: 3 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar O G B M A Y P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Batı Almanya 8 5 1 - 15 5 11&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Kuzey İrlanda 8 5 1 2 8 5 11&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Avusturya 8 4 1 3 15 10 9&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-TÜRKİYE 8 3 1 4 8 16 7&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Arnavutluk 8 - 2 6 4 14 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-BATI ALMANYA 1988-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yugoslavya - Türkiye...: 4 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Kuzey İrlanda: 0 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - İngiltere....: 0 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere - Türkiye....: 8 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey İrlanda - Türkiye: 1 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Yugoslavya...: 2 - 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar O G B M A Y P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-İngiltere 6 5 1 - 19 1 11&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Yugoslavya 6 4 - 2 13 9 8&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Kuzey İrlanda 6 1 1 4 2 10 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-TÜRKİYE 6 - 2 4 2 16 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İSVEÇ 1992-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serbest İrlanda - Türkiye: 5 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Polonya........: 0 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polonya - Türkiye........: 3 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - İngiltere......: 0 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere - Türkiye......: 1 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Serbest İrlanda: 1 - 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar O G B M A Y P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-İngiltere 6 3 3 - 7 3 9&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Serbest İrlanda 6 2 4 - 13 6 8&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Polonya 6 2 3 1 8 6 7&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-TÜRKİYE 6 - - 6 1 14 -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-İNGİLTERE 1996-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Macaristan - Türkiye: 2 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - İzlanda...: 5 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - İsviçre...: 1 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - İsveç.....: 2 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsviçre - Türkiye...: 1 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Macaristan: 2 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzlanda - Türkiye...: 0 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsveç - Türkiye.....: 2 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar O G B M A Y P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-İsviçre 8 5 2 1 15 7 17&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-TÜRKİYE 8 4 3 1 16 8 15&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-İsveç 8 2 2 3 9 10 9&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Macaristan 8 2 2 4 7 13 8&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-İzlanda 8 1 2 5 3 12 5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finaller:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grup maçları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Hırvatistan: 0 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Portekiz...: 0 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Danimarka..: 0 - 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-HOLLANDA-BELÇİKA 2000-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Kuzey İrlanda: 3 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Almanya......: 1 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Finlandiya...: 1 - 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Moldova .....: 2 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finlandiya - Türkiye...: 2 - 4&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzey İrlanda - Türkiye: 0 - 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moldova - Türkiye......: 1 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Almanya - Türkiye......: 0 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar O G B M A Y P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-----------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Almanya 8 6 1 1 20 4 19&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-TÜRKİYE 8 5 2 1 15 6 17&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Finlandiya 8 3 1 4 13 13 10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Kuzey İrlanda 8 1 2 5 4 19 5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Moldova 8 - 4 4 7 17 4&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baraj maçları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İrlanda Cumhuriyeti - Türkiye: 1 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - İrlanda Cumhuriyeti: 0 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finaller:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grup maçları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - İtalya..: 1 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsveç - Türkiye...: 0 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belçika - Türkiye.: 0 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeyrek final&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Portekiz: 0 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-PORTEKİZ 2004-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elemeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Slovakya.....: 3 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Makedonya - Türkiye....: 1 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Liechtenstein: 5 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere - Türkiye....: 2 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Slovakya - Türkiye.....: 0 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Makedonya....: 3 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liechtenstein - Türkiye: 0 - 3&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - İngiltere....: 0 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar O G B M A Y P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;--------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-İngiltere 8 6 2 - 14 5 20&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-TÜRKİYE 8 6 1 1 17 5 19&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3-Slovakya 8 3 1 4 11 9 10&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Makedonya 8 1 3 4 11 14 6&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Liechtenstein 8 - 1 7 2 22 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baraj maçları:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Letonya - Türkiye: 1 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Letonya: 2 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-AVUSTURYA-İSVİÇRE 2008-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Malta.......: 2 - 0 (Almanya'da seyircisiz)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Macaristan - Türkiye..: 0 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Moldova.....: 5 - 0 (Almanya'da seyircisiz)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yunanistan - Türkiye..: 1 - 4&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Norveç......: 2 - 2 (Almanya'da seyircisiz)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bosna Hersek - Türkiye: 3 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Malta - Türkiye.......: 2 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Macaristan..: 3 - 0&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moldova - Türkiye.....: 1 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Yunanistan..: 0 - 1&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Norveç - Türkiye......: 1 - 2&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye - Bosna Hersek: ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Takımlar O G B M A Y P&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;----------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1-Yunanistan 11 9 1 1 23 9 28&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-TÜRKİYE 11 6 3 2 24 11 21&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2-Norveç 11 6 2 3 23 10 20&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4-Bosna-Hersek 11 4 1 6 16 21 13&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5-Moldova 12 3 3 6 12 19 12&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6-Macaristan 11 4 - 7 10 20 12&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7-Malta 11 1 2 8 9 27 5&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6867785596989951882?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6867785596989951882/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/avrupa-futbol-sampiyonas-karnemiz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6867785596989951882'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6867785596989951882'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/avrupa-futbol-sampiyonas-karnemiz.html' title='Avrupa Futbol Şampiyonası karnemiz!'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuFhR77vI/AAAAAAAAAA0/BTUmcAIV30I/s72-c/empokalneu473ap7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-2909501417293233809</id><published>2009-05-19T05:22:00.000-07:00</published><updated>2009-05-24T04:24:17.077-07:00</updated><title type='text'>Türkiye'nin Avrupa Futbol Şampiyonası Tarihi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuXakM-AI/AAAAAAAAABM/45cwwxjKtaw/s1600-h/dosya16.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 279px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuXakM-AI/AAAAAAAAABM/45cwwxjKtaw/s320/dosya16.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339349813027469314" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;1956 yılında Avrupa ülkelerinin milli takımları arasında oynanacak bir turnuvanın düzenlenebilmesi için çalışmalar başladı ve bundan tam iki yıl sonra, 1958’de ilk Avrupa Şampiyonası başladı. Kupanın ilk formatı yarı-finale kadar iç ve dış sahalarda oynanan eleme maçlarıyla yürütülüyordu. Dört yarı-finalist arasından biz ülke ev sahibi seçiliyor ve kalan maçlar onun ülkesinde oynanıyordu. UEFA ilk turnuvayı, 1927 yılından beri bu konuda çalışmalar yapan Fransız Futbol Federasyonu üyesi Henri Delaunay’in anısına Fransa’ya verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turnuva tarihinin ilk finali Sovyetler Birliği ile Yugoslavya arasında Paris’te oynandı. Uzatmalar sonunda rakibini yenen Sovyetler tarihin ilk Avrupa Şampiyonu oldular. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1964’te İspanya’da düzenlenen turnuva ise politikanın karıştığı ilk şampiyona olarak hafızalara kazındı. Yunanistan resmen olmasa da teknik olarak savaş halinde olduğu Arnavutluk’la oynamayı reddetti. Şampiyonayı Madrid’te oynanan final karşılaşmasında Sovyetler Birliği’ni 2-1 yenen ev sahibi İspanya kazandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1968 turnuvası ise hem şampiyonanın adının, hem de formatının değiştiği turnuva oldu. Daha önce ‘Avrupa Uluslar Kupası’ olarak anılan turnuva adını ‘UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası’ olarak değiştirdi. Turnuvanın formatı ise 8’li gruplar olarak değiştirildi. 8 takım aralarında iki maç üzerinden oynuyor ve ilk sırada yer alan takım çeyrek-finale kalma hakkına sahip oluyordu. Çeyrek final serisi de iki maç üzerinden yapılıyor ve yarı-finale kalan takımlar ev sahibi ülkenin (İtalya) yolunu tutuyorlardı. İtalya ile Yugoslavya arasında oynanan final maçı 1-1 bitince yapılan tekrar müsabakasını 2-0 kazanan ev sahibi İtalya şampiyon oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı formatta düzenlenen 1972 şampiyonasının ev sahibi ise Belçika’ydı. Finalde Sovyetler Birliği’ni 3-0 geçen Batı Almanlar mutlu sona ulaştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1976’da düzenlenen turnuvanın ev sahibi Yugoslavya’ydı. Çekoslovakya’nın finaldeki rakibi Uli Hoeness ve Sepp Maier'li Almanlardı. Penaltı atışlarıyla mutlu sona ulaşan Çekoslovakya kupayı müzesine götürdü. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1980 yılıyla beraber UEFA kupaya yeni bir format getirdi. Finallere dört yerine sekiz takımın katılmasına ve bunlarında dörderli iki grup halinde kendi aralarında oynamasına karar verildi. İki gurubun lider ülkeleri ise final oynamaya hak kazanacaktı. Bu yeni formatın ilk finalistleri Batı Almanya ile Belçika oldu ve Almanlar Horst Hrubesch’in ayağından bulduğu iki golle 2-1’lik galibiyete ve mutlu sona ulaştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1984 yılında turnuvanın formatı bir kez daha değişti. Artık çeyrek-final oynanmıyor ve gruplarını ilk iki sırada bitiren takımlar direkt olarak yarı finale kalıyordu. Turnuvaya ikinci kez ev sahipliği yapan Fransa, Paris’te oynanan final maçında İspanyolları Michel Platini ve Bruno Bellone’nin golleriyle 2-0 geçip şampiyon oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1988’de Batı Almanya’da düzenlenen turnuva format olarak Fransa 84’ün aynısıydı. Finalde gülen ise Sovyetler Birliği’ni 2-0 geçen Hollanda oldu. Portakalların golleri Ruud Gullit ve Marco van Basten’den geldi. Van Basten’in golü daha sonra şampiyona tarihinin en güzel golü olarak seçildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1992’de İsveç’in ev sahipliği yaptığı turnuvaya ise Avrupa’da yaşanan politik olaylar damgasını vurdu. Doğu ve Batı Almanya birleşmiş, turnuvaya katılmaya hak kazanan Yugoslavya ülkesinde yaşanan olaylar sebebiyle diskalifiye edilmişti. UEFA turnuvaya Yugoslavlar yerine Danimarka’nın katılmasına karar verdi. UEFA kararıyla turnuvaya katılan Danimarka finalde Almanları 2-0 geçti ve şampiyon oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sovyetler Birliği dağıldığı için ayrılan ülkelerin hepsinin kendi adına elemelere katılması gerekiyordu ve bu sebeple 1996’daki turnuvanın formatı tekrar değiştirildi. Artık elemelere 48 takım katılıyordu ve aralarından 16’sı İngiltere’de düzenlenecek şampiyonaya katılma hakkına sahip olacaktı. Finalde gülen taraf Çekleri altın golle geçen Almanya oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2000 şampiyonası yeni milenyumun ilk turnuvası olması dışında bir ilkin daha yaratıcısı oldu. Turnuva Hollanda ve Belçika tarafından ortaklaşa düzenlendi. Final de gülen İtalya karşısında David Trezeguet’nin altın golüyle Fransa oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004’ün ev sahibi ise Portekiz’di. Turnuva tarihi bir değişikliğe daha şahit oldu ve altın gol uygulaması yerini gümüş gole bıraktı. Uzatmalarda gol olması durumunda karşılaşma devrenin sonuna kadar devam ettiriliyordu. Turnuvanın şampiyonu ise finalde ev sahibi Portekiz’i tek golle geçen komşu Yunanistan oldu. Öylece turnuva başlamadan önce bahis şirketlerinin şampiyonluğuna 1x100 verdiği Yunanistan büyük bir sürprizin altına imza atmış oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırada 2008 heyecanı var !.. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2008’de futbolseverler 2008 Avrupa Şampiyonası’nı takip ederken aynı anda da şampiyonaya ortak olarak ev sahipliği yapan Avusturya ve İsviçre’yi daha yakından tanıyacak ve öğrenecek. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu alanda 2 ülke hakkında merak edilenleri -tarihlerini, ekonomilerini, hükümetlerini ve kültürlerini- öğrenecek iki ülkede 4’erden olmak üzere 8 şehrin ve stadyumun detaylarına ulaşacaksınız. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avusturya ve İsviçre’de 7 - 19 Haziran 2008’de düzenlenecek olan dev şampiyona aynı zamanda Avrupa Şampiyonası tarihinde 2. kez 2 ülke arasında düzenlenen şampiyona olacak. Bu turnuva daha önce 2000’de Belçika&amp;Hollanda iş birliği ile düzenlenmişti. Avusturya ve İsviçre’nin ev sahibi oldukları için otomatikman finale kaldıkları şampiyonaya 14 ülke daha katılacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avusturya&amp;İsviçre ortaklığının ev sahibi olmaya hak kazandığı şampiyonaya bu ikilinin dışında Yunanistan&amp;Türkiye ortaklığı, İskoçya&amp;İrlanda ortaklığı, Rusya, Macaristan ve Hırvatistan&amp;Bosna Hersek ortaklığı ev sahibi olmak için başvuru yapmıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004’te düzenlenen ve Portekiz’in başarıyla ev sahipliği yaptığı Avrupa Şampiyonası’nda ise Yunanistan sürpriz bir şekilde şampiyon olmayı başarmıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8 Stadyum &lt;br /&gt;2008 Avrupa Şampiyonası’nda iki farklı ülke ve arada bulunan bir sınır var ancak bu sınır şampiyona boyunca arada bulunan kısa mesafeler sayesinde sadece fiziki olarak var olacak. İki ülke finaller aşamasında 2’şer gruba ev sahipliği yapacak ve 4’er şehrinde karşılaşmalar oynanacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temiz havası ve kolay ulaşım yolları ile tanınan bu ülkelerde şampiyonada yer alan ülkelerin merkezleri stadyumlara en fazla 300 kilometre uzaklıkta olacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa kıtasının milli takımlar bazında en önemli turnuvası olan Avrupa Futbol Şampiyonası 1958 yılında düzenlenmeye başladı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok farklı bir formata ve "Avrupa Uluslar Kupası" ismine sahip ilk şampiyonanın evsahibi, turnuvanın fikir babası Henri Delanuay anısına Fransa oldu. Kupanın ilk finali Sovyetler Birliği ile Yugoslavya arasında oynandı. Uzatmalara giden maçı 2-1 kazanan Sovyetler Birliği şampiyonluğa ulaşan takım oldu. Bu aynı zamanda Doğu Bloku ülkelerinin en büyük başarısı olarak tarihe geçti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1968'de adı ve formatı değişen kupa, UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası ismini aldı. Ancak yeni formatın da bekleneni verememesi üzerine 1980'de ve 1984'de yapılan değişikliklerle son halini alan Avrupa Futbol Şampiyonası'nın en önemlileri 1992 ve 2004'da düzenlenenler oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1992'de Yugoslavya'nın ülkedeki iç savaş nedeniyle finallere alınmamasının ardından, Danimarka son anda turnuvaya dahil edildi. Danimarka yarı finalde son şampiyon Hollanda'yı, finalde de Almanya'yı yenerek kupaya uzandı ve tarihi bir başarı elde etti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2004'de ise komşumuz Yunanistan, play-off'da bizi eleyen Letonya ile birlikte en az şans tanınan ülke olarak gittiği Portekiz'de çeyrek finalde son şampiyon Fransa, yarı finalde en büyük favori Çek Cumhuriyeti ve finalde de ev sahibi Portekiz'i eledi ve kupaya uzandı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa Futbol Şampiyonası'nın enbaşarılı takımı 3 kez zafere uzanan Almanya oldu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Milli Takımı ise iki kez Avrupa Futbol Şampiyonası finallerine katıldı. İngiltere'de düzenlenen Euro 96'da gol atamayan milliler, Belçika ve Hollanda'nın düzenlediği Euro 2000'de çeyrek final oynamış ancak Portekiz'e 2-0 yenilerek turnuvaya veda etmişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞAMPİYONLAR&lt;br /&gt;1958 Sovyetler Birliği&lt;br /&gt;1964 İspanya&lt;br /&gt;1968 İtalya&lt;br /&gt;1972 Almanya&lt;br /&gt;1976 Çekoslavakya&lt;br /&gt;1980 Almanya&lt;br /&gt;1984 Fransa&lt;br /&gt;1988 Hollanda&lt;br /&gt;1992 Danimarka&lt;br /&gt;1996 Almanya&lt;br /&gt;2000 Fransa&lt;br /&gt;2004 Yunanistan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-2909501417293233809?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/2909501417293233809/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/turkiyenin-avrupa-futbol-sampiyonas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2909501417293233809'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2909501417293233809'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/turkiyenin-avrupa-futbol-sampiyonas.html' title='Türkiye&apos;nin Avrupa Futbol Şampiyonası Tarihi'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuXakM-AI/AAAAAAAAABM/45cwwxjKtaw/s72-c/dosya16.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-5875560433275296095</id><published>2009-05-19T05:19:00.000-07:00</published><updated>2009-05-24T04:25:49.735-07:00</updated><title type='text'>Türkiye'nin Dünya Kupası macerası...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuSi82D7I/AAAAAAAAABE/oIy5tWkrcDk/s1600-h/d%FCnya+kupas%FD.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339349729378963378" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 238px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuSi82D7I/AAAAAAAAABE/oIy5tWkrcDk/s320/d%25FCnya%2Bkupas%25FD.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShKkFj2WA5I/AAAAAAAAAAM/DxwD6_TeAtw/s1600-h/7_228399_millitakimsevinc57000_414_232.jpg"&gt;&lt;/a&gt;2010 yılında Güney Afrika´da düzenlenecek 19. Dünya Kupası Finalleri öncesi Avrupa elemeleri 5. Grup´taki ilk maçını yarın deplasmanda Ermenistan ile yapacak olan Türk Milli Futbol Takımı, 3. kez bu büyük organizasyonun finallerinde yer almak için yola çıkıyor.&lt;br /&gt;(A) Milli Futbol takımı, 85 yıllık tarihinde daha önce Dünya Kupası finallerine sadece 2 kez katıldı. 1950’deki finallere "masraflı olacak" gerekçesiyle katılmayan Türkiye, 1954’te ise Franco adlı İtalyan çocuğun çektiği kura sonucu finallere gitti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1930 yılında Uruguay’da başlayan Dünya Kupası heyecanına, ilk kez 1950 Dünya Kupası Finalleri için ortak olan Türkiye, Avusturya’ya iki maçta da yenilmesine karşın, bu ülkenin finallere katılmama kararı alması üzerine, finallerde mücadele etme şansını yakaladı. Ancak Türkiye de, FIFA’nın gösterdiği rakip olan Suriye’yi 7-0 yenmesine karşın, "masraflı olacak" gerekçesiyle Brezilya’daki finallere katılmaktan vazgeçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FRANCO’NUN UĞURU VE 1954 İSVİÇRE&lt;br /&gt;(A) Milli Futbol Takımı’nın katıldığı ilk Dünya Kupası, 1954’te İsviçre’de düzenlenen finaller oldu. Elemelerde İspanya’ya ilk maçta 4-1 yenilen, ikinci maçı 1-0 kazanan Türkiye, statü gereği tarafsız sahada (Roma) yapılan üçüncü maç 2-2 sonuçlanınca, iş kuraya kaldı. Franco adlı bir İtalyan çocuğun yaptığı kura çekimi sonucu, Türkiye finallere katılma hakkını elde etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finallerde, ilk maçında Almanya’ya 4-1 yenilen (A) Milli Futbol Takımı, Güney Kore’yi 7-0 yenmeyi başardı. Kurallar gereği bir kez daha Almanya ile karşılaşan Milli Takım, 7-2’lik yenilgiyle 1954 Dünya Kupası Finalleri’ne veda etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ASYALI TÜRKİYE’YE "HAYIR"&lt;br /&gt;Türkiye, bir sonraki Dünya Kupası mücadelesine, FIFA’nın, maçlarını Asya grubunda oynatmak istemesi üzerine katılmadı. Avrupa grubunda yer almakta ısrarlı olan Türkiye, FIFA’yı protesto ederek, İsveç 1958 elemelerinde yer almadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAŞARISIZ DÖNEM&lt;br /&gt;1962 yılında Şili’de yapılan Dünya Kupası için elemelerde yeniden Avrupa grubunda mücadele eden (A) Milli Futbol Takımı, Norveç’i iki maçta da yenmesine karşın, Sovyetler Birliği’ne iki maçta da yenilince, final umutlarını tüketti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İngiltere 1966 ve Meksika 1970 finalleri için elemelerde başarısız sonuçlar alan Türkiye, Almanya 1974 Dünya Kupası elemelerinde, İtalya’nın ardından grubunda ikinci olabildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay-yıldızlı ekip, Arjantin 1978, İspanya 1982 ve Meksika 1986 elemelerinde de umduğunu bulamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1990 FİNALLERİ "KILPAYI" KAÇTI&lt;br /&gt;Türkiye, 1990 Dünya Kupası Finalleri’ne katılma şansını son maçta elinden kaçırdı. Sovyetler Birliği, Avusturya, Doğu Almanya ve İzlanda ile aynı grupta yer alan Türkiye, Sovyetler Birliği ile deplasmanda oynadığı son maçına final vizesi umuduyla çıktı. Bu maçı 2-0 kaybeden Türkiye, grupta 3. olurken, Sovyetler Birliği ve Avusturya, ilk iki sırayı alarak finallerde mücadele etme hakkını kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(A) Milli Futbol Takımı, ABD 1994 ve Fransa 1998 Dünya Kupaları elemelerinde de amacına ulaşamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AVUSTURYA’DAN BU KEZ SÖKE SÖKE&lt;br /&gt;(A) Milli Futbol Takımı, 1950 Dünya Kupası Finalleri’ne katılma hakkını elde eden, ancak çekilerek bu şansını o zaman Türkiye’ye bırakan Avusturya’dan, 2002 Dünya Kupası Finalleri için bileğinin hakkıyla vize aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avusturya’nın yarım asır önceki vizesine rağmen, ekonomik açıdan Brezilya’daki finallere katılmaktan son anda vazgeçen Türkiye, play-off baraj maçlarında bu kez rakibini 1-0 ve 5-0’lık skorlarla yenerek, 2002 yılında Güney Kore ve Japonya’nın ev sahipliği yaptığı 17. Dünya Kupası Finalleri’ne katılma hakkını kazandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2002’DE TARİHSEL BAŞARI&lt;br /&gt;(A) Milli Futbol Takımı, Japonya ve Güney Kore’nin ev sahipliği yaptığı 2002 yılındaki 17. Dünya Kupası Finalleri’nde tarihi bir başarıya imza attı. Milliler, 48 yıl sonra katıldıkları finallerde Brezilya, Kosta Rika ve Çin ile aynı grupta yer aldı. Gruptaki ilk maçında Brezilya’ya 2-1 yenilen ay-yıldızlı ekip, Kosta Rika ile 1-1 berabere kalıp, son maçta Çin’i 3-0 yenerek gruptan averajla çıkmayı başardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. turda ev sahibi ülkelerden Japonya’yı 1-0 yenmeyi başaran milliler, çeyrek finalde de Senegal’i "altın gol"le 1-0 geçerek yarı finale çıktı. Yarı finalde yine Brezilya ile eşleşen ve 1-0 yenilen Türkiye, final şansını kaçırırken, üçüncülük maçında diğer ev sahibi Güney Kore’yi 3-2 yenip, tarihsel bir başarıyla üçüncülüğü elde etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2006’YA İSVİÇRE FRENİ&lt;br /&gt;Türkiye, 2006 yılında Almanya’da düzenlenen 18. Dünya Kupası Finalleri’ne ise baraj maçlarında İsviçre’ye takılarak katılamadı. Ay-yıldızlı ekip, deplasmandaki ilk maçta 2-0 yenildiği İsviçre karşısında, İstanbul’daki olaylı maçı 4-2 kazanmasına rağmen, gol averajıyla final biletini kaçırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-5875560433275296095?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/5875560433275296095/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/turkiyenin-dunya-kupas-maceras.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5875560433275296095'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5875560433275296095'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/turkiyenin-dunya-kupas-maceras.html' title='Türkiye&apos;nin Dünya Kupası macerası...'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuSi82D7I/AAAAAAAAABE/oIy5tWkrcDk/s72-c/d%25FCnya%2Bkupas%25FD.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-2089437055959974629</id><published>2009-05-19T05:16:00.000-07:00</published><updated>2009-05-24T04:20:51.592-07:00</updated><title type='text'>TÜRKİYE'NİN 45 YILLIK AB MACERASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Shksvad1T2I/AAAAAAAAAAU/NEjl2z70iV4/s1600-h/2141128_eu_flags_graphic.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 206px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Shksvad1T2I/AAAAAAAAAAU/NEjl2z70iV4/s320/2141128_eu_flags_graphic.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339348026294357858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yunanistan'ın gerisinde kalmama telaşıyla başlayan Türkiye'nin AB macerası, 45 yıl boyunca dönüp dolaşıp Kıbrıs'a takıldı. Güç oyununun taşları yeniden dağıtılırken, bu coğrafyanın kaderini AB'nin Türkiye'ye ve Kıbrıs'a biçeceği değer belirleyecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupa yolunda az gittik uz gittik... &lt;br /&gt;16-17 Aralık 2004 tarihli AB zirvesi Türkiye açısından bir milli maç havasında geçti, ama yendik mi, yenildik mi yoksa berabere mi kaldık, hâlâ tartışılıyor. Kesin olan tek şey, Türkiye'ye, bu turnuvada diğer tüm oyunculardan daha kolay elenmesini sağlayacak şartlar getirildiği. Yani Türkiye, 'Sen farklısın' gerekçesiyle eşitlikten mahrum bırakıldı, ama kapı dışında bırakılamadı. &lt;br /&gt;Ankara, yaşlı kıtadaki bu birliğin daha çatısı yokken, kapısını çalmıştı. &lt;br /&gt;O zamanlar 1945 sonrası iki kutuplu dünyanın taşları yerli yerine oturtuluyordu. Bugünse, 1989 sonrası tek kutupluluğun yerleşmesi karşısında yeni arayışların serpildiği, dengelerin değiştiği, ama manzaranın henüz bulanık olduğu bir devirdeyiz. Ama her devirde taşlar yeniden kapışılır, oyun tahtası yeniden paylaşılır ve hiçbir olay diğerinden bağımsız değildir. Bunun en iyi kanıtını, Türkiye-AB ilişkilerinin 45 yıllık gelişiminde bulmak mümkün. &lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AB çağrısı Churchill'den &lt;br /&gt;1945'te BM şartının imzalanmasından yalnızca bir yıl sonra birleşik Avrupa devletleri kurulması çağrısı yapmak, yaşlı kıtaya hep şüpheyle bakan Britanya'nın Çanakkale Savaşı'nda ırkçı görüşleri nedeniyle hezimete uğradıktan 30 yıl sonra Nazilere kafa tutmanın kahramanı haline gelen Winston Churchill'e nasip olur: 'Avrupa ailesinin kurulmasının başını Fransa ile Almanya çeksin, Britanya, ABD ile Sovyet Rusya da buna dışarıdan destek versin.' 1947'de yaşlı kıtaya Marshall yardımı başlar, 1949'da NATO anlaşması imzalanır, nihayet 1951'de Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve İtalya'nın imzaladığı Paris Anlaşması'yla Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) sahneye çıkar. &lt;br /&gt;AKÇT, 1957'deki Roma Anlaşması'yla sermaye, mal, hizmet ve emeğin serbest dolaşımı ilkesini temel alan Avrupa Ekonomik Topluluğu'na (AET) dönüştü. 1959'da AET'nin kapısını çalan Türkiye Başbakanı ise, ülkesine liberalleşme vaad ederken, 'küçük Amerika' olma hedefini koyan Adnan Menderes'ti. Sömürgeci Avrupa güçlerinin paylaşım savaşından kurtulmasından 30 yıl sonra, Türkiye'nin başvurusuna, 'kuruluşundan beri Batı'nın ayrılmaz bir parçası olduğunu hissettiği' yazıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk adımı Menderes attı &lt;br /&gt;Bu, aynı zamanda, iki düşman komşunun yollarının Avrupa Birliği'ndeki ilk kesişmesidir. Ankara, Yunanistan'ın AET'ye başvurduğu haberiyle telaşa kapıldığı için bu kadar erkenci davranır. Menderes'in alelacele hazırlatıp &lt;br /&gt;Atina'nın başvurusundan 16 gün sonra, 31 Temmuz'da gönderdiği mektuptan sadece birkaç kişinin haberi vardı. Mektubun varlığını basına sızması üzerine kabullenen hükümet, kamuoyuna, 'Uzun dönemde Batı Avrupa'da kurulabilecek bir siyasi birliğin dışında kalmak, gümrük birliği içinde Atina'ya verilecek tavizlerden yoksun kalmak istemiyoruz' açıklamasını yaptı. &lt;br /&gt;1960 darbesiyle Menderes'in siyasi macerasının darağacında noktalanması üzerine, AET, ilişkileri bir süre kesti. Bu arada 1. Dünya Savaşı'na Osmanlı'yı peşi sıra sürükleyen ve 2. Dünya Savaşı'nda Ankara'yla gizli ittifak yürüten Almanya, bu platformda Fransa Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle'ün Türkiye'nin Ortadoğulu olduğu ısrarına karşın, Türkiye'ye Yunanistan'dan farklı davranılmaması için bastırıyordu. Bu noktada iki ülkeye de ortaklık teklif edilmesine rağmen, ilerilerde dengeler hep Ankara'ya karşı Atina ve dolayısıyla Rumların lehine olageldi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kıbrıs hep sorun oldu &lt;br /&gt;Yunanistan'ın 1961'de ortaklık anlaşmasını imzalamasının ardından, Eylül 1963'te imzalanan ve Aralık 1964'te yürürlüğe giren Ankara Anlaşması'nın hedefi, üç aşamada ortaklık kurulması ve gümrük birliğine geçilmesiydi. Bu arada Kıbrıs, Avrupa-Türkiye-Yunanistan denkleminde başrolü oynayacağının sinyallerini veriyordu. Osmanlı'nın 1571'de ele geçirip 19. yüzyılın sonunda Britanya'ya devrettiği Kıbrıs, 1960'ta Britanya, Türkiye ve Yunanistan'ın garantörlüğünde bağımsızlığını ilan etmesinden üç yıl sonra, Rumların Yunanistan'la birleşme emelleri yüzünden şiddete sürüklendi. 1967'de CIA destekli askeri darbe düzenlenen Atina'nın AET'yle ilişkileri kesilirken, 1974'te Albaylar Cuntası'nın Kıbrıs'a 20 bin asker göndereceği istihbaratıyla harekete geçen Türkiye, adaya müdahalede bulundu. Bunun etkisiyle cunta devrildi ve Atina, ortaklık anlaşmasının tekrar yürürlüğe girmesi sonucu Haziran 1975'te AET'ye üyelik başvurusunu yaptı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;AET'nin Kıbrıs ihlali &lt;br /&gt;Rumların 1960 anlaşmalarına aykırı ve tek taraflı olarak 1972'de AET'yle ortaklık anlaşması imzalayıp Ocak 1973'te bunu yürürlüğe koyduğu Kıbrıs'ta, 1974 sonrası uluslararası toplumun tanıdığı tek taraf onlardı. AET, anlaşmaya koyduğu 'Adada iki toplum arasında hiçbir ayrım yapılmayacaktır' maddesine hiçbir zaman uymayacaktı. Türkiye ise 1974'ten sonra uluslararası toplumla küsüşmüş, ambargoların katmerlediği ekonomik bunalıma düşmüş ve bu gerekçeyle AET, Ankara Anlaşması'nın ikinci aşaması olan geçiş dönemini askıya almıştı. 1970'lerde 14 farklı hükümetin kurulup bozulduğu Türkiye, ancak 24 Ocak 1980'de ABD destekli Turgut Özal'ın mimarlığında AET'nin istediği liberalizasyona geçebildi. Takvimde sonraki önemli yaprak ise, 12 Eylül 1980'di. Yine Avrupa'yla ilişkiler krize girdi, hatta 1982'de donduruldu. Artık Türkiye'den Batı'ya, karakol, kışla ve hapishanelerdeki sistematik işkence ve Kürtlerin katledilmesi haberleri yansıyacaktı uzun süre. Bu arada 1981'de Yunanistan AB üyesi olmuş, 1983'te KKTC kurulmuştu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üyelik başvurusu Özal'dan &lt;br /&gt;Gelelim AET'ye... Son anda cayan Norveç'le helalleşildi. İki kez Fransa vetosu yiyen Britanya'yla İrlanda ve Danimarka 1973'te, Yunanistan'ın ardından diktatör Franco'yu toprağa veren İspanya ile diktatörlük deviren Portekiz 1986'da üye kabul edildi. 12 Eylül sonrası düzenlenen ilk seçimi kazanan Özal da, hükümet programına 'Toplulukla ilişkilerimizin amacı tam üyelik' yazıp Nisan 1987'de üyelik başvurusunu yaptı. 1989'da Berlin Duvarı yıkılırken, aralık ayında Ankara'ya şu yanıt verildi: 'İç pazarı tamamlamadan yeni üye kabul edemeyiz. Sizin demokrasi, insan hakları ve azınlıklar konusunda eklikleriniz var, Yunanistan ve Kıbrıs'la sorunlarınızı çözmeniz gerek. Ama Türkiye'yle ilişkileri derinleştirip ekonomik-siyasi modernleşme sürecinizin tamamlanmasına yardımcı olmak bizim de çıkarımızadır.' &lt;br /&gt;1990'da iki Almanya'nın birleşmesiyle yaşlı kıtanın ilk kez bütünleşmesi hamlesi başladı. Temmuz 1990'da 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında AB'ye üyelik başvurusunda bulunan Rum Yönetimi, her zamanki gibi Kıbrıs Türklerini yok saydı. 30 bin Türk askerinin bulunduğu Kuzey Kıbrıs'ın, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni Rumların yıktığı, adada iki ayrı devlet ve eşit iki ayrı halk olduğu, Rumların Türkleri temsil edemeyeceği itirazlarına rağmen bu başvuruyu değerlendirmeye alan AB, 1993'te eski Doğu Bloku ülkeleriyle birlikte Rumlara da üyelik perspektifi verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiller'le Gümrük Birliği &lt;br /&gt;1992'deki Maastricht anlaşmasıyla bugünkü halini alan ve 1995'te İsveç, Finlandiya ve Avusturya'nın da katılımıyla üye sayısını 15'e çıkaran AB'yle gümrük birliği anlaşmasının imzalanması ise Çiller hükümetine nasip oldu. &lt;br /&gt;Türkiye'nin sanayi ürünlerine gümrük vergilerini 1971'de kaldırmış olan AB'nin ürünlerinin istilasına uğrayan Türkiye ekonomisi, ilk şoku atlatıp 1997'de toparlanma işaretleri verdi. &lt;br /&gt;Ama bu kez de Aralık 1997'deki Lüksemburg zirvesi, Türkiye'nin en büyük hayal kırıklığına uğradığı zirve oldu. Kanlı biçimde dağılan Yugoslavya Federasyonu'nun cumhuriyetlerinden biri olan Slovenya dahil 10 Doğu Bloku ülkesiyle birlikte Akdeniz'deki silah-uyuşturucu-göçmen kaçakçılığı ve karapara aklama merkezi olan Rum Yönetimi'yle de müzakerelere başlama kararı alan AB, Türkiye'nin adını adaylar arasında anmadı ve yine insan hakları ihlallerinin yanı sıra Yunanistan ve Kıbrıs'ı gerekçe gösterdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kohl-Yılmaz krizi &lt;br /&gt;Türkiye'ye set çeken siyasilerden biri de Almanya'nın Hıristiyan Demokrat Başbakanı Helmut Kohl'dü. Kohl, Türkiye'nin farklı bir kültürden olduğunu söyleyince, dönemin başbakanı Mesut Yılmaz Almanya'yı Doğu Avrupa'da Nazilerin arka bahçe siyasetini gütmekle suçladı. AB'yle insan hakları, Kıbrıs ve Ege konularını görüşmeyeceğini, siyasi ilişkileri askıya alıp gümrük birliği çizgisine çekileceğini açıklayan Yılmaz hükümeti, ertesi yıl adaylara düzenlenen konferansa da katılmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüm noktası deprem &lt;br /&gt;Ardından Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı belgelerle ilişkiler bir nebze yumuşarken, dönüm noktası tüm Türkiye'yi kalbinden vuran ve büyük ekonomik önemi olan Güney Marmara'yı yerle bir eden 17 Ağustos 1999 depremi oldu. Şubat 1999'da Öcalan'ın yakalanmasıyla ağır bir yükten kurtulan Yunanistan, Simitis-Papandreu ikilisinin girişimleriyle, hayırlı bir komşu gibi dayanışma sergiledi. AB ülkeleri de yardımı esirgemedi. Ve Aralık 1999'daki Helsinki zirvesinde Ecevit hükümeti kabul edip etmemekte epey tereddüt ettiği ve sonunda Fin başkentine çağrılıp zorla kucağına verildiği 'nurtopu gibi' bir adaylık statüsü aldı. Tabii Ege sorunlarının 2004 sonuna dek çözülmemesi halinde Lahey Adalet Divanı'na havale edileceği ve Kıbrıs'ın BM'nin çözüm çabaları işe yaramasa bile üyeliğe alınacağı şartıyla... &lt;br /&gt;Sonra, gelsin komisyonun ilerleme raporları, gitsin hükümetin ulusal programları derken, Katılım Ortaklığı Belgesi de kabul edildi, ama hâlâ ortada müzakere tarihi yoktu. Bu arada Türkiye'nin baş hamisi Clinton'ın yerini Bush'un aldığı ABD, 11 Eylül saldırılarıyla vuruldu. Dünyanın yeniden paylaşımı hız kazanıyordu. Kasım 2002 seçiminde 28 Şubat sürecinin rövanşını alan Erdoğan ile ekibi, Bush'la samimi pozlar vermekle kalmayıp Avrupa'yı da tavaf etti, ama Bush'un telefonlarıyla 'taciz ettiği' Aralık 2002'deki Kopenhag zirvesinden 'Aralık 2004 zirvesinde, komisyon raporu ve tavsiyesi temelinde Türkiye'nin Kopenhag Siyasi Kriterleri'ni karşıladığına karar verilirse, müzakereler gecikmeksizin başlar'dan başka bir şey koparamadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mart 2003'te Meclis konuştu &lt;br /&gt;'Terörle savaş' adı altında tüm dünyada terör estiren ABD'nin Irak işgali, AB ile Türkiye'yi daha yakınlaştırdı. AB'nin motoru olan Almanya ile Fransa'nın Ortadoğu, Kafkasya ve Balkanlar'da meydanı ABD'ye bırakmak istemediği, Bush yönetiminin saldırganlığının İslam âlemiyle Batı arasındaki köprüleri yıkma noktasına getirdiği, NATO'nun işlevsiz kalmasıyla Avrupa savunması oluşturulmasının gerektiği bir dönemde, Türkiye yeniden kıymete bindi. Mart 2003'te Türkiye'yi ABD güçlerinin Irak'a atlama tahtası yapmayı reddeden TBMM, hükümetleri halka sormadan Bush'un peşine takılan kimi Avrupa ülkelerinde imrenme yarattı. Almanya'nın Kızıl-Yeşil hükümetinin tam desteği, genişlemeden sorumlu Alman komiser Günter Verheugen'in Erdoğan hükümetiyle samimi ilişkileriyle imajı biraz olsun düzelen Ankara, yine de Müslüman kimliğiyle ilgili önyargıları, fırtınalı geçmişinin karşı tarafta yarattığı güvensizlik hissi ve Kıbrıs engelini aşamadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diplomaside uzun atlama &lt;br /&gt;AB'nin 1 Mayıs 2004'teki tarihi genişlemesine ancak aylar kalmışken Kıbrıs'ta BM planı temelinde çözüm görüşmelerini destekleyen Ankara, Erdoğan'ın Genel Sekreter Annan'a 'Planda uzlaşamadığımız bölümleri siz doldurabilirsiniz' demesiyle dış politikada sırıkla uzun atlama yaptı. Elbette 24 Nisan'da referanduma götürülen planı reddeden taraf Rumlar oldu. Ama AB, Rumları çantada keklik üyelikle ödüllendirmekle kalmayıp, kuzeye yönelik serbest ticaret tüzüğü ile mali yardımların hayata geçirilmesini engellemelerine de ses çıkarmadı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En stratejik ada &lt;br /&gt;AB'nin tanınmasını Kopenhag Siyasi Kriterleri'ne eklenmiş bir şart olarak Türkiye'nin önünde koyduğu Kıbrıs, üç kıtaya birden bakan konumuyla Avrupa-Asya-Kuzey Afrika ticaret koridorunda en stratejik nokta. Ada, yeniden şekillenen dünya düzeninde, AB'ye ticaret ve enerji yollarına açılan bir kapı ve askeri bir ileri karakol vaat ediyor. &lt;br /&gt;Gelgelelim Türk heyeti, Brüksel zirvesinde koşullu tarihten başka her şeyi AB'nin iyi niyetine bırakıp geldi. Oysa yukarıdaki süreç böylesi bir iyi niyete güvenilebileceğinin işaretlerini vermiyor. İşsizler iş, işçiler ve köylüler AB fonlarından yararlanma, gençler serbest dolaşım ve yurtdışında eğitim hayalleri kurarken, eninde sonunda alınması gereken bu hakları AB'nin iki dudağının arasında bırakan ve böylelikle zirve sonuç kararında telaffuz edilmeyen imtiyazlı ortaklığın bir başka türüne razı gelen Türkiye, müzakere sürecinin her aşamasında karşısına çıkacak Rumların veto tehdinini atlatıp da en iyi ihtimalle 10 yıl sonra üyelik aşamasına gelirse, kaderini Fransa, Avusturya gibi ülkelerde düzenlenecek referandumlar belirleyecek. Ve bu arada bir de bakacak ki, artık Kıbrıs yok. Yani tongaya basıp hem AB'den hem Kıbrıs'tan ama en önemlisi gelecek hayallerimizden olmak da var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-2089437055959974629?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/2089437055959974629/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/turkiyenin-45-yillik-ab-macerasi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2089437055959974629'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/2089437055959974629'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/turkiyenin-45-yillik-ab-macerasi.html' title='TÜRKİYE&apos;NİN 45 YILLIK AB MACERASI'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/Shksvad1T2I/AAAAAAAAAAU/NEjl2z70iV4/s72-c/2141128_eu_flags_graphic.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6781824761472133127</id><published>2009-05-19T05:08:00.000-07:00</published><updated>2009-05-24T04:23:38.494-07:00</updated><title type='text'>Türkiye’nin 34 yıllık Eurovision macerası</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuNuJfEUI/AAAAAAAAAA8/onaS3UiWjvo/s1600-h/eurovision.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 288px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuNuJfEUI/AAAAAAAAAA8/onaS3UiWjvo/s320/eurovision.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339349646485426498" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında düzenlenen dünyanın en ünlü ve uzun soluklu şarkı yarışmasında 1975 yılından bu yana ter döküyor. Kimi zaman siyasi yaklaşımların etkili olduğu düşünülerek önemini yitiren, kimi zaman da alınan başarılar nedeniyle merakla beklenen Eurovision, 34 yıldır her Mayıs ayı yaklaştığında Türkiye’nin gündemine girmeyi başarıyor.İlk olarak 1997′de Şebnem Paker&amp;Grup Etnik’in ”Dinle” parçasının üçüncü, ardından 2003′te Sertap Erener’in ”Every Way That I Can” şarkısının birinci olmasının ardından Türkiye, artık her yıl zirveye oynamaya çalışıyor. Ama Erener’den, sonra Kenan Doğulu ile Athena’nın dördüncülüğü dışında henüz bu umut gerçekleşmezken, şimdi de gözler bu yıl Düm Tek Tek şarkısıyla Hadise’ye çevrilmiş durumda… Türkiye, kıyafeti, dansı ve şarkı kliplerini tartıştığı Hadise’den yeni bir birincilik duygusu yaşatmasını bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İKİ KEZ SONUNCULUK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eurovision’la ”yatıp kalkmaya” başlayan Türkiye’nin 34 yıllık başarı ve hüzün hikayesi ise şöyle: Türkiye, Eurovision’da iki kez sonuncu oldu. Bunlardan biri ilk katıldığı 1975 yılında gerçekleşti. Semiha Yankı’nın ”Seninle Bir Dakika” parçası, 19 şarkı arasında sonuncu olarak büyük hüsran yarattı. Ardından, sonraki yıllardaki sanatçıların da yaşadığı gibi şarkıcının saç modelinden elbisesine, politik nedenlerden şarkının seçimine, birçok tartışma yapıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm bunlara rağmen, yıllarca dilden düşmeyen şarkı, 2003 yılında Eurovision Komitesince yapılan bir değerlendirmede ”Eurovision’un gelmiş geçmiş en iyi 20 parçası” arasında yer aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, ikinci olarak 1987′de Seyyal Taner ve Grup Lokomotif’in ”Şarkım Sevgi Üstüne” parçasıyla, 22 ülke arasında sonuncu oldu. O yıl da alınan sonuç nedeniyle büyük üzüntü yaşandı. Bunun yanında, Türkiye, iki defa da sondan bir önceki ülke olarak yarışmadan döndü. 1983′te Çetin Alp ve The Short Waves’ın ”Opera” şarkısı, 20 parça arasından 19′uncu, 1989′da Pan’ın ”Bana Bana” şarkısı, 22 ülkenin parçaları arasında 21′inci sırada kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 KEZ YARIŞMAYA KATILINMADI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, 4 kez de yarışmaya katılmadı. Bu durum ilk olarak, 1975′te alınan üzücü sonucun hemen arkasındaki yıllarda, 1976 ve 1977′de gerçekleşti. Türkiye’nin 1979′daki parçası ”Seviyorum” da yarışmaya katılmazken, 1994 yılında Eurovision’a girilmedi. Bunun yanında Türkiye, yarışmayı uzun yıllar, çift rakamlı sıralarda tamamlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin, 1978 yılındaki yarışmaya Türkiye’nin önemli seslerinden Nilüfer ve Grup Nazar ”Sevince” parçasıyla katıldı. Ancak, şarkı, 20 parçanın arasından 18. olabildi. 1980′de pop star Ajda Pekkan -Pet’r oil- parçasıyla 19 şarkı arasından 15. 1981′de Modern Folk Üçlüsü ve Ayşegül Aldinç ”Dönme Dolap” şarkısıyla 20 parça arasında 18., 1982′de Neco ”Hani” şarkısıyla 19 parça arasında 15. oldu. Şarkılar, Eurovision’dan eli boş dönse de halkın sevdiği ve yıllarca dinlediği parçalar arasında yerini aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eurovision’da 1984 yılından itibaren Türkiye’nin sıralamadaki yeri değişmeye başladı. O yıl, Beş Yıl Önce, On Yıl Sonra ”Halay” parçasıyla 12., 1985′te MFÖ -Didai Didai Dai- ile 14. oldu. Türkiye ilk defa 1986 yılında yarışmadan tek haneli bir sonuçla geri döndü. Klips ve Onlar’ın ”Halley” adlı parçası 20 şarkı arasından 9. oldu. Ancak sonraki yıllar tekrar iki haneli rakamlara dönüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1988′de MFÖ bu kez -Sufi- parçasıyla 15., 1990′da Kayahan -Gözlerinin Hapsindeyim- ile 17., 1991′de İzel, Reyhan Karaca ve Can Uğurluer üçlüsü ”İki Dakika” ile 12., 1992′de Aylin Vatankoş -Yaz Bitti- ile 19., 1993′te Burak Aydos ”Esmer Yarim” ile 21. oldu. Bunun yanında, 1995′te Arzu Ece ”Sev” parçasıyla 16., 1996′de Şebnem Paker Beşinci Mevsim ile 12. sırada yer aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, ilk kez zirveye 1997′de yaklaştı. O yıl Şebnem Paker ve Grup Etnik, yerel ezgilerin de kullanıldığı Dinle parçasıyla 25 şarkı arasından 3.lüğe yükselebildi. Ancak 2003′e kadar yarışmada yine beklenen sonuçlara ulaşılamadı. Buna göre, 1998′de Tüzmen ”Unutamazsın ile 14., 1999′da Tuba Önal ve Grup Mistik ”Dön Artık” ile 16., 2000′de Pınar Ayhan ve The SOS ”Yorgunum Anla” ile 10., 2001′de Sedat Yüce ”Sevgiliye Son” ile 11., 2002′de Buket Bengisu ve Grup Safir ”Leylaklar Soldu Kalbinde” ile 16. sırada kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EUROVISION’DA HADİSE UMUDU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye ilk kez, 2003′te Sertap Erener’in ”Every Way That I Can” parçasıyla zirveye ulaştı. O yıl TRT, radikal bir kararla herhangi bir eleme yapmadan, Sertap Erener’i yarışmaya gönderdi. Sertab Erener de Demir Demirkan’ın sözlerini yazıp bestelediği bu İngilizce parçayı, muhteşem sesi ve sahne şovuyla tamamladı. Bu ödül, Avrupa Birliği için müzakerelerin başlaması yönünde girişimlerde bulunun Türkiye için bir moral kaynağı da oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sertap Erener’den sonra her yıl birincilik için yarışan Türkiye, ünlü sanatçılarla sahne alma yoluna gitti. Bir yıl sonra, 2004′te Athena grubu For Real parçasıyla 24 parça arasından 4. oldu. Ancak, 2005′te Gülseren&amp;Grup Shaman, çok tartışılan şarkıları ”Rimi Rimi Ley” ile 13. sırada, 2006′da Sibel Tüzün Super Star ile 11. sırada yer alabildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, 2007 yılında tekrar ilk 5′in arasına girdi. Kenan Doğulu İngilizce hazırladığı ritmik parçası ”Shake It Up Şekerim” ile 4. sıraya yükseldi. Geçen yıl ise Mor ve Ötesi grubu, şarkıları Deli ile Türkiye’ye 7.’lik getirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yıl da gözler -Düm Tek Tek- parçası ile Hadise’ye çevrildi. Belçika’da düzenlenen ”Pop Idol” yarışmasındaki performansıyla tanınmaya başlayan ve yaptığı albümleriyle dikkatleri üzerine çeken Hadise, daha yarışma yapılmadan gazetelerde çeşitli vesilelerle yer almaya, kıyafeti, dansları ve şarkı klipleriyle şimdiden tartışma konusu olmaya başladı. Bu yıl zorlu rakiplerle de karşılaşacak Hadise, 12 Mayısta yarı finale katılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜNÜNÜ EUROVISION’A BORÇLU ÜNLÜLER&lt;br /&gt;Öte yandan, bugün ünlü olan pek çok sanatçı, bu yarışma sayesinde ün kazandı.&lt;br /&gt;Semiha Yankı, Ayşegül Aldinç, Candan Erçetin, Arzu Ece, Demet Sağıroğlu, İzel, Reyhan Karaca, Şebnem Paker ve Tuba Önal gibi genç isimler, Eurovision Şarkı Yarışması’na katıldıktan sonra Türkiye’de de ünlendiler.&lt;br /&gt;Türkiye finallerinde ise Sezen Aksu, Nükhet Duru, İlhan İrem, Füsun Önal ve Fatih Erkoç gibi pek çok sanatçı şansını denerken, Sertab Erener, Aşkın Nur Yengi, Harun Kolçak, Burcu Güneş ve Işın Karaca ve daha pek çok ünlü isim ilk sahne deneyimlerini bu yarışmada yaşadılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KİMLER KATILDI&lt;br /&gt;- 1975 - Semiha Yankı - ‘Seninle Bir Dakika’&lt;br /&gt;- 1978 - Nilüfer ve Grup Nazar - ‘Sevince’&lt;br /&gt;- 1980 - Ajda Pekkan - ‘Petrol’&lt;br /&gt;- 1981 - Modern Folk Üçlüsü ve Ayşegül Aldinç - ‘Dönme Dolap’&lt;br /&gt;- 1982 - Neco - ‘Hani’&lt;br /&gt;- 1983 - Çetin Alp - ‘Opera’&lt;br /&gt;- 1984 - Beş Yıl Önce On Yıl Sonra - ‘Halay’&lt;br /&gt;- 1985 - MFÖ - ‘Aşık Oldum’&lt;br /&gt;- 1986 - Klips ve Onlar - ‘Halley’&lt;br /&gt;- 1987 - Seyyal Taner ve Lokomotif - ‘Şarkım Sevgi Üstüne’&lt;br /&gt;- 1988 - MFÖ - ‘Sufi’&lt;br /&gt;- 1989 - Grup Pan - ‘Bana Bana’&lt;br /&gt;- 1990 - Kayahan - ‘Gözlerinin Hapsindeyim’&lt;br /&gt;- 1991 - İzel Çeliköz, Reyhan Soykarcı, Can Uğurluer - ‘İki Dakika’&lt;br /&gt;- 1992 - Aylin Vatankoş - ‘Yaz Bitti’&lt;br /&gt;- 1993 - Burak Aydos ‘Esmer Yarim’&lt;br /&gt;- 1995 - Arzu Ece - ‘Sev’&lt;br /&gt;- 1996 - Şebnem Paker - ‘Beşinci Mevsim’&lt;br /&gt;- 1997 - Şebnem Paker - ‘Dinle’&lt;br /&gt;- 1998 - Tüzmen - ‘Unutamazsın’&lt;br /&gt;- 1999 - Tuğba Önal ve Grup Mistik - ‘Dön Artık’&lt;br /&gt;- 2000 - Pınar Ayhan ve Grup SOS - ‘Yorgunum Anla’&lt;br /&gt;- 2001 - Sedat Yüce - ‘Sevgiliye Son’&lt;br /&gt;- 2002 - Grup Safir ve Buket Bengisu - ‘Leylaklar Soldu Kalbimde’&lt;br /&gt;- 2003 - Sertab Erener - ‘Everyway That I Can’2004′te Athena grubu For Real parçasıyla 24 parça arasından 4. oldu. Ancak, 2005′te Gülseren&amp;Grup Shaman, çok tartışılan şarkıları ”Rimi Rimi Ley” ile 13. sırada, 2006′da Sibel Tüzün Super Star ile 11. sırada yer alabildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye, 2007 yılında tekrar ilk 5′in arasına girdi. Kenan Doğulu İngilizce hazırladığı ritmik parçası ”Shake It Up Şekerim” ile 4. sıraya yükseldi. Geçen yıl ise Mor ve Ötesi grubu, şarkıları Deli ile Türkiye’ye 7.’lik getirdi&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6781824761472133127?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6781824761472133127/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/turkiyenin-34-yllk-eurovision-maceras.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6781824761472133127'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6781824761472133127'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/turkiyenin-34-yllk-eurovision-maceras.html' title='Türkiye’nin 34 yıllık Eurovision macerası'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkuNuJfEUI/AAAAAAAAAA8/onaS3UiWjvo/s72-c/eurovision.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-6334202724769424029</id><published>2009-05-17T07:12:00.001-07:00</published><updated>2009-05-24T04:30:00.857-07:00</updated><title type='text'>Norveç'in sürpriz birinciliği</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkvrUIX33I/AAAAAAAAABk/Mi6WSjVK61o/s1600-h/alexanderrybak104_v-gallery.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339351254409142130" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkvrUIX33I/AAAAAAAAABk/Mi6WSjVK61o/s320/alexanderrybak104_v-gallery.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Norveç finalde 1. olarak herkesi şaşırttı&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-6334202724769424029?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/6334202724769424029/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/norvecin-surpriz-birinciligi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6334202724769424029'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/6334202724769424029'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/norvecin-surpriz-birinciligi.html' title='Norveç&apos;in sürpriz birinciliği'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkvrUIX33I/AAAAAAAAABk/Mi6WSjVK61o/s72-c/alexanderrybak104_v-gallery.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-7831966290029901791</id><published>2009-05-17T07:09:00.000-07:00</published><updated>2009-05-24T04:27:30.126-07:00</updated><title type='text'>Azerbaycan</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkvHeH0JNI/AAAAAAAAABU/IZe0xmaXNvg/s1600-h/4175_1148529309031_1101532106_30442050_821037_n.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339350638615864530" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 213px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkvHeH0JNI/AAAAAAAAABU/IZe0xmaXNvg/s320/4175_1148529309031_1101532106_30442050_821037_n.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kardeş ülke olan Azerbaycan eurovision yarışması finalinde 3. oldu ve Aysel&amp;amp;Arash ın söylediği şarkı "Always" seyircilerden tam not aldı&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-7831966290029901791?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/7831966290029901791/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/azerbaycan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7831966290029901791'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/7831966290029901791'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/azerbaycan.html' title='Azerbaycan'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkvHeH0JNI/AAAAAAAAABU/IZe0xmaXNvg/s72-c/4175_1148529309031_1101532106_30442050_821037_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-8242744229200433472</id><published>2009-05-17T02:37:00.000-07:00</published><updated>2009-05-24T04:32:42.431-07:00</updated><title type='text'>EUROVISION FİNALİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkwNlTRM_I/AAAAAAAAABs/8itq9ryi4fo/s1600-h/l_9323f60e33d243aab22e81b3a6050e38.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339351843133797362" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 240px" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkwNlTRM_I/AAAAAAAAABs/8itq9ryi4fo/s320/l_9323f60e33d243aab22e81b3a6050e38.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Moskova'da Eurovision final gecesi… Yarışma bitti! Norveç birinci oldu Türkiye 4&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moskova'daki 54. Eurovision Şarkı Yarışması'nda Türkiye ile birlikte toplam 25 ülke yarıştı. Finalistler arasında Azerbaycan'la Ermenistan da vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'yi temsil edecek Hadise'ye büyük şans tanınıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Azerbaycan, Hırvatistan, Ukrayna, Litvanya, Arnavutluk, Moldova, Danimarka, Estonya, Norveç ve Yunanistan temsilcileri, Türkiye'nin de aralarında olduğu ilk 10 finalist ve yarışmaya doğrudan katılacak 5 ülkeyle finalde yarıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eurovision finalinde yarışan diğer 15 ülke şöyle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğrudan katılan ülkeler: Rusya, Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk yarı finali geçenler: Türkiye, İsveç, İsrail, Portekiz, Malta, Finlandiya, Bosna-Hersek, Romanya, Ermenistan, İzlanda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarışmada tele oylamanın yanında, jüri oylaması da kullanılacak. Yarışmayı, şarkıcı Alsou ve televizyon yıldızı Andrey Malahov sundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk sırada Litvanya adına yarışan Sasha Son, Love adlı parçasıyla sahne aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18. sırada ise Türkiye adına yarışan Hadise, Düm Tek Tek adlı parçasıyla sahne aldı. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="fullpost"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HADİSE FİNAL ÖNCESİ TEDİRGİNDİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MOSKOVA’DAKİ Eurovision Şarkı Yarışması'nın finaline saatler kala, basına kapalı yapılan son provasına gelişinde kısa açıklama yapan Hadise, elinden geleni yaptığını, Türkiye'yi çok iyi temsil ettiği söyledi. Hadise, son dönemde karşılaştığı teknik aksaklıkların hatırlatılması üzerine “Artık bir aksaklık olmaz. Şimdi olursa kafayı yerim, hastaneye yatarım galiba” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Moskova'da 22 bin izleyici ile Eurovision tarihinde rekor kırılmasının amaçlandığı 54'üncü Eurovision Şarkı Yarışması'nın finaline saatler kala heyecan giderek arttı. Yarışmanın gerçekleştirileceği Olimpiksi Arena'da da hareketlilik başladı. Yarışmanın başlamasına saatler kala son prova için arenaya gelen Hadise “Birkaç saat kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyiyiz şu an. Biraz heyecanlıyım ama akşama daha heyecanlı olacağıma inanıyorum. Ben elimden geleni yaptım. İnanıyorum ki Türkiye’yi çok güzel bir şekilde temsil ediyorum bu akşam. İnşallah herkes beni gururla izler. İnşallah herkesten oy gelir” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25 ülkenin adaylarının sahne performanslarının sona ermesinin ardından 15 dakikalık oylamanın başlatılacağı anlarda gözler sahnedeki dev ekrana çevrildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;54. Eurovision Şarkı Yarışması'nda ülkeler performanslarını sergiledi. Oylama sona erdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eurovision'da kural bozulmadı. Kuzey ülkeleri yine puanlarını komşularına dağıttı. Türkiye'ye bu ülkelerden sürpriz oy gelmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıl 12 puanı Ermenistan'a veren Türkiye ise bu yıl gardaşa döndü... 12 puan bu kez Azerbaycan'a gitti...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTE TÜRKİYE'NİN VERDİĞİ OYLAR;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5 PUAN.............ROMANYA&lt;br /&gt;6 PUAN.............ERMENİSTAN&lt;br /&gt;7 PUAN.............MOLDOVA&lt;br /&gt;8 PUAN.............BOSNA HERSEK&lt;br /&gt;10 PUAN............ARNAVUTLUK&lt;br /&gt;12 PUAN............AZERBAYCAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;OY VERDİĞİMİZ ÜLKELER BİZE OY VERDİ Mİ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye dağıttığı oyları Hadise ile geri topladı... Oy verdiğimiz ülkeler bizi şaşırtmadı... Biri dışında... 7 puan verdiğimiz Moldova'dan oy çıkmadı. İşte onlardan gelen puanlar;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ROMANYA..............6 PUAN&lt;br /&gt;ERMENİSTAN...........4 PUAN&lt;br /&gt;MOLDOVA..............0 PUAN&lt;br /&gt;BOSNA HERSEK.........7 PUAN&lt;br /&gt;ARNAVUTLUK...........10 PUAN&lt;br /&gt;AZERBAYCAN...........12 PUAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSPANYA'NIN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye: 2 puan&lt;br /&gt;Norveç: 12 puan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELÇİKA'NIN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye: 12 puan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BELARUS'UN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Norveç: 12 puan&lt;br /&gt;Türkiye'ye oy yok&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MALTA'NIN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye: 5&lt;br /&gt;İzlanda: 12&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ALMANYA'NIN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye: 10 puan&lt;br /&gt;Norveç: 12 puan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÇEK CUMHURİYETİ'NİN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye: 1 puan&lt;br /&gt;Ermenistan: 12 puan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSVEÇ'İN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye: 6 puan&lt;br /&gt;Norveç: 12 puan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İZLANDA'NIN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye: Puan yok&lt;br /&gt;Norveç: 12 puan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FRANSA'NIN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye: 12 puan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSRAİL'İN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE: 3 PUAN&lt;br /&gt;NORVEÇ: 12 PUAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RUSYA'NIN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NORVEÇ: 12 PUAN&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE PUAN GELMEDİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LETONYA'NIN OYLARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NORVEÇ: 12 PUAN&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE PUAN GELMEDİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KARADAĞ'IN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE 3 PUAN&lt;br /&gt;12 PUAN: BOSNA HERSEK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ANDORA'NIN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE PUAN GELMEDİ&lt;br /&gt;12 PUAN İSPANYA'YA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FİNLANDİYA'NIN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE 5 PUAN&lt;br /&gt;12 PUAN: ESTONYA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSVİÇRE'NİN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE 12 PUAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BULGARİSTAN'IN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE 10 PUAN&lt;br /&gt;12 PUAN: YUNANİSTAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;LİTVANYA'NIN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE PUAN GELMEDİ&lt;br /&gt;12 PUAN NORVEÇ'E&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İNGİLTERE'NİN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 PUAN TÜRKİYE'YE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MAKEDONYA'NIN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE 12 PUAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SLOVAKYA'NIN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE PUAN GELMEDİ&lt;br /&gt;12 PUAN ESTONYA'NIN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YUNANİSTAN'IN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE 3 PUAN&lt;br /&gt;12 PUAN: İNGİLTERE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BOSNA HERSEK'İN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE 7 PUAN&lt;br /&gt;12 PUAN: HIRVATİSTAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UKRAYNA'NIN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE PUAN GELMEDİ&lt;br /&gt;12 PUAN NORVEÇ'İN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'NİN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12 PUAN: AZERBAYCAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ARNAVUTLUK'UN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE 10 PUAN&lt;br /&gt;12 PUAN: YUNANİSTAN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SIRBİSTAN'IN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE PUAN GELMEDİ&lt;br /&gt;12 PUAN BOSNA HERSEK'E&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KIBRIS RUM KESİMİ:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE PUAN GELMEDİ&lt;br /&gt;12 PUAN YUNANİSTAN'A&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;POLONYA'NIN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE PUAN GELMEDİ&lt;br /&gt;12 PUAN NORVEÇ'E&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HOLLANDA'NIN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE 8 PUAN&lt;br /&gt;12 PUAN: NORVEÇ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ESTONYA'NIN OYLARI:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TÜRKİYE'YE PUAN GELMEDİ&lt;br /&gt;12 PUAN NORVEÇ'İN&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-8242744229200433472?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/8242744229200433472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/eurovision-finali.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/8242744229200433472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/8242744229200433472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/eurovision-finali.html' title='EUROVISION FİNALİ'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkwNlTRM_I/AAAAAAAAABs/8itq9ryi4fo/s72-c/l_9323f60e33d243aab22e81b3a6050e38.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-3091587299996386885</id><published>2009-05-16T02:05:00.000-07:00</published><updated>2009-05-16T02:12:32.260-07:00</updated><title type='text'>EUROVISION</title><content type='html'>Arkadaşlar bugün eurovision şarkı yarışması finali var . Ve bunun için HADİSE ye destek vermenizi istiyorum. Umarım destek olursunuz&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-3091587299996386885?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/3091587299996386885/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/arkadaslar-bugun-eurovision-sark.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/3091587299996386885'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/3091587299996386885'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/arkadaslar-bugun-eurovision-sark.html' title='EUROVISION'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8782959713265642756.post-5651141529318008154</id><published>2009-05-13T07:19:00.000-07:00</published><updated>2009-05-24T04:28:23.357-07:00</updated><title type='text'>Eurovision</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkvU292dWI/AAAAAAAAABc/SjhqocHdmYA/s1600-h/4175_1148537869245_1101532106_30442082_4093267_n.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5339350868623258978" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; HEIGHT: 213px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkvU292dWI/AAAAAAAAABc/SjhqocHdmYA/s320/4175_1148537869245_1101532106_30442082_4093267_n.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;FİNALDEYİZ… OY VEREN VERMEYEN HERKESE TEŞEKKÜRLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTE İLK FİNALİSTLER:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkey&lt;br /&gt;Sweden&lt;br /&gt;Israel&lt;br /&gt;Portugal&lt;br /&gt;Malta&lt;br /&gt;Finland&lt;br /&gt;Bosnia and Herzegovina&lt;br /&gt;Romania&lt;br /&gt;Armenia&lt;br /&gt;Iceland&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8782959713265642756-5651141529318008154?l=turkiyeninmaceralari.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/feeds/5651141529318008154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/eurovision.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5651141529318008154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8782959713265642756/posts/default/5651141529318008154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://turkiyeninmaceralari.blogspot.com/2009/05/eurovision.html' title='Eurovision'/><author><name>Mehmet Ergün AZİZOĞLU</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00562511610949829188</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-VYgvQ7M318/ShkvU292dWI/AAAAAAAAABc/SjhqocHdmYA/s72-c/4175_1148537869245_1101532106_30442082_4093267_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
